‘Müzakereler sonsuza sürmez’

‘Müzakereler sonsuza sürmez’

0
PAYLAŞ

Kıbrıs müzakere sürecinde, Türkiye’nin Avrupa Biliği (AB) üyelik sürecinde dönüm noktalarından birini oluşturan aralık ayı ile Nisan 2010’da yapılacak KKTC Cumhurbaşkanlığı seçim sürecinin belirleyici tarihler olacağını ifade eden Talat, “Sonsuza kadar gidemez. Anlaşma konusunda umutluyum. Ama olsun veya olmasın her halükarda önemli bir durum ortaya çıkacak” dedi.

Cumhurbaşkanı Talat, Türk Ajansı-Kıbrıs’a (TAK) yaptığı açıklamada, müzakere sürecine dünyanın ilgisini “platonik” olarak niteleyerek, memnuniyetsizliğini dile getirdi. İlgisizliği, “Yoruldular, başarı olmayınca daha az ilgilenmeye başladılar” sözleriyle açıklayan Talat, Kıbrıs Türk toplumunun çözümle ilgili umutsuzluğunda uluslararası toplumun devrede olmamasının da payı olduğuna işaret etti.

“Yönetim ve güç paylaşımı”, “mülkiyet” ile “AB konuları” başlıklarının ardından “ekonomi” konusunun da yarınki görüşmede tamamlanmasıyla kritik gündem “toprak” konusu ile “güvenlik ve garantiler”in ele alınmaya başlanacağını anlatan Talat, tüm başlıkların ele alınmasıyla ilk turun temmuz ayında tamamlanabileceğini, ikinci turda da her başlıkta uzlaşılamayan konuların ele alınacağını kaydetti.

Bugüne kadar önemli aşamalar katettiklerini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları konular olduğunu ve bazı yakınlaşmalar sağlandığını ifade eden Talat, “Taraflar konuşulan her konuda tutumlarını ortaya koydu. Konuşulmayan konu kalmadı” dedi.

Toprak konusu ile garantilerin bilinçli olarak sona bırakıldığını, bu konularda ilerlemenin diğer başlıklarda ilerlemeye bağlı olduğunu vurgulayan Talat, vatandaşları yakından ilgilendiren toprak konusunda ciddi hassasiyetler bulunduğunu söyledi.

HARİTA SON AŞAMADA, GARANTÖRLER DE KATILACAK

Türk tarafının anlaşma halinde toprak düzenlemesi yapmasının kaçınılmaz olduğunu ve yıllar öncesinden 29 artı formülünün telaffuz edilerek meclis kararı haline getirilmesinin bunun kanıtı oluğunu yineleyen Talat, ancak bunun tüm konularda anlaşma halinde mümkün olacağını vurguladı.

Gelecek haftadan itibaren “toprak” konusunun konuşulmaya başlanmasıyla prensiplerin ele alınacağını, harita konusunun ise ancak son aşamada gündeme geleceğini ifade eden Talat, şunları söyledi:

“Şu an için ‘anlaşma halinde ne kadar toprak verilecek, neresi verilecek’ diye bir çalışmamız kesinlikle yok. ‘Şurası veya burası verilecek’ gibi haberler tamamen hayal ürünü. Henüz o aşamalarda değiliz. Konunun hassasiyeti ve tüm vatandaşları yakından ilgilendirmesi nedeniyle ancak son aşamada gündeme gelebilir” dedi.
“Güvenlik ve garantiler” başlığının da sürecin hassas konularından olduğuna dikkati çeken Talat, bu başlığın ele alındığı süreçte garantörlerin de bir aşamada sürece katılmak durumunda olacağını söyledi.

Bir soru üzerine, bir plan hazırlığı olmadığını ve BM’den de plan beklentilerinin bulunmadığını ifade eden Talat, “Olacaksa biz yapacağız ve BM de yardımcı olacak” dedi.

“ERENKÖY’ÜN KADERİ DEĞİŞEBİLİR”

Yeşilırmak kapısının açılmasıyla Tük toprağı Erenköy’ün kaderinin değişebileceğini ve bölgenin yıllardan sonra sivil yerleşime açılabileceğini de söyleyen Talat, bir soru üzerine, “Sivil yerleşime açılması demek askerin çekilmesi demek değildir. Güvenlik için askerin de kalması gerekir” dedi.

EROĞLU İLE SICAK İLİŞKİ

Yeni hükümetle ilgili soruları yanıtlarken de Başbakan Derviş Eroğlu ile her salı öğlen yemeğinde rutin görüşme yaptıklarını ve görüş alışverişinde bulunduklarını belirten Talat, kabineyle de dün akşam Cumhurbaşkanlığındaki toplu yemekte ilk kez bir araya geldiğini söyledi.

Başbakan Eroğlu ile sıcak bir ilişkileri olduğunu ve tüm konuları tartıştıklarını kaydeden Talat, yeni hükümet ve icraatlarıyla ilgili değerlendirme yaparken, tarih kitaplarının eski haline dönmesi durumunda zorluk yaşayacaklarını belirtti. Din dersinin zorunlu olması halinde insan haklarına aykırı bir durum ortaya çıkacağını ifade eden Talat, kolejlerin açılmasına da karşı olduğunu belirtti.

İcrada etkisi olmamasına karşın karşı olduğu uygulamalara imza atmadığını ve atmayacağını söyleyen Talat, “Ben tasdik memuru değilim, imzam da beleş değil” ifadesini kullandı.

“ŞAHİNLEŞMENİN ANLAMI YOK”

Talat, tarih kitaplarının değişimi konusunda özetle şunları söyledi:

“Tarih kitapları gözden geçirilebilir. Ama tarih eğitiminde zafiyet yaratılmamalı. Ben değişiklik sürecini destekledim ve değişen kitaplarla herhangi bir zafiyet yaratılmadı. Tarih kitapları çağdaş düşünce ve Avrupa Konseyi’nin kriterleri çerçevesinde değişti. Tarihi çarpıtma iddiaları doğru değil. Şimdi gündemde olan gözden geçirme daha da geliştirmek için ise sorun yok. Ama planlanan eskiye dönmekse zorumuz olacak. Kıbrıs Türkü yeni yüzüyle dünyadan destek bulurken şahinleşmenin anlamı yok.”

Talat, Başbakan Eroğlu’nun “müzakere heyetine temsilci” önerisiyle ilgili olarak ise “Bu konuyu basın yoluyla tartışmayacağım” dedi ve “Sorun yok. Hükümet ile Cumhurbaşkanlığı işbirliği içinde çalışmak zorunda” ifadesini kullandı.

HRİSTOFYAS’IN KIZININ DÜĞÜNÜ

KKTC Cumhurbaşkanı Talat, Kıbrıs Rum yönetimi lideri Dimitris Hristofyas’ın kızının hafta sonu yapılan düğününe davetli olmasına karşın katılmama nedeninin sorulması üzerine de şunları söyledi:

“O bizim düğünümüze gelmedi, üstelik düğünün yapıldığı otelin Rum malı üzerinde yapıldığını gerekçe gösterdi. Bu durumda ben de onun düğününe gitmemin doğru olmayacağını düşündüm ve gitmeyeceğimi de söyledim. Ben Sayın Hristofyas’ın kayınpederinin cenazesine katılarak çekincem olmadığını zaten gösterdim.”

BİR CEVAP BIRAK