“Önce işgal, talepler sonra”

“Önce işgal, talepler sonra”

0
PAYLAŞ

Marksist felsefeci ve kültür kuramcısı Slavoj Zizek, Guardian gazetesinde yayımlanan makalesinde Wall Street’ten Madrid’e oradan Londra’ya uzanan ve dünyanın bir çok ülkesinde ve kentinde devam eden işgal eylemlerine ilişkin yorumda bulundu. Zizek, Wall Street’teki kamp alanını ay başında ziyaret ederek bir konuşma yapmıştı. Guardian’daki makalesi de bu konuşmadan izler taşıyor.

“Önce işgal edin, talepler sonra gelir” başlıklı makalede Zizek, işgal eyleminin amacı belirsiz diye eleştirildiğini, protestocuların bir sonraki adımları üzerinde düşünmeleri ama düşman bölge üzerine tartışmalardan kaçınmaları gerektiğini savundu.

Muhalif söylemleriyle bilinen Zizek, “Protestocuları bekleyen en büyük tehlike, kendilerine aşık olmaları. Karnavallar ucuza çıkar – ama bunların asıl değerini, ertesi güne ne kaldığı belirler, normal gündelik hayatımızın ne kadar değiştiği… ” diyerek şu çağrıda bulundu:

“Protestocular yoğun ve sabırlı çalışmaya gönül vermeliler – onlar bir son değil, başlangıçlar. Temel mesajları şu: bir tabu yıkıldı, mümkün olan en iyi dünyada yaşamıyoruz, başka alternatifleri düşünebiliyoruz hatta buna mecburuz. Sorun yolsuzluk ya da açgözlülük değil, sorun sizi yolsuzluk yapmaya sevkeden sistemdir.

Önümüzde uzun bir yol var ve eninde sonunda gerçekten zor sorulara yanıt vermemiz gerekecek. Bunlar ne istemediğimiz üzerine değil, ne istediğimiz üzerine sorular. Mevcut kapitalizmin yerini hangi toplumsal örgütlenme alabilir? Ne türden yeni liderler istiyoruz?”

Zizek, Bill Clinton’ın Wall Street protestolarına tepkisini boks maçında tarafların yumrukları önlemek için birbirine sarılmasına benzetiyor. Clinton’ın protestoların amacını belirsiz diye nitelediğini, belli bir amaca ihtiyacı olduğunu, aksi takdirde başka birilerinin gelip yarattıkları boşluğu dolduracağını savunduğunu anlatarak ve şu yorumda bulundu:

“Bu aşamada direnilmesi gereken ise protestonun enerjisini bir dizi somut, pragmatik talebe dönüştürmemektir. Protestolar hegemonik ideolojide bir boşluk yaratmıştır ama bunu uygun şekilde doldurmak için zamana ihtiyaç vardır çünkü bu gerçek anlamda yeni bir başlangıca gebe bir boşluktur.”

Zizek makalesini şu sözlerle tamamlıyor:

“Sessizlik, diyaloğun reddi bizim “terörümüzdür”, olması gerektiği kadar kötüye alamet eden ve tehditkardır.”

BİR CEVAP BIRAK

16 + 18 =