Önce tahrip edildi, şimdi korumaya alınıyor!

Önce tahrip edildi, şimdi korumaya alınıyor!

0
PAYLAŞ

AKP’nin açılımlarından nasibini alan Antalya’nın Elmalı ilçesine bağlı Tekke köyü, Alevi toplumunun en önemli inanç merkezlerinden biri. Tekke köyünü önemli bir inanç merkezi haline getirense Hacı Bektaş-i Veli’nin ardından en önemli inanç önderi kabul edilen Abdal Musa Sultan’ın 700 yıl önce kurduğu dergahına ve türbesine ev sahipliği yapması. Ancak dört yıl önce başlatılan ve fiyaskoyla sonuçlanan Alevi açılımının merkezindeki Tekke köyü, iki yıldan beri Abdal Musa türbesinin hemen yanıbaşındaki ‘Dur Dağı’na açılan mermer ocaklarıyla gündemde.

DAĞLARLA SEMAH DÖNEN ABDAL MUSA

Dur Dağı, Abdal Musa ile anılan efsanalere ve kerametlere ev sahipliği yapıyor. Tekke köyünden Alevi Dedesi Hüseyin Eriş, Kaygusuz Abdal’ın ocağına sığındığı Abdal Musa’nın kırk müridiyle birlikte semah dönerken dağların ve taşların da arkalarından yürüdüğünü ve Abdal Musa Sultan’ın ‘dur dağım’ dediğinde dağları durdurduğuna ilişkin bir efsaneden söz ediyor. Efsaneye göre, Kaygusuz, Abdal Musa’ya biat ederek müridi olur. Oğlunun eve dönmediğini gören Alaiye Bey’i, Teke Bey’ine durumu bildirir ve oğlunu kurtarmasını ister. Teke Bey’i ile mücadele eden Abdal Musa ve müritlerinin semah ederek ilerlemeleri üzerine, dağ da onların ardından hareket etmeye başlar. Abdal Musa bunu görünce, “Dur, dağım dur” der ve dağ durur. Daha sonra ağaçlar ve taşlar coşa gelip Abdal Musa ile birlikte Teke Beyi’ne karşı yürürler. Dur Dağı’nda ne kadar ağaç, taş varsa hepsi halka olup Abdal Musa ile semah dönerler. Sultan Abdal Musa ile dervişleri, semah ederek Teke Beyi’nin yaktırdığı büyük ateşin içine dalarlar ve ateşi çiğneyerek söndürürler.

KAYGUSUZ ABDAL’IN YETİŞTİĞİ DERGAH

Yedi tepeli dağın adı bu efsaneden sonra ‘Dur Dağı’ olarak anılıyor. Bu nedenle her yıl dünyanın değişik yerlerinden gelen Aleviler bu bölgeyi ve türbeyi ziyaret edip, kurbanlar kesiyor. Ayrıca tasavvuf şiirinin en güçlü isimlerinden Kaygusuz Abdal’ın yetiştiği dergah olan bu önemli inanç merkezine geçmişte ‘devlet eliyle’ bir kültür merkezi de inşa edilmiş. Her yıl Haziran sonunda burada önemli etkinlikler yapılıyor, siyasiler, yöneticiler bölyege çıkartma yapıyor. Ancak böylesine önemli bir inanç merkezi olan Dur Dağı ve çevresinde onlarca taş ve mermer ocağı bulunuyor.

‘BUNUN BEDELİ NASIL ÖDENECEK’

İki yıl önce Abdal Musa türbesinin yaklaşık 5 yüz metre yakınlarında açılan mermer ocağı Alevi toplumunun büyük tepkisini çekmiş, ülkenin dört bir yanından gelen Aleviler hem Tekke köyünde hem de Antalya’da çok sayıda eylem yapmışlardı. Geçtiğimiz yıl mermer ocağıyla ilgili ‘yürütmeyi durdurma’ istemiyle açılan dava süreci hakkında görüşlerini aldığımız hukukçuların beklentileri umut dolu. Ancak inançlarının en önemli dergahında iki yıldır tanık oldukları karşısında isyan eden Alevi Dedesi Hüseyin Eriş umutla şaşkınlığı bir arada yaşıyor. Abdal Musa türbesinin yanıbaşında açılmasına izin verilen mermer ocağının “inançlarına saldırı” olduğunu savunan Eriş, yargıdan çıkacak karardan umutlu olduğunu vurguluyor ancak, ” dünyanın her yerinden büyük tepki çeken böyle bir uygulamanın yanlış olduğu er geç anlaşılacak. Bu tepeler, dağlar, taşlar bizim için kutsaldır. Buradaki ağaçlardan bir dal dahi koparmayız. Taşlarına dokunmayız. Buradaki her şey ortak değerimizdir. Ancak buraya açılan mermer ocağının yarattığı tahribatın bedelinin nasıl ödeneceğini bilemiyorum” diyor.

ÖNCE TAHRİP EDİLDİ ŞİMDİ KORUMA ALTINA ALINACAK

Kültür ve Turizm Bakanlığı uzmanlarının geçtiğimiz ay bölgede yaptığı incelemelerin sonucuyla ilgili gelişmeleri sorduğumuz Dede Hüseyin Eriş, yapılan çalışmaların ardından Antalya Koruma Kurulu’nun, Abdal Musa türbesinin yaslandığı Dur Dağı’ndaki yedi tepenin ‘inanç merkezi’ olarak tescillenerek koruma altına alacağından söz ediyor. Akçaeniş Deresi, Oturak Dağı, Kocaboğaz, Karamık Burnu, Mestan Dede, Budala Sultan ve Deliktaş Deresi gibi Alevi toplumunca kutsal sayılan alanların sit alanı olmasına yönelik çalışmanın kısa süre sonra tamamlanacağını söyleyen Eriş, mermer ocağıyla ilgili açılan davanın sonucundan da umutlu olduklarını belirterek, “bu yanlışa dur denileceğine dair umudumu hiç bir zaman yitirmedim” diyor.

İki yıldır tepkilerin dinmediği Tekke köyü ve çevresinde, inançlarının yanısıra yetiştirdikleri ürünlere de büyük zarar veren mermer ocağının yargı kararıyla kapatılması yönünde umutlu bekleyiş var. Ancak Alevi yurttaşların inançlarına ve yaşam alanlarına yönelik ‘saldırı’ olarak gördükleri uygulamalar karşısındaki kırgınlık ve öfkeleri bitecek gibi görünmüyor.

HEM OKUL, HEM SAVAŞ ÖRGÜTÜ OLAN DERGAHLAR

Alevilik ve batıni inançlar üzerine yaptığı araştırmalarla bilinen yazar Esat Korkmaz, Alevi açılımı sürecinde kendisiyle yaptığımız kapsamlı söyleşide, dergah ve tekke olarak adlandırılan örgütlenme modelinin aynı zamanda birer savaş okulu biçiminde eğitim verdiğinden söz etmişti: “Geçmişte batıni kültürlerin örgütlenmesi okul biçimdeydi. Aynı zamanda öğretim üyeleri de vardı bu örgütlenmenin. Bunlara pir, mürşit ve rehber deniyordu. Bir eğitim programı vardı bu kültürün. Adı, ‘dört kapı kırk makam.’ Örgütlenme öncelikle okul, ardından savaş örgütü biçimindeydi. Örneğin Şah Kulu dergâhı yatılıydı, hem okul hem de savaş örgütüydü. Şimdi bu anlamda bir örgütlenme yok. O zaman, bu günün çağdaş, demokratik kitle örgütlerinin dışında kalan geleneksel örgütlenmelerin tümüyle okul olması gerekiyor. Örneğin Abdal Musa Dergâhı okul olmalı. Çünkü geçmişte bu böyle. Alevilik okullu bir gelenek. Her ocak bir okuldur.

GEÇMİŞİN ABDAL MUSA ÜNİVERSİTESİ

Aleviliğin bu günkü anlamda beş tane üniversitesi vardı geçmişte. Bu günün diliyle konuşursak, Hacıbektaş Dergâhını YÖK’e benzetebiliriz. Bunlar, biri Abdal Musa Dergâhı ki burası ana üniversitedir. Biri Kaygusuz Abdal Dergâhı; Kahire’de, Mukadder tepesindedir. Biri Seyidali Sultan, -Kızıldeli de denir-; Yunanistan’dadır. Diğeri de Kerbela’dadır. Bunların hepsi üniversite. Ve bu okulların başında tepe örgütlenmesi olarak Hacıbektaş Pir Dergâhı dediğimiz ana okul var.”

FOTOĞRAFLAR

ABDAL MUSA TAŞ OCAĞI EYLEMİ

ABDAL MUSA TAŞ OCAĞI EYLEMİ

Abdal Musa Türbesi

Dur Dağı

BİR CEVAP BIRAK