O muhtarın cenazesi yarım bıraktığı caminin inşaatından kaldırıldı

YUSUF YAVUZ / AÇIK GAZETE – Köylüye karşı HES şirketini savunan muhtarın cenazesini yine köylü kaldırdı, cenaze namazına HES şirketinden tek bir yetkili bile katılmadı…
 
Isparta’nın Sütçüler ilçesinde, Yukarı Köprüçay Havzası’nda yapımı tamamlanan Kasımlar Barajı ve HES projesi yüzünden evlerini ve arazilerini kaybeden Darıbükü köylüleri, tüm eksikliklere rağmen apar topar yeni yapılan betonarme evlere yerleştirildi. Köylülerin HES şirketine verilen ÇED Olumlu Kararına karşı açtığı davada, köylünün değil, şirketin yanında yer alan Darıbükü Muhtarı Mehmet Avcu ise bu kararının ardından HES şirketinde ‘takograf’ kadrosunda işe başlatılmıştı. HES şirketinin ödediği primlerle geçtiğimi yıl emekli olan 60 yaşındaki muhtar Mehmet Avcu, 27 Haziran günü yaşamını yitirdi. HES şirketinden tek bir yetkilinin bile katılmadığı cenazesini yine köylüler kaldırdı. Cenaze namazının ise muhtarın yarım bıraktığı caminin inşaatında kılınması dikkat çekti.
 
Isparta ve Antalya sınırlarında yapımı inşa edilen Kasımlar Barajı ve HES projesi, iki ilde toplam 6 köyü olumsuz etkilerken Sütçüler ilçesine bağlı Darıbükü köyünü ise su altında bıraktı. Kamulaştırma işlemleri tamamlanmadan evlerinden çıkarılmaya zorlanan ve yeni inşa edilen betonarme evlerde yaşamaya mahkum edilen Darıbükü köylüleri iki yıldır büyük mağduriyet yaşıyor.
 
KÖYLÜLER DAVA AÇTI, MUHTARI HES ŞİRKETİNİ TUTTU
Köylüsünün çıkarlarını korumak yerine, projeye karşı açılan ÇED İptal davasında, HES şirketinden yana müdahil olan Darıbükü köyü Muhtarı Mehmet Avcu, Kasım 2012’de Isparta İdare Mahkemesi’ne verdiği müdahil olma isteğini belirten dilekçede, projenin köye bir zararının olmayacağını, bilakis köyün kalkınmasına katkıda bulunacağını öne sürerek ÇED kararının iptal edilmemesini talep etmişti.
 
‘HES ZARAR VERMEYECEK’ DEDİ, BİR HAFTA SONRA İŞE BAŞLADI
Mahkemeye sunulan bu dilekçenin ardından Muhtar Mehmet Avcu, Kasımlar Barajı ve HES şirketinde ‘takograf’ kadrosundan çalışan olarak gösterilmeye başlandı. En üst seviyeden SGK primleri yatırılan Muhtar Mehmet Avcu, bu sırada satın aldığı bir traktörü de yine HES şirketinde ‘işe başlatarak’ ayrıca buradan da gelir elde etmeye başladı. Köylülerin ev ve arazileriyle ilgili kamulaştırma işlemleri sırasında yaşanan usulsüz uygulamalarda köylünün değil, HES şirketinin çıkarlarını koruduğu eleştirilerine maruz kalan Muhtar Avcu hakkında, su altında kalan cami, köy konağı ve sağlık evi gibi kamu yapılarıyla ilgili bedeli de usulsüz kullandığı iddiasıyla suç duyurusunda bulundu.
 
CAMİNİN MALZEMESİNİ EVİNE TAŞIDI İDDİASI
Bu arada köyün 24 evden oluşan yeni yerleşim bölgesinde yaklaşık 50 kişi yaşamasına karşın 600 kişi kapasiteli bir cami inşaatına başlandı. İddiaya göre cami için getirilen tuğla, demir ve çimento gibi inşaat malzemelerinin bir kısmı, Muhtar Mehmet Avcu tarafından yeni yaptırdığı 3 katlı evin inşasında kullanıldı. Bu iddiaların ardından açılan soruşturma ise ‘somut delil bulunmadığı’ gerekçesiyle takipsizlikle sonuçlandı.
 
KONTEYNER CAMİ HABERİ RAHATSIZ ETTİ, İNŞAAT TEMİZLETİLDİ
Tüm bunlar yaşanırken yarım kalan cami inşaatı yüzünden köylüler HES şantiyesinden getirilen bir konteynerde ibadet etmek zorunda kaldı. Konuyla ilgili haberimizin ardından geçtiğimiz hafta Darıbükü köyünde inceleme yapan Sütçüler Kaymakamı Furkan Duman’ın, köylülerden inşaat halindeki caminin içinin temizlenerek Bayram namazını burada kılmalarını istediği öğrenildi.
 
‘İNŞAAT SİLİNİP SÜPÜRÜLDÜ, BAYRAM NAMAZINI BURADA KILDIK’
Konuyla ilgili sorularımızı yanıtlayan bir köylü, “Kaymakam Bey Bayram namazının cami inşaatında kılınmasını istemiş. Sonra da gelip bakacağını söylemiş. İnşatın içi silinip süpürüldü. Bayram namazını ve Cuma namazını burada kıldık” dedi.
 
İNŞAATTA KILINAN İKİNCİ NAMAZ MUHTARIN CENAZE NAMAZI OLDU
Muhtarın hatası yüzünden yarım kalan cami inşaatı, ilk kez Bayram namazında kullanılmasının ardından bu kez de dramatik bir cenaze namazına ev sahipliği yaptı. Bayramın üçüncü günü olan 27 Haziran sabahı rahatsızlanan Darıbükü köyü Muhtarı Mehmet Avcu, ambulansla hastaneye götürüldüğü sırada Eğirdir ilçesi yakınlarından yaşamını yitirdi. Bir süredir akciğer kanseri olduğu öğrenilen Muhtar Avcu’nun cenazesi aynı gün yarım bıraktığı caminin inşaatında kılınan cenaze namazının ardından köylüler tarafından defnedildi.
 
HES ŞİRKETİ MUHTARI SON YOLCULUĞUNDA YALNIZ BIRAKTI
HES projesine karşı dava açan köylülerin yanında değil, HES şirketinin ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın yanında yer alan ve HES çalışanı olarak emekli olan Muhtar Avcu’nun cenazesinde HES şirketinden hiç bir yetkilinin yer almaması dikkat çekti. Darıbükü Muhtarı Mehmet Avcu ile birlikte köylülerin açtığı davada HES şirketinden yana müdahil olan Sütçüler’in Kesme beldesi eski belediye başkanlarından Mehmet Kanatsız da geçtiğimiz Ocak ayında hayvanlarına bakmak için gittiği arazide kalp krizi geçirerek yaşamını yitirmişti.
 
‘BUNCA ÇÜRÜMÜŞLÜK YÖRE KÖYLÜSÜNÜN YÜCE GÖNLÜNÜ BOZMADI’
Muhtar Mehmet Avcu’nun ölümünün ardından başsağlığı mesajı yayınlayan Yukarı Köprüçay Havzası Koruma Platformu şu açıklamayı yaptı: “Öncelikle Mehmet Avcu’nun ailesine, yakınlarına ve tüm yöre halkına başsağlığı dileklerimizi iletiyoruz. Yöre köylülerinin büyük mağduriyet yaşamasına neden olan HES şirketi yetkililerinin hiç birinin Muhtar Mehmet Avcu’nun cenazesine katılmamış olması, hepimiz için ibretlik bir olaydır. Bu yaşananlar yoksulluğun, ilgisizliğin ve çaresizliğin vurduğu insanları küçük çıkar hesaplarıyla birbirine düşüren benzeri projelerin, toplumsal doku üzerinde nasıl tahribatlara yol açtığını bir kez daha göstermiştir. Bunca çürümüşlüğe ve bunca hukuksuzluğa rağmen yöre köylüsünün yüce gönüllü davranışı, bu toprakların geleceğine olan inancımızı güçlendirmektedir. Bu vesileyle, sadece doğamızı ve coğrafyamızı değil, toplumumuzu da paramparça eden yıkım projelerinin bir an önce durdurularak insanımızın kendi toprağında huzurlu bir yaşam ortamına kavuşmasını diliyoruz.”
Önceki haberBuğdayda gümrük vergisi indirimi krizi!
Sonraki haberTürkiye raporu AP’de bugün görüşülecek yarın oylanacak
Yusuf Yavuz
YUSUF YAVUZ (GAZETECİ-YAZAR) Isparta, Sütçüler'de doğdu. 1990’da edebiyatla ilgilenmeye başladı. Deneme ve inceleme tarzındaki ilk yazıları 1996 yılında 'Atatürkçü Ses' Dergisi’nde yayımlandı. Aynı yıl yerel ölçekte yayın yapan kanallarda 'Dönence' başlıklı radyo ve televizyon programları hazırlayıp sundu. 1999 yılında Antalya'da kurulan Müdafaa-i Hukuk Dergisi’nde yazmaya başladı. 2001’de Gazete Müdafaa-i Hukuk’ta Muhabir-Temsilci olarak görev aldı. Daha sonra adı 'Yeniden Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk' olan dergiyle bağını temsilci-yazar olarak sürdürdü. 2001-2007 yılları arasında Kaş Kitap Şenliğini organize ederek başta çocuklar ve gençler olmak üzere yöre insanının kültür, sanat ve edebiyat çevreleriyle buluşmasını sağladı. 2005 yılında Muğla ve Antalya arasındaki sahil bandında yaşanan yabancılara toprak satışına ilişkin yaptığı araştırmalar önemli etkiler yarattı. Deneme, inceleme, röportaj, düz yazı, haber ve yorumları; Cumhuriyet Akdeniz, Odatv, Yeni Harman, Edebiyat ve Eleştiri, Yolculuk, Evrensel, Atlas, Magma, Aydınlık, Birgün, Açık Gazete gibi dergi ve gazetelerde yayımlandı. Antalya merkezli VTV Televizyonunda, Pelin Gel Ağan'la birlikte 'İki Ağaç İçin' adıyla 16 bölümden oluşan bir program hazırlayıp ve sundu. Kanal V Televizyonunda, Biyomühendis Çağlar İnce ile birlikte, Yörük kültürünü ve tarihsel köklerini ele alan 'Islak Çarıklar' adlı belgesel haber programı hazırlayıp sundu. Araştırma yazılarından bazıları, 'Yer Bize Çimen Verdi' ve 'Darağacına Takılan Düşler' adıyla belgesel filmlere de konu olan Yavuz, şu sıralar 'Islak Çarıklar' adlı bir belgesel haber programı için çalışmalarını sürdürüyor. Ağırlıklı olarak arkeoloji, çevre, kentsel dönüşüm ve tarım konularını ele alan çalışmalar yapmayı yazılı ve görsel medyada sürdüren Yavuz, yıkım politikalarıyla tarımdan hayvancılığa, kültürden mimariye kırsal yaşamın dönüşümünü ele alan araştırma yazılarıyla tanınıyor. Ziraat Mühendisleri Odası Basın Ödülü, Çağdaş Gazeteciler Derneği Belgesel ödülü, Türkiye Ziraatçılar Derneği Tarım ödülü, Kubaba Derneği kültür hizmeti ödülü'nün yanı sıra Türkiye Ormancılar Derneği gibi çeşitli meslek odası, kurum ve kuruluşlar tarafından ödüle layık görülen Gazeteci Yusuf Yavuz, Likya'dan Teke yöresine uzanan coğrafyadaki su kültürüne ilişkin uluslararası bir sanat projesinin de danışmanlığını ve metin yazarlığını üstleniyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.