Muhalefet referandum sonuçlarına neden itiraz ediyor?

Muhalefet referandum sonuçlarına neden itiraz ediyor?

0
PAYLAŞ
Türkiye’de Pazar günü yapılan anayasa değişikliği referandumuna yönelik tartışmalar sürüyor.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) mühürsüz oy pusulalarının geçerli kabul edilmesine ilişkin kararının iptali talebiyle Danıştay’a başvurdu.

CHP olumsuz bir karar çıkması durumunda, hem iç hukuk hem de uluslararası hukuk yollarını değerlendirecek.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) de gerekirse Anayasa Mahkemesi (AYM) ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) başvuracağını açıkladı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve hükümet ve referandumun meşru, YSK kararlarının kesin olduğunu vurguluyor, bundan sonra aksi bir karar beklemiyor.

Peki muhalefet neye itiraz ediyor? İtirazlarının dayanağı nedir? Mühürsüz oy tartışmalarının temelinde ne yatıyor? Muhalefetin bundan sonraki eylem planı nedir?

BBC Türkçe, muhalefetin itiraz sürecini ve hükümetin buna yaklaşımını beş soruda derledi:

Muhalefet neden yeniden sayım yerine iptal istiyor?

Muhalefet partilerinin itirazlarının en önemli noktasını, YSK’nın Doğu’da oy sayımı devam ederken, Batı’da da sandıkların kapanmasına 10 dakika kala aldığı ‘mühürsüz pusula ve zarflarla kullanılan oyları geçerli sayma’ kararı oluşturuyor.

CHP, HDP ve Vatan Partisi, YSK’ya başvurarak referandumun iptalini talep etti. Ancak YSK bu başvuruları oy çokluğuyla reddetti.

Muhalefet partileri, YSK’nın bu kararı, oylama ve sayım devam ederken almasının mühürsüz pusula ve zarfların tutanaklara geçirilmesini engellediğini ve bunun da artık bu tarz oyların sayısını tespit etmeyi imkânsız hale getirdiğini savunuyor.

Ayrıca muhalefet partilerinin bir diğer iddiası da sandıklardan çıkan mühürsüz pusulaların bir kısmının arkasına sayım sırasında mühür vurulduğu yönünde.

Muhalefet partileri ayrıca YSK kararının 298 Sayılı Kanun ve 138 Sayılı Genelge’ye aykırılık taşıdığını ve bu nedenle de “kanunsuz bir karar” olduğunu öne sürüyor.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu,

Muhalefet hangi usulsüzlüklerin yapıldığını öne sürüyor?

CHP ve HDP, mühürsüz oy pusulalarının geçerli sayılmasının yanı sıra bir dizi başka usulsüzlük daha tespit ettiklerini açıkladı.

Bunlar arasında, sandıklara müşahitlerin alınmaması, parti görevlilerine yönelik tehditler ve seçmen sayısının iki katına varan oyun çıktığı binlerce sandığın hemen hepsinden yüzde 100 “Evet” oyu çıkması gibi iddialar yer alıyor.

CHP Genel Yardımcısı ve Seçim Koordinasyon Merkezi Başkanı Erdal Aksünger’in BBC Türkçe‘ye verdiği bilgiye göre, 10 bine yakın sandıkta ihlal yapıldığı tespit edildi.

Aksünger, “Yaklaşık 100 bin oyun çıktığı 960 sandıkta yüzde 100 ‘Evet’, 6 bin 800 oyun olduğu 173 sandıkta yüzde 100 ‘Hayır’ var” dedi.

Muhalefet partilerinin itirazlarına konu olan sandıkların ise ağırlıklı olarak Doğu ve Güneydoğu’daki illerde olduğu görülüyor.

Ağırlık olarak Güneydoğu’da, sandık sayısı olarak öne çıkan örnekler şu şekilde:

Yüksek oylu sandıklar (gümrük hariç)
Yüzde 100 Yüzde 100 Yüzde 90 ver üzeri Yüzde 90 ve üzeri
Sandık Seçmen Sandık Seçmen
Evet 960 94.585 9.741 1.862.505
Hayır 173 7.583 4.331 1.073.669

HDP Sözcüsü Osman Baydemir de “Cumhuriyet tarihinin en şaibeli referandumunu geride bıraktık” dedi.

Baydemir, bölgede bulunan bin 118 sandıktan yüzde 90’ın üzerinde “Evet” çıktığını ve bunların 791’ine HDP müşahitlerinin alınmadığını öne sürüyor.

BBC Türkçe‘ye konuşan HDP Grup Başkanvekili Ahmet Yıldırım da “1.300 sandıkta seçmen sayısından fazla oy kullanma ve oy kullananların tamamının Evet demesi, 0 Hayır sonucunun çıkması durumu tespit ettik” diye konuştu.

Yıldırım, Doğu ve Güneydoğu bölgesinde referandumun yapılma koşullarıyla ilgili olarak ise şunları söyledi:

“Bu ülke iki yıldır çok yoğun çatışma ortam içinde ve 9 aydır ağır OHAL ve sıkıyönetim koşullarında toplumsal yaşamını sürdürüyor. Ülke genelinde OHAL ilan edilmiş olması başlı başına demokratik seçimlerin yapılacağına dair bir meşruiyet gölgesi düşürmekte. Öyle ki benim de seçim çevrem olan Doğu ve Güneydoğu bölgesinde ise OHAL’i aratır sıkıyönetim koşulları altında seçim yapıldı. Sandığın bulunduğu sınıfta uzun namlulu silahla poz verip siyasi bir işaret yapan kişiler bile buna yeterli bir örnektir.”

‘Mühürsüz oy pusulaları’ tartışması nasıl başladı, taraflar ne diyor?

YSK, Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) temsilcisinin talebi üzerine Doğu’da oy sayımı devam ederken, Batı’da ise sandıkların kapanmasına 10 dakika kala mühürsüz pusula ve zarflarda kullanılan oyların geçerli kabul edileceğine dair bir karar aldı.

Kurul, gerekçeli kararında, sandık kurulu yetkililerinin hatası nedeniyle seçmenin kusuru olmamasına karşın “oyunun geçerli sayılmamasının, yönetime katılma hakkının özünü ortadan kaldıracak bir sonuç yaratacağı” gerekçesiyle mühürsüz oyların geçerli kabul edildiğini belirtti.

Kurul ayrıca daha önce de benzer kararlar aldığını savundu.

Ancak YSK’nın daha önce aldığı kararlar incelendiğinde, mühürsüz oy pusulalarının yalnızca yerel seçimlerde, belirli sandıklardaki sonuçlara yapılan itirazlarda ve seçim sonucunu etkilemeyecek durumlarda geçerli olduğuna karar verdiği görülüyor.

Bu açıdan, YSK’nın halk oylamasında, oylama devam ederken ve herhangi bir sandık sonucuna itiraz olmaksızın ve tüm ülke genelini kapsamasından dolayı bu kararı bir ilk olma özelliği taşıyor.

Muhalefet YSK’yı “maçın ortasında oyunun kuralını değiştirmekle” suçluyor.

Hem CHP hem de HDP, mühürsüz oyların geçerli kabul edilmesinin “kanunsuz” olduğunu ve bu nedenle oylamanın “şaibeli” bir hale geldiğini öne sürüyor.

Muhalefet, bazı yerlerde bu kararın ardından mühürsüz pusulalara mühür basıldığı yönünde kendilerine bilgi ulaştığını ve bu nedenle de artık bu şekilde geçerli kabul edilen oylarının tespiti ile bunlara itirazın mümkün olmadığını belirtiyor.

YSK ve hükümet usulsüzlük iddialarına nasıl yanıt veriyor?

AKP’nin YSK temsilcisi Rıza Özel’in Pazar günü kurula sunduğu dilekçede, “seçmenin iradesinin tam bir şekilde yansıması için (sandık) kurullar tarafından yapılan bir aksaklığın giderilmesi” amacıyla mühürsüz oyların geçerli sayılması talep edildi.

Dilekçede ayrıca, pusula ve zarfların mühürsüz olmasının seçmenin hatası ya da kusurundan kaynaklanmadığı da vurgulandı.

YSK da bu talebi, oybirliğiyle kabul etti. Karar, Kurul’un oy verme hakkına sahip 11 üyesinin tamamı tarafından kabul gördü. YSK’da 15 üye bulunuyor ve parti temsilcileri olduklarından dolayı bu üyelerin dördünün oy hakkı bulunmuyor.

Kurul birkaç gün sonra açıkladığı gerekçeli kararında, daha önceki seçimlerde de mühürsüz oy pusulalarının geçerli kabul edildiğine dikkat çekerek, bu kararın halkın “seçmenin yönetime katılma hakkını korumak” olduğunu vurguladı.

YSK gerekçeli kararında, “Oy kullanma işleminin; oy güvenliğini sağlamaya yönelik ve sahte oy kullanılmasını engellemek amacıyla getirilen kontrol mekanizmalarına uygun olarak, Yüksek Seçim Kurulu’nca üretildiğinden kuşku bulunmayan oy pusulası ve zarf kullanılarak gerçekleşmesi halinde, sandık kurulunca mühürleme işleminin yapılmaması tek başına seçmenin oyunun geçersiz sayılması için yeterli değildir” dedi.

Kurul, Çarşamba günkü toplantısında da üç siyasi partinin referandumun iptali için yaptığı başvuruyu da oy çokluğuyla reddetti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da Pazar akşamı yaptığı konuşmada, muhalefetten gelen tepkiler üzerine, “Bu neticeyi küçümsemeye gayret edenler var. Boşuna uğraşmayın, atı alan Üsküdar’ı geçti” demişti.

Erdoğan da Perşembe günkü değerlendirmesinde de, “YSK’nın kararı kesin, bu iş bitti. Millet iradesine saygısızlık hakkın yok” diye konuştu.

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ da, referandumun iptali için AYM’ye başvurulamayacağını ve AİHM’e de gidilemeyeceğini söyledi.

Muhalefet partileri ne yapmayı planlıyor?

Hükümetten gelen açıklamalara karşın hem CHP hem de HDP konuyu gerekirse AYM ve AİHM’ye götüreceklerini açıkladı.

Cuma günü mühürsüz oy pusulalarının geçerli kabul edilmesine ilişkin YSK işleminin iptali talebiyle Danıştay’a dava açan CHP, halk oylaması sonuçlarının kesinleştirilmesinin önlenmesi için de “yürütmeyi durdurma” talep etti.

CHP Genel Yardımcısı ve Seçim Koordinasyon Merkezi Başkanı Erdal Aksünger de bundan sonraki aşamalarda gidilecek adresin “tam kanunsuzluk” iddiasıyla Anayasa Mahkemesi olduğunu yineledi. Aksünger, ayrıca uyum yasalarının görüşülmesine katılmayabileceklerini söyledi.

Aksünger, “Biz bu uyum yasaları işlerine alet olmayacak, bu kesin ve net. Ağırlık itibariyle uyum yasalarına katılmamayı konuşuyoruz kendi aramızda. Ama şu da var, belki bu uyum yasaları hiç meclise bile gelmeden OHAL içerisinde meclisi tatil edip Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile fiili olarak geçirebilirler” dedi.

HDP Grup Başkanvekili Ahmet Yıldırım da mühürsüz oylar konusunda YSK’nın detaylı bir açıklama yapması için çağrıda bulunduklarını söyledi. Yıldırım, referandumun iptali taleplerinde sırarcı olduklarını ve mühürsüz oyların yüzde kaçının ‘Evet’, yüzde kaçının ‘Hayır’ olduğunun açıklanmasını beklediklerini vurguladı.

HDP Sözcüsü Osman Baydemir de önümüzdeki döneme dair hukuki sürece ilişkin, “Hiçbir şey bitmedi, her şey yeni başlıyor” diye konuştu.

 

BİR CEVAP BIRAK