Muhteşem gece!

herkesi şahsım ve Açık Gazete adına da canı gönülden kutlamayı bir borç bilirim.


Gece, saat 18.00’da açılış kokteyli ile başladı. Geceye davetli olanlar, protokol, sanatçılar ve gazeteciler idi. Kimler yoktu ki; gecenin onur konuğu CHP Genel Başkanı  sayın Deniz Baykal, değerli milletvekilleri Aclan Hacaloğlu, Berhan Şimşek,  CHP Meclis Üyesi Şahnaz Çakıralp,  eski Genel Kurmay Başkanı Nurettin Karadayı, İstanbul Valisi Muammer Güler, İstanbul Anakent Belediyesi Başkanlık Danışmanı (Sayın Belediye Başkanı Kadir Topbaş yurt dışında olduğu için gelememiş ve  yerine danışmanını yollamış)…ilk planda gözüme çarpan değerli sanatçılar; Metin Akpınar, Müjdat Gezen, Zihni Göktay, Ercan Yazgan, Enis Fosforoğlu, Şerif Sezer, Gülriz Sururi, Edip Akbayram, Uluer Güven, Lale Belkıs, Ali Erkazan, Aykut Oray, Can Gürzap, Çiğdem Tunç, Bedri Baykam, Eşref Kolçak, Harun Kolçak, Yıldız Alpar… gibi birçok sanatçı ve yerel, ulusal medyamızın tanınmış birçok (yazarı-çizeri) gazetecisi de oradaydı.


Açılış kokteylinden sonra bütün davetliler, açılışın yapılacağı ve dünyaca ünlü piyano virtüözü Fazıl Say’ın konser  vereceği büyük salona davet edildi.


Gecenin sunuculuğunu değerli sanatçı Doğa Rutkay yaptı ve ilk olarak; Caddebostan Kültür Merkezi’nin dünden-bugüne gelişinin öyküsünü anlatan kısa bir film gösterisi izleyeceğimizi söyledi.


Daha sonra, doğal olarak gecenin ev sahipliğini de yapan Kadıköy Belediye Başkanı sayın Selami Öztürk’ü  ilk konuşmayı yapmak üzere sahneye davet etti. Değerli başkan sözü çok fazla uzatmadan kısa ve öz olarak çok güzel bir konuşma yaptı. Ülkemizi bekleyen tehlikelere karşı herkesin dikkatli olması konusunda uyarılarda bulunarak;”Kültür ve sanat merkezleri açıyoruz, bununla gurur duyuyoruz. Çünkü kültür ve sanatın olduğu, geliştiği yerlerde hırsızlıkta, yolsuzlukta, banka hortumculuğu da olmaz!” diyerek sözlerine devam etti.


Daha sonra İstanbul Belediyesi Başkan Danışmanı konuşmasını yaptı. Arkasından sahneye İstanbul valisi sayın Muammer Güler davet edildi. O da kültür ve sanatın önemini vurgulayan bir konuşma yaptı.


Son konuşmacı olarak gecenin onur konuğu CHP Genel Başkanı sayın Deniz Baykal sahneye davet edildi. Sayın Baykal  ( kendisini ister beğenelim, ister beğenmeyelim) yine bir belagat ustası olduğunu gösteren; çok vurucu ve anlamlı bir konuşma yaparak davetlilerden büyük alkış aldı.


Değerli sanatçı Doğa Rutkay; sayın Baykal sahneden inmeden önce; sayın vali Muammer Güler’i sayın Kadıköy Belediye Başkanı Selami Öztürk’ü ve değerli sanatçılar Gülriz Sururi ve Müjdat Gezen’i sembolik açılışı yapmak üzere sahneye davet etti.


Hep birlikte sahneye sembolik olarak hazırlanan platformun üzerindeki düğmeye basarak sahne perdesini açtılar. Perde açıldığında sahnede, Kadıköy Belediyesi Filarmonia Orkestrası vardı. Böylece sembolik açılış tamamlanmış oldu.


Kadıköy Belediyesi Filarmonia Orkestrası şefleri değerli sanatçı Hakan Şensoy yönetiminde ilk olarak İstiklal Marşımızı, davetlilerin  katılımı ve saygı duruşuyla birlikte seslendirdiler.


Daha sonra Ludvig Van Beethoven’in “Egmont Üvertürü Op. 84”nü ve yine Beethoven’in “Piyano Konçertosu Do minör Op.37” Allegro Con Brio – Largo – Rondo: Allegro – Andante Con Moto – Rondo Vivace…


Daha sonra,  şef Hakan Şensoy eşliğinde sahneye dünyaca ünlü piyano virtüözümüz, son yıllarda uluslar arası  müzik alanında yetişmiş olan büyük yetenek, müziğin dahi çocuğu Fazıl Say geldi.


Ve davetlilere unutulmaz, muhteşem bir gece yaşattı. Konserine başlamadan önce piyanosunun başında, konsantre olabilmek için dakikalarca bekledi ve adeta trans haline geçti. Daha sonra şefe verdiği işaretle konser başladı ve o hünerli parmaklar piyanosunun üzerinde dans edercesine dolaşmaya başladı.


Fazıl Say; “Baladlar” ve “Kumru” yu seslendirerek, tüm davetlilerin dakikalarca ve defalarca ayakta alkışlamaları üzerine de birçok kez (bis) yapmak zorunda kaldı.


Konser tamamlandığında görülmeye değer sahneler yaşandı. Onun için diyorum ki; “bazı şeyler anlatılmaz, ancak yaşanır” diye. Başka ne diye bilirim ki; “çok yaşayın, sağlıklı yaşayın, elleriniz hiçbir zaman dert görmesin değerli sanatçılar; Hakan Şensoy – Fazıl Say ve orkestra üyeleri”…


Bu güzel gece, konser bitiminden sonra da,  kokteyl ve nefis ikramlarla devam ederek gecenin geç saatlerine kadar sürdü.


Şimdi bazı dostların “E… Mete Karakaş, ülkenin başında bunca, dert, sıkıntı varken, sen de oturmuş gittiğin konserleri, açılışları, yediğini, içtiğini yazıyorsun” dediklerini duyar gibi oluyorum.


Hayır arkadaşlar, mesele o kadar basit ve ucuz  değil. Papuç pahalı yani anlayacağınız! Her şeye rağmen, yani bizi her anlamda sıkıntıya sokan (maddi- manevi) bir iktidar da olsa başımızda, inadına yaşamak zorundayız.


Bizler her bakımdan kısırlaştırılmış, iğdiş edilmiş, yaşam alanları daraltılmış, bir böcek gibi ezilen ve sümüklü böcek gibi kabuğunda yaşamaya mahkum edilen toplumların insanı olmak istemiyoruz.


Aksine kültür ve sanat başta olmak üzere yaşamın her alanında;” işte buradayız, varız ve var olmaya da devam edeceğiz” demek zorundayız.


Çünkü bizler, düşünen, düşüncelerini yaşama geçirebilen ve bütün güzellikleri dostlarıyla da paylaşmasını bilen insanlarız. Düşünüyoruz o halde varız!


Ben Kadıköy Belediyesinin reklamını yapmaya soyunmuş değilim. Kadıköy Belediyesi, benim için neden önemli; çünkü son yıllarda gerici iktidarlar tarafından ele geçirilemeyen “SON KALE” lerden  biridir de ondan. Beşiktaş – Şişli Belediyeleri zaman zaman el değiştirmiştir. Ama Kadıköy Belediyesi, bilinçli, özgür düşünceli Kadıköy halkının; laik, demokratik, insan haklarına ve hukuka dayalı Türkiye Cumhuriyeti inancı ve bağlılığı yönünde göstermiş olduğu irade doğrultusunda dimdik ayaktadır.


Sanırım değerli dostlar, biraz da Kadıköy Belediyesi Caddebostan Kültür Merkezi’nin nasıl bir yer olduğuna dair sizlere bilgi vermem gerekecek. Belediye yetkililerinden edindiğim bilgilere göre:


Yapımına 5 aralık 2003 yılında başlanan Caddebostan Kültür Merkezi’nde; 8 sinema salonu, 660 kişilik dev konser salonu, 2 ayrı tiyatro salonu, sergi salonları ve en son teknoloji ile hizmet veren spor sağlık merkezi bulunuyor.


Caddebostan Haldun Taner Sokak’ta bulunan eski Budak Sineması ve Caddebostan Kültür Merkezi yerine yapılan yeni kültür merkezi (CKM), çok yönlü kullanım amaçlı olarak hizmete giriyor. 19 bin metrekarelik alana inşa edilen caddebostan Kültür Merkezi, tiyatro salonları, sinema ve sergi salonlarıyla aynı anda 3 bin kişiyi konuk edecek şekilde planlandı.


Merkezdeki 13 kişilik orkestra çukuru ve 660 koltuk kapasiteli büyük salon, her türlü tiyatro ve opera eserinin sergilenmesine olanak tanıyor. Biri 126, diğeri 122 kişilik iki ayrı konferans salonunda ise aynı anda 4 dilde simultane tercüme yapmak mümkün.


Depreme dayanıklı


Stadyum tarzı görüşü engellemeyen oturma düzeni, duvardan duvara dev perdeleri ve tekerlekli sandalyeli izleyiciler için ayrılmış özel yerleri ile toplam 1148 koltuk kapasiteli 8 sinema salonuna da ev sahipliği yapan CKM’deki sinema salonları, AFM Budak sinemaları olarak işletmeye açıldı.


Kadıköy’ün depreme dayanıklı binası olma özelliğini taşıyan Caddebostan Kültür merkezi aynı zamanda “akıllı Bina” olarak inşa edildi. CKM’nin tamamı güvenlik ve yangın açısından kameralarla donatıldı.


Caddebostan Kültür Merkezi’nde; AFM Sinemaları’nın yanı sıra Hayal Kahvesi ve D&R kitap satış mağazası da hizmet veriyor. Üç ayrı törenle açılacak olan CKM, 11 Aralık’ta Fazıl Say, 14 Aralık’ta Sertap Erener, 21 Aralık’ta Erol Evgin konseri ile davetlilere özel dakikalar yaşatacak.


Böylece yazımızın sonuna da geldik. Dostlarım yine sizlere bir kültür – sanat haberi daha vererek yazımı tamamlamak istiyorum;


Kadıköy’de caz günleri…


Cazın tüm renkleri, 20-23 Aralık’ta Nazım Hikmet Kültür Merkezi’nde…
Haberiniz olsun,benden söylemesi… Sevgiyle kalın!


“Anneme CKM’de olduğumuz söylemeyin! O benim NKM’de olduğumu sanıyor!”


METE KARAKAŞ’IN DİĞER YAZILARI


– Aşklar, şiirler ve şarkılar


– Gittim, gezdim, gördüm


– …bağlı kadınlara selam olsun! (1)


– Destan’dan destana yol gider (II)


– Bunu biliyor muydu Bay Bush? (III)


– ‘Amazon’ kadınlarından ‘Amansız’lara (IV)


– Panik Odası mı? Nanik Odası mı? (V.)


– Meryem ve Meryem (VI)


– İki farklı Recep öyküsü… (VII)


– Teflon insanlar (VIII)


– Hippiler (Hippie) ve bonomolar (IX)


– Hindi ve papağan (X)


– Şiir üstüne ne varsa… (XI)


– Sanat (zanaat) ve sanatın başlangıcı (XII)


– Erkek Olmanın Dayanılmaz Hafifliği (XIII)


– Düşünce yazıları…(XIV)


– Sigara – Nargile – Pipo (XV)


– Acele karar vermeyiniz… (XVI)


– Kararlı ol ve seçimini doğru yap! (XVII)


– Öğrenmenin yaşı yoktur (XVIII)


– Bitmeyen Senfoni (XIX)


– Nazım Hikmet Kültür Merkezi…(XX)


– Hayatın aynasıdır tiyatro! (XXI)


– Mağdurlar ve mağrurlar (XXII)


– Şu Çılgın Türkler (XXIII)


– Benim sinemalarım… (XXIV)


Mete Karakaş   araştırmacı/yazar    karakasmete@hotmail.com

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.