İnadına AK Parti’yi Desteklemek!

Tehlikede olan cumhuriyeti kurtaracaklar, batı ile ilişkileri kesip atacaklar, AK Parti’nin demokrasi ve insan hakları bağlamında ülkeye kattığı ufku karartacaklar özetle… İzlediğiniz cümbüşün yegane amacı budur. Sabah-akşam dürüstlük naraları atarak Kemalizm üzerinden korku senaryoları pazarlayan ve fakat servetinin kaynağını açıklayamayan milyon dolarlık mütevazı Kemalistler(!) seçere memurları, felaket tellalları hep bu iş için koşullandılar. Aylardır bağırıp çağırıyorlar, akla ziyan şeyler söylüyorlar.


Mitingler, 27 Nisan e muhtırası ve malum patlamalarla bir cinnet ortamına itildik yine. Kimin eli kimin cebinde belli değil. Ötesini aralamaya kimsenin gücü de yok cesareti de. Bu menfur saldırıların müsebbibini bulmakta hiç zorlanmıyorlar. Teşhisi yaptıklarında merkez medya koroya eşlik ediyor, felaket simsarı CHP ses veriyor, kıymeti kedinden menkul yorumcular, terör uzmanları, akademisyenler, sahiplerinin talimatına uyup aynı şeyi tekrarlıyorlar. Her seçim öncesi ortamı “öteki” lehine değiştirmekle meşhur odaklar, düğmeye bastıklarında bir korku yayılıyor her yana ve aksini söylemek olanaksızlaşıyor.
Ağır bir bedel ödettirilmek isteniyor AK Parti’ye. Onun şahsında asıl darbeyi demokrasiye indiriyorlar ve Türkiye’nin çağdaş dünya ile buluşmasını geciktiriyorlar. İçe kapanan, işkenceleri gizleyen, yolsuzluklar üzeriden servet devşirilen kapalı toplum günlerini özlüyorlar. AK Parti, oyunun kuralından bahsederek iktidar alanını halkla paylaşmak istiyor. Geri kalmışlığı, fakirliği, insan hakları ihlallerini yenmek için atağa kalktığında kimi paçasına yapışıyor, kimi boğazına. Kimi bu girişimi cumhuriyet karşıtlığı olarak anlıyor kimi ülkenin satılması…


AK Parti iktidar ama kadrosu yok. Herkesin partisi ama tokadı yediği zaman en yakınındaki bile sahip çıkamayıp sıvışmayı seçiyor. Milletvekili olmak, belediye başkanı olmak, ihale almak, iktidar nimetlerinden yararlanmak için kuyruğa takılanların diğer adımları öbür koridora ayarlı. Tünelin ucunda muhtıra gördüler mi bir anda ortamın yabancısı oluveriyorlar. Bakmayın siz bunca adamın itiş tıkış bir araya geldiklerine; bu partinin bir Tayip Erdoğan’ı bir de ona inanmış bir avuç arkadaşı var. Karşısında ise siyaseten varlık gösterme şansını yakalayamadığı için darbe de dahil her şıkkı denemekte sakınca görmeyen bir kısım kafası karışık adamın peşine taktığı kalabalılar…


Recep Tayyip Erdoğan’ı dövmekte haklılar. İtilip kakılmasına sebep kendisi, kimsenin kabahati yok! Kim dedi ki ona iktidar olmanın yolu sandıktan geçer diye! Kimden duydu ki, cumhurbaşkanı seçmek halkın parlamentosunun yetkisindedir diye. Hangi tarihte rastlanmış CHP’ye rağmen bir atama yapmak, laikliğe dair yazıp konuşmak..! 
Çok fena yumrukluyorlar Erdoğan’ı, yüzü gözü kan içinde. “Yunan’ı denize döküyoruz” ruh hali içinde galeyana getirerek kalabalıkları AK Parti’ye karşı sövdürüyorlar. Yetmiyor, muhtıra ile ürkütüyor ve tehdidin büyüğünü haber veriyorlar. Daha da uslanmazsa seçimlerin iptal edilmesinden, başbakan ve arkadaşlarının yargılanabileceği yalanını yayıyorlar. Psikolojik harp taktiklerini iyi bildiklerinden bu korkuyla sandığı esir almak istiyorlar.. Seçmen katına da mesajlarını yayarak “AK Parti’yi desteklerseniz darbe olacak” demeye getiriyorlar.


Bense bütün bunlara karşı aklımda ve vicdanımda biriken haklı bir isyanla durup AK Parti’yi desteklemenin tarihe tanıklığın ve doğru adreste yer almanın bir şartı sayıyorum. AK Parti’nin dünya görüşüme uygunluğunu, politikalarını konuşabilecek vakit yok. Milletin iradesi ile şekillenen bu oluşuma karşı harekete geçen bu imhacı heyeti hepimiz yakından tanıyoruz çünkü. İktidar alanları daraldığında halkı hatırlayan, kalabalık kampanyalarla ilk sonucu aldıklarında korunaklı alanlarına çekilerek “halka rağmenci” yaşamlarına kaldıkları yerden devam eden bu suratları tanımak için ne çok darbe yaşadık, ne acılar çektik ama hafıza-i beşer nisyan ile malum işte..


Yine bir kırılmanın eşiğinde Türkiye. Demokrasisi ciddi bir sınavdan geçiyor. Ya her şeye rağmen doğru olanda ısrar edecek ya da korkulara pabuç bırakıp yine içine kapanarak devlet iktidarına teslim olacak. Aslında kavga AK Parti’ye karşı değil, halkın iktidarına karşı direnen derin iktidar sahipleri ile yaşanıyor. Tam da bu noktayı anlayıp inadına AK Parti’yi desteklemek demokrasiyi güçlendirecek, halkın iradesini hak ettiği noktaya çıkaracak. Umarım sandığa sağduyu ve tarihi tecrübeler yansır. Yoksa…Devletten torpilli CHP’nin anlaşılmayan bir yanı mı var! Demokrasi, devlete sırtını dayayarak, bireyi korkulan yere oturtarak dünyanın neresinde sonuç almıştır. Türk halkının bu kez bu trajik komedi oyuna gelmeyeceğine inanmak istiyorum…


________


toprak.r@hotmail.com


 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.