Milyonda 1 bile olsa GDO’lu sayılacak

Milyonda 1 bile olsa GDO’lu sayılacak

0
PAYLAŞ

Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Koruma ve Kontrol Genel Müdür Yardımcısı Ahmet Arslan, ”26 Ekim’den önce kontrol belgesi verilen ürünler, AB’nin öngördüğü belgeler sunulmak şartıyla, yönetmelik çerçevesinde etiket ve diğer kurallara uyulmak kaydıyla ithal edilebilecek” dedi.

Arslan, kamuoyunda çok tartışılan, Bakanlığın 26 Ekim’de çıkarttığı GDO’lu ürünlerle ilgili yönetmelikte bugün yapılan değişiklik ve yönetmeliğin uygulanması esasları ile ilgili TRT ve Anadolu Ajansı’na açıklamada bulundu.
Türkiye’ye kesinlikle GDO’lu tohum ithal edilmediğini ve ithalatına da gerek olmadığını vurgulayan Arslan, ”bundan sonra Türkiye’de tescil edilen komitenin uygun bulduğu ürünler kamuoyunun bilgisine sunulduktan sonra bakanlık izni ile ithal edilebilecek. Ancak bu konuda karar siyasi iradenindir” dedi.

BAZI ÜRÜNLERDE GDO TESPİT ETTİK

Ahmet Arslan, şimdiye kadar yapılan denetimlerde, bazı mısır, mısırözü, kanola, soya, yem katkı maddesi ve pirinç örneklerinde GDO tespit ettiklerini ve bu ürünlerin ithalatına izin verilmediğini bildirdi.

Yönetmeliğin çıkarılmasının ardından yapılan tartışmaları dikkate alarak, bunları değerlendirmek üzere 13 Kasım’da ilgili sivil toplum örgütleri (STÖ) ve bilim adamlarının katılımı ile bir toplantı düzenlediklerini belirten Arslan, değerlendirmeler sonucunda kamuoyunun ve STÖ’lerin hassasiyetlerini gidermek, sektörün yaşadığı bazı sorunları çözmek için yönetmelikte değişiklik yapıldığını söyledi.

AB’nin, genetik bulaşmaları dikkate alarak, yüzde 0,9’a GDO’lu ürünü “klasik ürün” kabul ettiğini, yönetmelik hazırlanırken de bu oranın dikkate alındığını anlatan Arslan, ancak kamuoyundan gelen tepkiler ve hassasiyetler üzerine, değerlendirmede yüzde 0,9’luk bu oranı kaldırdıklarını belirterek, “GDO oranını sıfır düzeyine çektik. Yani bir ürünün GDO’lu sayılabilmesi için orana bakılmayacak. Milyonda 1 düzeyinde olsa bile GDO’lu sayılacak. Artık bir üründe (GDO var) veya (GDO yok) sınıflandırması yapılacak” diye konuştu.

KAMUOYUNUN HASSASİYETİ NEDENİYLE YÖNETMELİK ÇIKARILDI

Yönetmelikte, AB mevzuatı, Cartegena Biyogüvenlik kuralları yanında, Türkiye’nin hassasiyetleri dikkate alınarak, insan, çevre, bitki sağlığı, biyoçeşitliliği koruyacak hükümlerin de yer aldığını kaydeden Aslan, yönetmeliğin kesinlikle GDO’lu tohum ithalatını kapsamadığını, GDO’lu tohum ithalatına izin verilmediğini belirtirken, şöyle konuştu:

“Türkiye’de GDO’lu tohum ithalatına gerek yok, izin de verilmiyor. Çünkü; mısırda sap kurdu ve koçan kurduna dayanıklı çeşitlerin geliştirilmesi için genetik müdahale ediliyor. Türkiye’de ise normal ıslah yöntemleri ile bu zararlılara dayanıklı 7 çeşit geliştirildi. GDO’lu mısır tohumuna ihtiyaç yok. Ayrıca, parazitoidler ile doğal kontrol yöntemi de uygulanıyor.
Pamuk, soya ve kolzada da yabancı otlara karşı dayanıklılık için genetik müdahale yapılıyor. Türkiye’deki çeşitler açısından böyle bir sorun bulunmuyor. Yönetmelikte tohumların ithalatı yasaklanmıştır, konu dışındadır.”

KURUL OLUŞTURULDU, BAŞVURU BEKLİYORUZ

Türkiye’de tescil edilmemiş GDO’lu ürünlerin ithalatına kesinlikle izin verilmeyeceğini vurgulayan Arslan, halen Türkiye’de tescil edilmiş GDO bulunmadığını, ancak, buna ilişkin değerlendirme kurulunun yönetmelikle oluşturulduğunu, kurulda görev alacak değişik üniversitelerden 91 bilimadamı ve uzman belirlendiğini belirterek, şöyle devam etti:

“Kurul oluşturuldu, başvuru bekliyoruz. Başvuru halinde, konuya göre, bu 91 kişi arasından 11 kişilik komite oluşturulacak. Bunun sekretaryasını Tarımsal Araştırmalar Genel Müdürlüğü (TAGEM) yapacak. Bu komite, başvuruyu inceleyecek. İnsan, bitki, hayvan sağlığı, biyolojik çeşitlilik, tüketici grupları açısından riskleri değerlendirecek. Bir karara varacak. Uygun bulmazsa ret edecek, uygun bulursa kabul edecek. Bu karar, bakanlığımız tarafından gerek internet, gerek diğer yollarla kamuoyuna duyurulacak. Gelecek değerlendirmelere göre, bakanlık makamının takdirleri ile ithalata izin verilecek veya verilmeyecek. Bu konuda inisiyatif siyasi iradede bulunuyor, kamuoyunun tepkisi bu aşamada önemli. Sonunda bakanlığın takdiri.

İthaline izin verilen ürün, yönetmelikteki etiketleme ve diğer kontrol-denetim mekanizmalarına uygun olarak ithal edilip piyasaya sunulabilecek. Tüketicinin tercihine göre bu ürünleri kullanabilir.”

MISIR,SOYA,KONOLA VE PİRİNÇTE TESPİT ETTİK

Halen, Ankara ve Adana il kontrol laboratuvarları, Bursa Gıda laboratuvarı TUBİTAK MAM ve Ankara Referans laboratuvarlarının GDO analizi yapabildiğini belirten Arslan, İstanbul ve İzmir’deki laboratuvarların da yakında devreye gireceğini bildirdi.

Mısır, soya, pamuk, kolza, papaya ve bileşiğinde bu ürünler bulunan ürünleri yüzde 100 kontrol esasına göre denetlediklerini, özellikle Çin’den gelen domates sosu, şeker pancarı melası, melas şurubu, çeltik patates içirikli ürünlerde ise yüzde 40 risk esasına göre denetim yaptıklarını anlatan Ahmet Arslan, şimdiye kadar yapılan denetimlerde, bazı mısır, mısırözü, kanola, soya, yem katkı maddesi ve pirinç örneklerinde GDO tespit ettiklerini ve bu ürünlerin ithalatına izin verilmediğini açıkladı.

İthalatta analizlerin devam ettiğini ve bir sorun yaşanmadığını vurgulayan Ahmet Arslan, şöyle konuştu:
“Söz gelimi bir firma x geni ile ilgili ithalat izni istiyor. KKGM’ye başvuracak ve yönetmelikte istediğimiz bilgileri dosya olarak sunacak. Bu dosya TAGEM’in sekretaryasını yaptığı komiteye verilecek. 11 kişilik komite bu ürünle ilgili insan, bitki, çevre sağlığı ve biyo çeşitliliğin korunması açısından riskleri değerlendirecek bir karar oluşturacak. Risk olması halinde bu ret edilecek. Komitenin hazırladığı bilgiler bakanlık tarafından kamuoyuna sunulacak. Bakanlık bu değerlendirmeye istinaden, bakanlık makamının takdirleri ile ithalata izin verecek veya ret edecek. İthalata izin verilirse, yönetmeliğin 11. maddesi çerçevesinde ithalat yapılacak ve piyasa denetimi, kontroller yapılacak, etiket kurallarına uyulacak. ”

YÖNETMELİKTE DEĞİŞİKLİK

Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, 26 Ekim 2009 tarihinden önce kontrol belgesi alınmış ürünlerin ithalatında, bu ürünlerin AB kriterlerine uygun olması koşuluyla, izin, başvuru ve ithalat konusundaki hükümlerin uygulama tarihini 1 Mart 2010 tarihine uzattı. Ürünlerin etiketlerinde, GDO’suz olduğu yazılabilecek.

Böylece, yönetmeliğin çıkarılmasından önce kontrol belgesi almış ithalatçılara 1 Mart 2010 tarihine kadar süre tanınmış oldu.
Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, 26 Ekim’de çıkardığı ”Gıda ve Yem Amaçlı Genetik Yapısı Değiştirilmiş Organizmalar ve Ürünlerinin İthalatı, İşlenmesi, İhracatı, Kontrol ve Denetimine Dair Yönetmelik”te, uygulamadan kaynaklanan sorunlar ve kamuoyundan gelen tepkiler üzerine, 25 gün sonra önemli değişiklikler yaptı.
Bakanlığın, değişikliklere ilişkin yönetmeliği, Resmi Gazete’de yayımlanarak 26 Ekim 2009’dan geçerli olmak üzere yürürlüğe girdi.

Değişikliğe göre, ilk yönetmelikteki ”Gıda veya yem, GDO’lardan biri ya da birkaçını toplamda en az yüzde 0,9 oranında içeriyor ise, GDO’lu olarak kabul edilir. Gıda veya yemin yüzde 0,5 ten fazla izin verilmeyen GDO içermesi halinde ithalatına, işlenmesine, nakline, dağıtımına ve satışına izin verilmez. GDO’suz ürünlerin etiketinde ürünün GDO’suz olduğuna dair ifadeler bulunamaz” hükümleri yönetmelikten çıkarıldı.

Buna göre, gıda veya yem, GDO’lardan biri ya da birkaçını içerirse orana bakılmadan GDO’lu olarak kabul edilecek. Gıda veya yem ”izin verilmeyen GDO içermesi halinde” ithalatına, işlenmesine, nakline, dağıtımına ve satışına izin verilmeyecek.

GDO’suz ürünlerin etiketinde istenirse ve ürünün GDO’suz olduğu ispatlanırsa GDO’suz olduğu yazılabilecek.
Yönetmelik değişikliğiyle, ithalatçı firmadan, GDO ve ürünlerinin üretildiği veya yüklendiği ülke yetkilileri tarafından düzenlenmiş ürünün miktarı ve aktarılan geni belirten belge veya uluslararası akredite bir laboratuvardan alınmış analiz raporu istenmesi de hükme bağlandı.

Yönetmelik hükümlerine göre izin verilen GDO’lu gıdaların, Türk Gıda Kodeksi Yönetmeliğinde yer alan gerekliliklere ilave olarak belirtilen hususlar çerçevesinde etiketlenmesi zorunlu tutulacak. Yem veya yemlik madde olarak kullanımına izin verilen GDO’lu yemler de yem mevzuatında yer alan etiket gerekliliklerine ilave olarak yönetmelikte belirtilen şekilde etiketlenecek.

SÜRE UZATILDI

Yönetmelikle, 26 Ekim 2009 tarihinden önce kontrol belgesi alınmış ürünlerin ithalatında, bu ürünlerin AB’nin kabul ettiği kriterlere uygun olması koşuluyla ”izin koşulları, başvuru, ithalat”a ilişkin hükümlerinin 1 Mart 2010 tarihinden itibaren uygulanacağı hükme bağlandı.

Bakanlık tarafından GDO ile ilgili bilimsel ve teknik verileri araştıracak, yorumlayacak ve görüş oluşturacak, görev süreleri iki yıl olan uzmanlar listesinin oluşturulmasına ilişkin düzenlemede de değişikliğe gidildi. Uzmanlar listesinin üniversiteler, TÜBİTAK ve araştırma kuruluşlarında görevli konu ile ilgili uzman veya öğretim üyelerinden oluşturulacağı hükme bağlandı. Daha önce, bu listede TAGEM, TÜGEM ve KKGM birimlerinden temsilciler de yer alıyordu.

Değişiklikle, GDO’lu gıda ve yemlerin ”transit geçişlerini” yasaklayan madde yönetmelikten çıkarıldı.

YEM SEKTÖRÜNÜN SORUNU KISMEN ÇÖZÜLDÜ

Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’nın kamuoyundan gelen tepkiler üzerine yaptığı değişiklik, yem sanayicilerinin sorunlarını “kısmen” çözdü.

AA muhabirinin sektör temsilcilerinden edindiği bilgiye göre, değişiklik sadece kontrol belgesine tabi ürünleri kapsadığı için, kontrol belgesine tabi olmayan ve yem sanayiinde kullanılan ürünlerin ithalatındaki sorun devam ediyor.

Verilen bilgiye göre, yönetmelikte bugün yapılan değişiklik uyarınca, 26 Ekim’den önce kontrol belgesi alınmış tane arpa, buğday, mısır, soya gibi ürünler, AB kriterlerine uygun olduğuna dair belge sunulması ve etiketleme ile ilgili hükümlere uyulması şartıyla ithal edilecek.

Ancak, kontrol belgesine tabi olmadığı için, ithal edilen ve halen limanlarda bekleyen soya küspesi ve kepekler gibi ürünler AB normlarına uygun olsa bile ithal edilemeyecek.

Sektör temsilcileri, bunun çok çelişkili bir uygulama olduğuna dikkati çekerken, yem sektörüne yılda 1 milyon ton tane soya, 600 bin ton soya küspesi ithal edildiğini vurguladılar.

GDO’lu ürünlerden elde edilen küspelerin GDO’lu sayılıp sayılmadığı konusunda bilim dünyasında tartışmalar sürüyor.

BİR CEVAP BIRAK