NATO ve Sanal İpek Yolu Projesi

NATO’NUN “SANAL İPEK YOLU PROJESİ”, KAFKASLAR VE KADİFE DEVRİMLER… 


14. maddelik bir andlaşmanın çerçevesini oluşturduğu ve kurulduğu yıllardan günümüze kadar; dünyanın azgelişmiş ve gelişmekte olan ülkeleri üzerinde “demokles’in kılıcı” vazifesini, eksiksiz yerine getiren, yerine getirmekle kalmayıp, ağına aldığı azgelişmiş ülkeleri, gelişmiş batı lehine dönüştüren, silikleştiren ve bünyesine kattığı her ülkeyi cendereye sokan bir ahtapot: NATO…


Özellikle, soğuk savaş yıllarının; soğuk, metalik, ürkütücü, komplocu ve despot diktatörlerinin destekçisi! Sovyet bloğunun yıkılmasının, dünya halklarının “öteki”ne olan inancı ve direncinin yok olmasını sağlayan eli kanlı örgüt. Şimdilerde, bu eli kanlı ahtapotun kolları sanal alemde de iş başında. Kurulduğu günden günümüze kadar, askeri, strateji, jeopolitik ve istihbarat alanlarında Amerikan çıkarları uğruna dünyayı kollarında kıvrandıran ahtapot, kurduğu ağ sayesinde, Ortaasya, Avrupa ve Uzakdoğu ülkeleri arasında iternet yollu yeni bir yapılanmaya gidiyor.


NATO Bilim Programının bugüne dek sponsorluğunu yaptığı en büyük proje olarak açıklanan yapılanma sonucunda, Orta Asya ve Güney Kafkaslar’daki bilim adamları yada, ahtapotun kollarına takılan bilim adamları çok yakında interneti daha verimli şekilde kullanacaklar.


Avrupa ve Uzak Doğu’yu birbirine bağlayarak bilim ve ticari mal alış verişine olanak sağlayan tarihi pek Yolu’na atfen ” Sanal İpek Yolu” olarak adlandırılan bu proje, Orta Asya ve Güney Kafkaslar’daki sekiz ülkenin akademik ve bilimsel toplumları için bilgisayar ağı ve internet erişimini kolaylaştırmayı amaçlamaktaymış (!) internet bağlantısı bu bölgedeki mükemmel eğitim görmüş, Amerikan destekli bilim adamları ve araştırmacılarının bilgi alış verişi ve bilgi erişimi için etkili bir yol olması planlanıyor.


NATO’nun, Sanal İpek Yolu projesini, NATO Dergisi’nin ilkbahar 2002 sayısında, projenin henüz hazırlık aşamasında olduğu günlerde derginin internet sitesinde kamuoyuna şöyle duyurulmuştu:


“Bilim Programının bilgisayar ağından sorumlu direktörü Walter Kaffenberger şöyle diyor, ‘Bu proje, gerek kapsamınaÖnümüzdeki dört yıl içerisinde projeye toplam 2.5 milyon Amerikan Doları ayrılacaktır. Bu miktar Bilim Programı’nın bigisayar ağı için ayrılan bütçesinin yüzde 40’ını oluşturmaktadır ve programın 44 yıllık tarihinde tek bir proje için yapılmış en büyük yatırımdır.


İnternet bağlantısı ihtiyacı Güney Kafkaslar’da Ermenistan, Azerbaycan, ve Gürcistan, ve Orta Asya’da da Kazakistan, Kırgız Cumhuriyeti, Tacikistan, Türkmenistan ve Özbekistan için özellikle bir sorun olmaktadır. Bu ülkeler Avrupa İnternet alanının hemen dışında yer almaktadırlar ve gelişme düzeyleri fiber optik bağlantı kurmalarına el vermeyecek bir düzeydedir.


Bu durumda tek alternatif uydu aracılığıyla internet bağlantısı saılanmasıdır; ancak bunun maliyeti de yüksektir.  Tüm bu bölgedeki araştırma ve eğitim camiasının kullanabildiği bant genişliği ancak ülke başına 64 ila 384 kilobit/saniyedir(Kbps). Batı Avrupa’da ise evden internet bağlantısında ortalama bant genişliği en az 56 Kbps’dir. Geniş kapsamlı bantların giderek artması nedeniyle bu miktar da hızla yükselecektir.


Cisco Systems, her istasyona takılacak 400 bin Amerikan doları değerinde teçhizat bağışlamaktadır. Bu ülkelerdeki partikül fiziği toplumları ile uzun zamandır iş yapan Deutsches Elektronen-Synchrotron, bu ağý işletmek ve bağlantı noktasına ev sahipliği yapmak için gereken 350 bin Amerikan doları tutarındaki hizmeti sağlıyor.


Deutsche Forrschungs Netz, bilgisayar ağının Avrupa Birliği’nin pan-European Gigabit araştırma ağına (GEANT bağlanmasını garanti edecektir. GEANT dünyadaki diğer araştırma aglarina bağlıdır. Bu hizmet 125 bin Amerikan doları civarındadır.


GEANT uluslararası bant genişliği için bir ücret talep etmemektedir. EurasiaSat da bant genişliği için özel tarife uygulayacaktır. Bu ağın, Ekim 2002’ye kadar tamamlanmış ve çalışmaya başlamşş olması bekleniyor.


Dr. Kaffenberger sözlerine şöyle devam ediyor, “ şu anda öncelikli konu, 2004 yılında NATO tahsisatı sona erdikten sonra ,bu mükemmel projenin uzun vadede kendi kendini idame ettirmesi ve yaşayabilir olmasını garanti etmektir. Bundan sonra, düzgün proje yönetim yapıları ve yeni mali kaynaklar gerekecektir.


Belirli bir ücretle bu ağı kullanmak isteyebilecek örgütlerle temaslar sürmektedir. Bu örgütler arasında bölgedeki hükümetler ve sivil toplum örgütlerinin bağlantılarını geliştirmekte faal olarak çalışan Birleşmiş Milletler Gelişme Programı, ve internet  bağlantıları vasıtasıyla demokrasiyi geliştirmeyi amaçlayan Soros Vakfı da bulunmaktadır.


NATO Bilim Programı, geçtiğimiz on yılda Doğu Avrupa ve eski Sovyetler Birliği ülkelerindeki bilimsel toplumlara destek olmaya çalışıyordu. Ancak Doğu Bloku ülkelerinin çöküşünden sonra bu ülkelerin bütçeleri kalmadı. 1994’ten beri hedef, uygun altyapıyı kurarak ve çalışma grupları düzenleyerek akademik ve bilimsel kuruluşlar arasında yerel bilgisayar bağlantısının geliştirilmesine çevrilmiştir. Yerel ağlar ve altyapı kurulduktan sonra sıra küresel boyutta araştırma ve temasları kolaylaştırmak için basit ve güvenilir internet bağlantısının garanti edilmesine gelmiştir…”


NATO DÜNYAYI BAŞINIZA YIKIYOR !
NATO dergisini duyurduğu bu haberin üzerinden üç yıla yakın bir süre geçti. Bu süreç içinde, Gürcistan’da Soros destekli ve  Amerikan eğitim sisteminden yetişen Saakaşvili kabinesi “Kadife devrim”le işbaşına geldi. Acaristan Özerk Bölgesi ile yeni Gürcü yönetimi arasında gerilimler tırmandı. Gürcistan’da gerçekleşen bu darbe ile parelel olarak Moldova’da benzer bir gerilim yaşandı. Ukrayna’da Yuşçenko ile devam eden süreç, Hariri suikasti ile Lübnan’a da sıçradı. Ve son olarak Kırgızistan…
Komplo teorilerine meydan vermeyecek kadar açık bir sürece girildi ve bu sürecin aktörleri her şeyi dünyanın gözüne sokarcasına yapılandırıyorlar. Tabii, ” her taşın altında Soros parmağı var” gibi bir yaklaşımla gerçeklerin üzerine yanılsama perdesi örtmek, hedef şaşırtmak ta, içinde yaşanılan “kadifemsi” sürecin ruhunu besleyen bir duruma dönüşmek üzere.


Dünya’ya barış ve demokrasi getirme safsatasıyla ağına aldığı güçsüz ülkelerin başına, Gürcistan örneğinde olduğu gibi, kadife diktatörler’in getirildiği bir sürece girildi. Saakaşvili’nin Hollanda’lı eşi, Sandra Roelofs bir Hollanda dergisine verdiği demeçte; ” Kocam güçlü Gürcü liderlerin geleneksel çizgisine katılmak istiyor. Stalin ve Beria gibi olmayı arzuluyor…” diyordu.


Kafkaslar, petrol, Sanal İpek Yolu ve NATO ilgili bu gelişmelere bir gönderme yaparak, İngiltere Dışişleri Bakanı, Lord Balfour ‘un 1918’de sarfettiği şu sözleri hatırlatarak noktalayalım;


“Kafkaslarda beni alakadar eden tek şey var: Bakü’den Batum’a petrol taşıyan demir yolu hattı. Yerli halkların birbirini kesmesi umurumda bile değil…”


yavuzyusuf@superposta.com

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.