Mona Sahlin’in gidişi

İsveç Sosyal Demokrat Partisi( S) Genel Başkanı Mona Sahlin, 19 Eylül’de yapılan genel seçimde partisinin yüzde dört oranında oy kaybederek 18 milletvekili yitirmesi üzerine istifa görevinden istifa etti. Sahin, partinin hiçbir organlarında görev almayacağını, milletvekilliğini de bırakacağını söyledi.

53 yaşındaki Mona Sahlin, parti içinde 13 yaşından itibaren yer almaya başladı. Sosyal Demokrat Parti Gençlik Kollarıı Genel Başkanlığına getirildiğinde henüz 19 yaşındaydı. Olof Palme’ye danışmanlık yaptı, İngvar Karlsson ve Göran Persson hükümetlerinde bakanlık görevlerinde bulundu.1982 yılında, 25 yaşındayken milletvekili oldu. 1994 yılında parti genel sekreterliğine, daha sonra da İgvar Karlsson Hükümetinde başbakan yardımcılığına getirildi.

İngvar Karlsson’un, 2 dönem görev yaptıktan sonra parti liderliğüinden ayrılma kararı alması üzerine gözler en yakın ve güçlü aday Mona Sahlin’e yöneldi. Ancak, ortada ciddi bir sorun vardı. Sahlin, 1995 yılında, başında bulunduğu bakanlığa ait kredi kartıyla, bir alış veriş merkezinden 200 Kron (yaklaşık 40 TL) değerinde Toblerone marka bir çıkolata satın almıştı. Harcama, alış veriş merkezinin kayıtlarından belgelenmişti. Bir anlık çikoılata yeme isteği, Mona Sahlin’in. Sosyal Demokrat Parti liderliğine gelme şansını yitirmesine neden oldu. Bununla da kalmadı, gelen eleştiriler üzerine milletvekilliğinden de istifa etmek zorunda kaldı. O günden sonra adı ”tobleroneci Bakan” a çıktı… Parti genel kurulunda, genel başkanlığa Mona Sahlin yerine Göran Persson seçildi. Persson, daha sonra Başbakan oldu.

2000’li yıllarda, ”toblerone skandalı” nedeniyle Mona Sahlin adı adeta unutuldu. Parti içinde, onun yerin, daha genç bir kadın politikacı olan Anna Lindh’in yıldızı parlamaya başladı. Anna Lindh de, Mona Sahlin gibi parti okulundan yetişmişti. Lindh, Göran Persson Hükümetinde Dışişleri Bakanlığı görevini sürdürürken, 2003 yılında, tıpkı Olof Palme gibi, cadde ortasında uğradığı saldıırı sonucunda öldürüldü.

17 Eylül 2006’ da yapılan genel seçimlerde Sosyal Demokrat Parti’nin oy kaybetmesi üzerine, Göran Persson, parti geleneğine uyarak liderliği bırakakacağını bildirdi.”Toblerone skandalı” unutulmaya başlanmıştı. Şans, Mona Sahlin’e yeniden güldü. 17 Mart 2007’de yapılan genel kurulda aday oldu.

120 yıllık Sosyal Demokrasi Partisi tarihinde, ilk kez bir kadın olarak genel başkanlık görevine getirildi.

Sahlin, genel başkan seçildikten sonra, milletvekili ve bakanlık yıllarda olduğu gibi, Müslümanlara, Kürtlere ve Süryanilere karşı yakın bir duruş sergiledi. Parti içi etkin olan, Kürt yazar Mahmut Baksi’ nin yeğeni Nalin( Baksi) Pekgül’den büyük destek gördü. Uyum Bakanlığı görevindeyken, İsveç’te, töre cinayetine kurban giden Türkiye’li Kürt kızı Fahime Şahindal’ı kendisine çalışma arkadaşı olarak seçti. Fadime’nin, babası tarafından öldürülemsi üzerine, Mona Sahlin, duygularını, “Bugün çok ağladım ve oldukça üzgünüm! Fadime Şahindal’dan daha güzel, daha güçlü bir insanla hayatımda hiç karşılaşmadım.” diyerek dile getirdi. Halen Sosyal Demokrat Partinin Genel Sekreterlik görevini sürdüren İbrahim Baylan, daha önce milli eğitim bakanlığı görevinde de bulunmuş,Türkiye kökenli bir Süryani’dir.

Mona Sahlin’in, Kürtlere ve Süryanilere yakın davranması, İsveçte yaşayan ve sayıları 100 bine yaklaşan Türklerin tepkisine neden oldu. Geçtiğimiz yıl, 11 Mart’ta İsveç Parlamentosunda oylanan ”1915 olaylarına ilişkin Ermeni savlarını içeren tasarı”, Mona Sahlin ve sosyal demokratların desteğiyle kabul edildi. Daha önceki seçimlerde Sosyal demokrat partiye oy veren Türkler, Partiden ve Mona Sahlin’den uzaklaşarak diğer partilere yöneldiler. Sahlin’in Müslümanlara yakın duruşu, çarşafa ve türbana destek vermesi de yabancıları ve Müslümanları sevmeyen İsveçlileri partiden uzaklaştırdı.

19 Eylül 2010’da,yapılan seçimlerde, sosyal demokratlar 18 milletvekili yitirdii. Parti, seçimiı, en yakın izleyicisi sağcı Moderat Parti’den(M) yarım puan önde tamamlamasına olmasına karşın başarısız sayıldı. Çünkü, 2006 seçimiyle kıyaslandığında, oylarında yüzde 4 oranında düşme kaydedilmişti.Yüzde 4 kayıp, 115 bin oy ve

18 milletvekili demekti. İsveç, sol veya sağ koalisyonla yönetilen bir ülke olduğundan, Sosyal Demokrat Parti ve sol blok, parlametoda hükümeti kuracak yeterli çoğunluğu sağlayamadı.

Seçim yenilgisinden sonra, önceki genel başkanlar İngvar Karlson ve Göran Persson gibi, Mona Sahlin’ in de gitme zamanı gelmişti. Parti örgütü, 2 aylık bir incelemin sonunda Mona Sahlin’in istifasını istedi. Sahlin, parti geleneklerine uyarak istifasını verdi; bundan sonra partinin hiçbir yönetim organında görev almayacağını, milletvekilliğinden de ayrılacağını bildirdi…

Başbakan olamadan dramatik bir yol kazasıyla ayrılmak zorunda kalan Mona Sahlin, güzel bir kadındı…Anadolu’da, ‘’ Kadının yüz güzelliği önemli değil; kaderi güzel olsun!..’’ derler…

Mona Sahlin’in politik yaşamdaki’kaderi’’ hiç de güzel sonuçlanmadı…

_________________

* alinergis@yahoo.se

———————————————————————

*Bu yazı, Cumhuriyet Gazetesi’nde de yayımlandı

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.