‘Namus cinayeti’ kanun çıkarttı

Almanya’da yaşanan çok kültürlülük tartışmaları namus cinayetleri ve zorla evliliklerin töresel ve kültürel nedenlerle mazur görülemeyeceği kararıyla sonuçlandı.

Zorla evlilikleri yasaklayan yasa tasarısı Berlin Eyaleti Hükümeti tarafından kabul edildi. Tasarı zorla evliliğe sebep olma suçunu altı ay ila beş yıl hapis cezası ve miras haklarından mahrumiyet olarak öngörüyor. Yasanın tüm Almanya’da geçerli olması için tasarı halinde  Federal Eyalet Temsilciler Meclisi’ne sunulacağı bildirildi.

HATUN SÜRÜCÜ DAVASI NEDEN OLDU
Verilen bilgiye göre, zorla evliliklerin yasaklanması fikri, Hatun Sürücü’nün Berlin’de erkek kardeşleri tarafından öldürülmesiyle ortaya çıktı. Almanya doğumlu Hatun Sürücü on altı yaşında, Türkiye’de yaşayan kuzeniyle zorla evlendirildi.

Geçimsizlik nedeniyle kocasından ayrılıp Almanya’ya dönen Sürücü”nün, 7 Şubat’ta Berlin’de otobüs beklerken üç erkek kardeşi tarafından öldürüldü. Öldürüldüğünde 23 yaşında olan kadının öldürülme nedeninin zorla evlendirildiği kuzeninden ayrılarak çocuğuyla Almanya’ya dönmesi ve başörtüsü takmamaya karar vermesi olduğu söylendi.

Hatun Sürücü Berlin’de 4 ay içerisinde yaşamını yitiren beşinci namus cinayeti kurbanıydı. Dört ayda işlenen 5 cinayetin kurbanlarından 4’ünün Türkiye kökenli olması dikkat çekti.

DAVA BAŞLADI

Hatun Sürücü’yü öldürdükleri iddia edilen üç erkek kardeşinin yargılanmasına başlandı. Bu nedenle Berlin’de zorunlu evlilikleri ve namus cinayetlerinin engellenmesi için çaba harcayan değişik gruplar ortak bir basın açıklaması yaptılar.

Dava öncesi bir basın toplantısı yapan kadın kuruluşları, eyalet hükümetinin girişimini selamladılar. Toplantıya katılan Eyalet Adalet Bakanı Karin Schubert de  yaptığı açıklamada, eyalet hükümetinin zorla evlilikleri yasaklayan yasa tasarısını kabul ettiğini belirterek, ”Zorla evliliklere izin vermeyeceğiz. Önemli bir sinyal verme zamanı geldi” dedi.

Değişik kuruluşlar ise hükümetin adımını selamlamakla birlikte zorunlu evlilik ve namus cinayetlerinin göçmen kadınların iş, öğrenim ve sosyal yaşamda eşit haklara sahip olması, kendi ayakları üzerinde duracak ve kendi kararlarını alacak hale getirilmesiyle mümkün olduğunu ifade ettiler.

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.