Önce niyetini sorgula

Geçen gün yine bir dost ile sohbet ediyoruz.


Her zamankinden daha gergin görünce merak ettim ve bir sebebi olup olmadığını sordum. Meğer bir dokundum ve bin ah işittim misali çok doluymuş.


Önümüzdeki günlerde bir kuruluşun başkanlığı seçimi varmış. Kendisi de aday olmuş. Karşısındaki adaylar da çok güçlüymüş. Anlayacağınız bizimkinin sıkıntısı seçimde: “ya kazanamazsam “ gerginliği imiş.


Kendisini teselli mi edeyim, akıl mı vereyim karar veremedim. Ancak bir şeyler söylemek zamanı olduğu ortadaydı.


Önce; “neden kazanmak istiyorsun” diye sordum. Cevabı hemen hepimizin vereceği cinsten; “hizmet etmek istiyorum” dedi.


İşte tam bu cevaptan sonra biraz şaka,  biraz da ciddi kendisine takılmaya başladım:


Eğer niyetin insanlara hizmet ise, bu iyi niyetinden dolayı sen zaten
baştan başarılı olmuşsun. Çünkü niyetinin karşılığını manen alacaksın. Dolayısıyla gergin olmana, kazanma telaşına girmene ve hatta rakiplerinle ilgili dedikodulara karışmana sebep yoktur.


Demokratik bir yarış anlayışı, tatlı bir rekabet yaklaşımı sana yetecektir. Bu gibi işlerden rant sağlamayı meslek haline getirenlere dikkat et. Bizler ve onlar ayrışmasından istifade etmek isteyenlerin olacağını unutma. Senin ve rakiplerin arasında söz taşıyanları, bu gibilerin daima kazananların yanında görünmeyi huy edindiklerini iyi bil.                                                      


Çevrende dahi olsa, bazılarının sana yanlış yaptırmasından kork ve her daim uyanık bulun.


Rakiplerinin seçim sürecini başka alanlara (kavga, gürültü gibi) çekmesine asla fırsat verme. Bu da ancak soğukkanlı olmakla mümkündür.


Dostum sadece dikkatle dinledi ve hiçbir şey konuşmadı. Biraz oturduktan sonra izin isteyerek kalktı. Bu tutumu karşısında şaşırmıştım. Acaba yanlış mı yaptım diye kendi kendime sordum.


Aradan birkaç gün geçmişti. Bahsettiğim dost aradı ve birlikte çay içmek istediğini söyledi. Bir yerde buluştuk. Hoş beşten sonra birkaç dakika hiç konuşmadan oturdu. Ben de bir şey sormadım. Sonra başını kaldırdı ve şunları söyledi:


— Geçen gün anlattıklarını düşündüm. Çok haklısın. Konuştuklarımızı yapmaya çalıştım. Şimdi çok sakin ve mutluyum. Artık seçimi  kazanamazsam bile üzülmeyeceğimi hissediyorum.  


Doğrusu bu duruma ben de sevindim. Dostuma takılmadan da edemedim:  


Galiba sohbetin ayarını iyi yapamadık. Bu kez de çok fazla sakin
görünüyorsun dedim.  


Birlikte gülüşmeye başladık. Çay da çok güzeldi o gün.                                                                                                        
 
izzettinicin@hotmail.com

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

twenty − 8 =