İnanmak zor…

Yaşamım  boyunca büyük paralardan, yüklü meblağlardan korkmuşumdur.
Mesela bazılarını yüzbin dolar sevindirir.
Oysa beni ürkütür.
Kimi için bir milyon dolarlık varlığa sahip olmak “fakirlik”işareti sayılabilir.
Oysa beni korku dolu rüyalarımın kabusa dönüştüğü andır.
Çok para sahibi olmak, sanki çok çalışmakla olmayacakmış gibi gelir bana.
Doğru ya da yanlış.
Para biriktirmekle de zengin olunacağına inanmayanlardanım.
Para eğer harcadığından kat kat fazla geliyorsa, harcadıklarından arta kalanlar giderek çoğalıyorsa, servetin de büyüyecek demektir.
Belirli bir işte çalışıp belli miktardaki para ile geçinmek zorundaysan ne uzarsın ne kısalırsın.
Sıradan vatandaşsındır.
Ben de öyleyim işte.

Paradan ve özellikle yüksek paradan neden bahsettiğimi biraz daha açmam gerekecek.
Ankara Ticaret Odası Başkanı Sinan Aygün, herkesin tanıdığı, her konuda bilgili ve donanımlı olduğu söylenen ve görünen bir kişidir.
Ne kadar çaplıdır, ne kadar zekidir ve ne kadar zengindir bilemem.

Sinan Aygün’ün Ergenekon dosyasında  ne işi var bilemem?
İddianameye nasıl girdi, neden girdi bilemem. Tahin de edemem.
Merak da etmem.
Ama bir gazeteci olarak evinin kasasında bulunan 2.5 milyon euoroluk paranın kaynağını izah ederken sarfettiği “Bu para mı ki” mealindeki cümlesi sanki beynimin bir yerine dübelle çakılmış gibi.
Bir türlü yerinden çıkmıyor bu cümle
Küçümsediği para 5 milyon dolara yakın bir meblağ.
Ortalama bir insanın yüzyılda kazanamayacağı bir para.
Bir kaç kuşak zincir teşkil etseler dahi böyle bir servete ulaşmaları kolay değil.
Peki Sinan Aygün; ailesinin 65 yıllık geçmişi, kendisinin 25 yıllık çalışma hayatı, eşinin ve çocuklarının katkılarıyla bu parayı kazanabilir mi?
Kazandı diyelim.
Peki Aygün bu paranın kaynağını ispatlamak için neden alım satım faturaları ile uğraşıyor ki?
Neden Ankara Vergi Dairesine gidip “ Arkadaş ben sana ödediğim yıllık vergilerle servetimin hesabını kanıtlayacağım. Bana çıkarın verdiğim vergi rakamlanı ve ona dayanan kayıtları” dese iş bitmez mi?
Biter.
Peki hiç siz bu kadar yüksek meblağı evinizdeki kasada, üstelik yatak odanızdaki kasada saklar mıydınız?
Şahsen ben saklayamam.
Nedenim çok açık ve net:
a-Kasayı satın alacak param yok.
b-Kasayı alsam bile hırsıza  güvenemem ve bu yüzden gece uyuyamam.
c-100 metre uzaklıktaki özel veya devlet bankalarından biri varken parayı evimde saklayıp  devamlı kabus yüzünden yatakta zıplamak istemem.
Özetle hiç bir kanıt, tanık, bilgi, belge bundan sonra paranın kaynağı konusunda beni iknaya yetmez.
Aslında, Sinan Aygün’ün kendi servetini küçük görmesinden, “2.5 milyon euro para mı yani” demesinden kaynaklanan bir “aşağılama” olmasaydı tek satır yazmayacaktım.
Ben aşağılanan yaklaşık 5 milyon doları savunmak, o paranın onurunu (!) korumak için yazdım.
Bana ait olmamasına rağmen.
O kadar parayı bir arada göremeyeceğimi bilmeme rağmen.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

five × five =