Musa Dağdeviren’den Londra’da “Bir Tutam Anadolu”

EUROVİZYON / MUSTAFA KÖKER – Londra Yunus Emre Enstitüsü’nün düzenlediği ‘Bir Tutam Anadolu’ etkinliğine katılan Musa Dağdeviren, Türkiye’de çok farklı milletlere ait yemek kültürleri olduğunun ve yemeğin farklı toplumları bir araya getirerek sentez görevi işlediğinin altını çizdi.

Musa Dağdeviren'den Londra'da “Bir Tutam Anadolu”

Londra Yunus Emre Enstitüsü, Anadolu mutfağının mirasını oluşturan derin ve zengin kültürünü tanıtmak amacıyla başlattığı “Bir Tutam Anadolu” (A Pinch of Anatolia) projesinin bu yılki ilk etkinliğini 26 Ocak’ta Kings College’da ünlü şef ve yemek antropoloğu Musa Dağdeviren ile başlattı.

2020 Türk mutfağı yılı kapsamında gerçekleştirilen etkinlik, Londra Yunus Emre Enstitüsü Müdürü Dr. Mehmet Karakuş’un Yunus Emre Enstitüsünün faaliyetleri ve Bir Tutam Anadolu projesi ile ilgili bilgiler verdiği açılış konuşmasıyla başladı. Bu konuşmanın ardından dünyanın en ünlü şeflerinin hayatlarını konu alan ve Türkiye’den ilk kez olarak şef Musa Dağdeviren’in hayat hikayesine yer verilen Netflix belgeseli ‘Chef’s Table’ın gösterimi yapıldı.

Londra’ya ilk kez geldiğini belirten Musa Dağdeviren, Türkiye’de çok farklı milletlere ait yemek kültürleri olduğunun ve yemeğin farklı toplumları bir araya getirerek sentez görevi işlediğinin altını çizdi. İnsanoğlunun yeryüzündeki misyonuna vurgu yapan Şef, annesinden öğrendiği yemek geleneklerini yaşatarak gelecek nesillere aktarmak arzusunda olduğunu dile getirdi.

Şef Dağdeviren konuşmanın devamında, İstanbul’un Anadolu’nun zengin coğrafyasının farklı yemek kültürleriyle zenginleştiğini ve kendisinin de bu zenginliğin bir parçası olmak istediğini belirterek Çiya Sofrasını kurmaya karar verdiğini paylaştı. Farklı kültürel coğrafyaları bir araya getirme arzusunu aktaran ünlü şef, insanların kebap yerken Chopin dinleyebildikleri restoranında Anadolu’nun zengin yemek kültürünü tanıtmak ve yerel yemekleri daha bilinir hale getirmek istediğini belirtti.

Yemek antropoloğu olan Dağdeviren konuşmasında ayrıca, Türkiye’de farklı toplumlar tarafından özel günlerde yapılan yiyecekler, yapılma sebepleri ve içerikleri; yemekler üzerine hikâyeler ve hangi yemeğin hangi mevsimde neden yenildiğine dair ilgi uyandıran bilgileri izleyicilerle paylaştı.

Anadolu’nun mevcut ve kaybolmak üzere olan yemek kültürünün korunmasının gerektiğinin önemini vurgulayan ünlü şef, 18 aylık süre zarfında yaklaşık 40 köye yaptığı saha ziyaretinde yaşlı insanlarla konuşup onların birikimlerinden faydalanarak “The Turkish Cookbook” kitabını hazırladığını ifade etti. Şef Dağdeviren bu kitabı ile zengin mutfak kültürümüzü gelecek nesillere aktarmak istediğini belirtti.

Dağdeviren, konuşmasının ardından Phaidon Yayınları tarafından basılan ve 2020 Gourmand Ödülleri listesinde “Chef Book/Şefin Kitabı” bölümünde ödül alan “The Turkish Cookbook” adlı kitabını katılımcılar için imzaladı.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.