İNGİLTERE… Mustafa Gençsoy’a veda ederken

Toplumumuzun çınarları birer birer yaşamdan kopmaya devam etmekte. Her göçen değerimiz toplum olarak bizi biraz daha yoksullaştırmaktadır. 

Geçen hafta içinde iki koca çınarımız birden göçüp gitti. Eğitim ve kadın hareketine büyük emeği geçen Akıle Işın, ve Londra’da ilk Kıbrıs Türk Derneği olan Kıbrıs Türk Cemiyetine uzun yıllar liderlik yapan Mustafa Gençsoy.

Bu hafta yazımın konusu sevgili Mustafa Gençsoy. Mustafa abi diye hitap etim hep ona. Eğitim yaşamımda bana yol gösterenler arasında başta gelenler arasındaydı Mustafa Gençsoy.

Öğretmen koleji yıllarımda tanıdım onu. Eşi Kıbrıslırum bir arkadaşımla Kıbrıs konusunda bir proje yapmaya karar vermiştik. Cemiyete gidip ona danıştım. Hemen beni o zamanki Temsilci Faik Müftüzade ile tanıştırdı. İngiliz arkadaşımla Faik bey ile 2 saatlik güzel bir sohbet etmiştik.

Koğuşta kaldığım için bazan sıkılırdım. Böyle zamanlarda Cemiyete gidip Mustafa abi ve Osman Türkay ile sohbet etmeyi çok severdim. 

Yeni filizlenmeye başlayan politik bilincim dolayısıyle onlarla ters düştüğüm konular olurda çoğu kez. Ama yine de karşılıklı saygı çerçevesinde bu iki değerli insan ile sohbet çok zevkli idi. 

Öğretmen olarak mezun olurkenden Mustafa Gençsoy’un önerisi ile Cemiyetin Türk dili ve kültürü okullarında öğretmenlik yapmaya başladım. 1976 idi sanırım. Çok yararlı bir deneyim olmuştu benim için o süreç. 

Mustafa Gençsoy bağımsız, güçlü, hür bir iradeye sahip birisi idi. Uzaktan komandalı, direktif üzerine hareket eden biri olmaması yüzünden sağ kesim onu çok sevmezdi. 

Sağ tarafından öcü olarak görülen sol kesimden kişilerle olan dostluğu yüzünden dışlandığı, hor görüldüğü çok zamanlar oldu. Konseyin kurucuları arasında olmasına rağmen Konsey çevreleri ona hep soğuk davrandı.

Özellikle dernekler arasında birlektelik sağlamak için yapılan girişimlerde KKTC’nin dayatmaya çalıştığı yöntemlere karşı sol ve diğer bağımsız, demokrat insanlarla birlikte hareket etmesi yüzünden çok sorunlar yaşadı. 

KKTC hükümetlerinin Gençsoy’a karşı cephe alması onu hiç yıldırmadı. Bildiği, inandığı doğrulardan şaşmadan inatla mücadele etti. Prensiplerinden hiç taviz vermedi.   

Değerli dostum gazeteci Faruk Eskioğlu ‘Londra’da Bizim’Kiler’ çalışmasının üçüncü kitabı olan ‘Toplumun Yüzü’ kitabında onunla ilgili şöyle diyor: 

“1970 ve 1980 lerde Kıbrıslı sağın örgütlenmesinde Ramadan Güney, Asil Nadir ve Türkiye’den de Kıbrıs kökenli Alpaslan Türkeş milli davayı milliyetçi davaya dönüştürme çabalarına karşı çıktığı görülür”.

Mustafa Gençsoy (Fotoğraf: Faruk Eskioğlu)

Faruk kitabında Gençsoy’un 1970 lerdeki Wimpy grevinde Cemiyetin kapısını açarak işçilere destek verdiğinden de bahsediyor. 

Soho’da bulunan Kıbrıs Türk Cemiyeti ile ilgili olarak Gençsoy ile Evkaf Dairesi ve KKTC hükümetleri arasında mahkemelere intikal eden çok anlaşmazlıklar oldu.

Ne iyi etti de bu değerli abimiz onlara karşı inatla mücadele etti. Yoksa bu önemli bina belki de çoktan birilerine peşkeş çekilecekti. 

Son yıllara kadar Mustafa Gençsoy Cemiyet binasındaki hizmetini sürdürdü. Birkaç kez onu ziyaret ettim. Israrla bana kendi ve eşi Omay hanımın pişirdiği yumartalı patates ve diğer Kıbrıs yemekleri ikram etti. Uzun uzun sohbet ettik. 

Çok değerli eşi, onun kadar çalışkan, iyilik meleği Omay hanımın 2015 yılındaki vefatı onu doğal olarak çok yıktı. 

Mustafa Gençsoy’u çok üzen başka bir şey de kendi toplumunun vefasızlığı idi. Bu konuda hiç şikayet etmedi. Hayal kırıklığını sadece kendine yakın olan kişilere anlattı. 

2009 yılında yazdığım bir yazım toplumun vefasızlığının bir örneğidir. Yazımdan küçük bir kesit:  

 “Türk dili ve kültürü okulları denince akla ilk Kıbrıs Türk Cemiyetinin çeşitli imkansızlıklarla başlattığı okullar gelir, gelmelidir. Durum böyle olduğu halde Kıbrıs Türk Cemiyetine çok büyük emeği geçen, okulların başlatılmasına sebeb olan ve halen Cemiyetin başkanlığını yapan Mustafa Gençsoy abimize niye bir ödül laik görülmedi? Benim komitede ilk önerdiğim isim oydu. Komitenin bazı toplantılarına gidemediğim için bu sorunun cevabını bilemeyeceğim. Ama bunun nedeninin tahmin edebilirim. Her yerde olduğu gibi araya başka şeyler girdi ve bu şahsın bu konuda yaptığı hizmetler gözardı edildi. Daha açık söyleyeyim. Birçoklarınız biliyor. Kıbrıs Türk Cemiyeti ile gelmiş geçmiş KKTC hükümetleri arasında Soho’daki bina konusunda mahkemelere kadar yansıyan anlaşmazlıklar olmuştur. Sanırım KKTC Londra Temsilciliğinden birisinin de bulunduğu komite bu yüzden Mustafa Gençsoy’a ödül vermekten kaçınmıştır. Anlaşılması güç, utanç verici bir durum aslında bu. Bir bakıma da biz Londra’da yaşayan toplumumuzun pısırıklığını gözler önüne seren bir olay”.

Mustafa Gençsoy’a bu ve buna benzer vefasızlığı laik görenler şimdi lütfen hiç timsah gözyaşları dökmesinler. Onunla ilgili sahte, samimiyetten uzak demeçler vermesinler.

Hoşçakal Mustafa abi. Seni hiç unutmayacağım.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.