Nato, başka savaşlar mı planlıyor?

PAYLAŞ

Irak bombardımanı için oluşturulan koalisyon gücünde yer alan İtalyan tornadolarının eğitim amacıyla Kuveyt’teki askeri bir üsse gönderildiği öne sürülüyor. Oysa birkaç hafta önce başbakan Matteo Renzi, İtalya’nın İŞİD’e karşı düzenlenecek hiçbir askeri operasyona katılmayacağını söylüyordu.

İtalya’nın Irak’daki İŞİD mevzilerini bombalayacak uluslararası koalisyon gücüne destek verip vermeyeceği ülke gündeminde tartışılırken parlamento kararı olmadan bu yönde atılacak bir adımın demokrasiye aykırı olduğunu savunanlar bir elin parmağını geçmiyor.

Çizme’nin gündeminde dün Nato’nun Berlin duvarının yıkılmasının ardından Nato’nun düzenlediği en büyük tatbikat diye anılan “Trident Juncture (TJ 15) vardı. İki yıllık bir hazırlık sürecinin ardından dün İtalya, İspanya ve Portekiz’de başlayan tatbikata 36 bin askeri personel, 60 savaş gemisi ve 200 uçak katılıyor.

Nato’nun yeni savaş politikasını İtalya, İspanya ve Portekiz’e kaydırdığı yönünde yorumlanan TJ 15’in ilk etabı 16 ekime kadar devam edecek. Bu evrede Nato askeri personelinin stratejik ve işlevsel gücü test edilecek. Bu süreçte Nato’nun “modern savaş” teknolojisi masaya yatırılıyor. Nato üyesi ülkelerin askeri birliklerinin öngörülmeyen bir krizin tırmanması durumunda hazırlanmaları hedef gösteriliyor.

“Barışçı operasyon” masalı

Nato’nun bu tatbikatında iki sürpriz ülkenin adı dikkat çekiyor. Bu ülkelerden biri Avustralya öteki Ukrayna. Nato üyesi olmasalar da TJ 15’e katılan diğer ülkeler Avusturya, İsveç, Finlandiya, Bosna-Hersek Cumhuriyeti ve Makedonya. Bu dev tatbikata Nato’nun Kızılhaç ve Usaid gibi bazı organizasyonları ve uluslar arası ajansları da davet ettiği belirtiliyor. Nato böylece “insani yardım”ı öne çıkaran “barışçı” operasyonlar güttüğü masalını anlatmaya devam ediyor.

Bu tatbikata Nato’nun isteğiyle Avrupa Birliği de dahil edildi. AB’nin bu türde bir askeri operasyonda var olması her şeyden önce siyasi bir sorun oluşturuyor. AB Anayasası protokolünde Nato’nun, ortaklaşa savunma sisteminin temel noktası olduğuna vurgu yapılırken güvenlik ve savunma konularında AB’den daha güçlü bir rol üstlendiği belirtiliyor. Bu organizasyonda hiyerarşik bir yapı baskın. AB ittifakının başındaki üst düzey kumandanı ABD’nin başkanı belirliyor. Sözün kısası kilit noktalarda karar ABD’ye ait.

Avrupa Birliği haritasında eski Doğu bloğu ülkelerindeki yönetimlerin Brüksel’den çok Washington’a bağlı oldukları dikkat çekiyor. Bu durum ABD’nin AB’nin izlediği askeri ve dış politika bir yana, siyasi ve ekonomik politikalarına da yön verdiğini ortaya koyuyor. Bu gerçek Avrupa’yı yeniden soğuk savaşın odağına yerleştirirken gerilimin sınırlarının Asya ve Pasifik’e doğru genişlediği, Nato’nun Yakındoğu ve Afrika’yı askeri operasyonların merkezi gibi kullandığı belirtiliyor.

İtalya 2013’den bu yana Nato’ya topraklarındaki askeri üsler, ve poligonları açarak destek verdi. Ferrara’daki Poggio Renatico, Nato uçuşları ve kumanda sisteminin ilk merkeziydi. Bu merkezdeki kumanda sistemi, Doğu Avrupa’dan Asya ve Afrika’ya, 10 milyon kilometrekarelik bir alana askeri operasyon düzenlenebilmesine olanak tanıyor. Çizme’de Trapani, Decimomannu, Pratica di Mare, Pisa, Amendola ve Sigonella Nato operasyonları için kullanılan başlıca üsler.

TJ 15’in bütçesi sırra kadem basarken uzmanlar askeri operasyonlar için öngörülen rakamın milyarlarca dolara tırmandığını ifade ediyor. Nato TJ 15’e “Dulcis in fundo” gibi savunma sektöründe söz sahibi endüstrileri davet ettiği ni saklamıyor zaten. Nato yönetimi savaş tacirlerinin “askeri modernizasyon” adına yararlı oldukları görüşünde. Vatandaş, Trident Juncture’ın milyarlarca dolarlık bütçesinin kamu bütçesinden, dolaylı ya da dolaysız kendi cebinden çıktığının farkında değil.

CEVAP VER