Öncü depremlerin yeni dalgaları

Fay hatlarının gerginliği son haddinde… Giderayak harcananlar ile, güçlenerek demir atanların arasında kalan kaygan kişiliksizlikler iyot gibi sırıtmaya başlayacak iyice…

Bunu görmek için sadece gözlem veya sezgi yetmiyor, taşları doğru yerlerine yerleştirmek için küresel tarih, küresel ekonomi, küresel Bizans oyunlarına da vakıf olmak gerekiyor. Ehh hamdolsun biz de biraz yetiştik göre göre… içerden ve dışarıdan… yaşaya yaşaya…

Son yılların Akepe yalayıcıları, şimdi pabucun pahalılandığını görünce, giderek orta yola doğru kaymaya teşne hale gelecekler, zeki olanları başladılar bile… Öngörüler basından filizlenip, halkın ara kademelerinde rüzgarlanıyor her zaman…

Bakınız mesela Fatih Altaylı bunun için iyi bir rol model. Şimdiden sonra, eski günahlarını örtecek yazılar yazmaya başlayacaktır, Atatürk’e önce yeniden yanaşacak, sonra tamamen Ata ruhuna sığınacaktır, dön baba dönecektir, makul ve mantıklı ara yollar yaratacaktır kendi toz toprak patikasına… Diğer benzerleri de aynen bu çamurlu yola rahvan olacaklardır topyekün… Metrekareye düşen Atatürkçü ve aklı selim yazarlar çoğalacağından, gerçek olanların değeri düşecektir gari…

Tıpkı gişe önünde yatıp kalkan kaşar siyasi müsveddelerin, önlerde zaptu rapt ile yerler tutacak olmalarından ötürü, yeni idealist model yeni politikacıların sahneye yakın bilet bulamayacağı, ya da mecburen kaşarlaşacağı gibi…

Son yılların basın prensi Baransu gibiler ise, etraflarında bir çok spekülasyonlar dönecek olmasına rağmen, hepsinden tereyağdan kıl çeker gibi sıyrılacaklar, talep gördürülen zıpçıktı pozisyonlarını perçinleyip koruyacaklardır fırtınaların ardından, cemaatin kaçınılmaz zaferi sonucunda.

Akepeyi AKP yapan cemaat, yani küresel piramidin alt kollarından olup, buralar için özel ve üşütmeyecek oranda sık dokuma kumaşla biçilmiş terzi dikimi elbisenin; tepelerden aldığı talimat gereği, provası yapılmış sıcak tutucu gelişmelere gebedir memleket… Buna kısacası tufandan sonrası veya RTE sonrası diyebiliriz artık… Harflerin açılımını ise Riyaseti Terk Etmek diye özetleyebiliriz… Ya da karma lisanlı bir terminolojiyle “Revenge’s Turkish Empozisyonu” ifadesi de yakışır bu duruma, küresel olarak…

Tamam, ülkenin başındaki 2 belirleyici gücün kavgası ayyuktadır, sunidir, ama o anlamda suni değil, dışardan bu tuşa basanların yeni tasarım modeline geçişleri adına suni yaratılmıştır. Yoksa kavga, bu güne değin üleşilenlerin afişesi anlamında, sapına kadar hayati anlam yüklenmiş akıl ermeyecek çaptaki bir çıkar çatışmasının daha fazla hasır altı edilemeyecek boyuta çıkıp, sular seller gibi yatağından taşmasıdır…

Ki o yatağı kimse tek başına islah edemez artık. İşbu nedenlerle kazayla iktidar edilip de, bunca sığ kadrosuyla, ona birikmiş sorunu kucağında bulacak bir CHP’nin hayrına değildir tek başına iktidar olmak, zaten bu kısa vadede rüyadır. Ve CHP’ye işte şimdiki rol biçilmiştir…

Ekseni cemaate daha sadık rotada kaydırılmış ve başına Davutoğlu gibi biri geçirilmiş, yapay olarak ilk yerel seçimler sonucunda bugüne nazaran zayıflatılmış, hatta bir ihtimal adı bile değiştirilmiş ve de RTE ve müritlerinden muaf bir AKP ile, yine ekseni küresel talimatla şimdiden kaydırılmaya başlanan, yani şimdiden kazandırılmış bir İstanbul belediyesi havucu ile, 2105 seçimlerine Sarıgül liderliği ile sokulacak olan CHP’nin; RTE’den kurtulmak adına ne yapılsa mübahtır politikası eşiliğinde, bugüne nazaran dozajında ve kontrollü bir güçlendirilme yapılarak, yeni kirişlerle koalisyona ortak olacağı, yeni taşeron sistemin inşası için, tüm zemin bugünden hazırlanmış ve hayata geçirilmeye tedricen başlanmıştır…

Yani özetle, 30 Mart 2014 yerel seçimlerinde, zemin etüdü ötesinde; yeni taşeron yapının temel derinliğinin saptanması ve halkın metan gazının dipten emilerek, Pirus zaferi naralarıyla, bu fikrin şakırt diye dayatılması süreci yaşatılacaktır Türkiye’ye… belediyeleri bugünün Ana muhalefeti sürpriz oranda alacaktır…

Temmuz 2015 genel seçimlerinde ise kucağımızda bu çift başlı görünen ama tek başlı ve dahi eğik başlı yeni modelin, piçleme cüce bebeğini bulacağız kucağımızda… Ingaaa diye ağlaşan…

Eee biz yaptık o bebeği de… ite ite bakacağız… önce küvezde, sonra yeni dünya düzeninin, düze düze rol biçtiği acımasız çarklar içinde büyüteceğiz… Bu şimdiden bilinçaltımıza zerkedildi bile… Velayetimize alıp, 10 sene de onunla oyalanacağız, taa ki yatağına işeyip, sular seller yatağından taşıp da, önüne bent çekilmesi gereken günlere kadar…

Çok sallıyosun Metin hoca diyenleri duyuyorum… da, ne diyeyim; “ İktidar her rejimde vardır, muhalefet yalnız demokrasilerde vardır, halkımız bizi muhalefete seçmiştir…”

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.