Ne biçim mantık?

Son yıllara kadar halkın cahilliğinin okuma-yazma bilmediği manasında anlaşıldığı varsayıldı. Ancak, okuma –yazma oranının arttığı, köy çocuklarının bile okuyup üniversite bitirdiği ve önemli yerlere geldiği günümüzde,  halkın halen cahil olduğu iddiası ne demeye geliyor?
    
Öyle görülüyor ki; halkın cahilliğinden maksadın,  okuma-yazma olmadığı, devamlı birileri tarafından kandırılabileceği, hatta kandırıldığı, dünyayı bilemediği, tercihlerinde hata yaptığı, kendisini kurtarmak (!) isteyenleri bir türlü tanıyamadığı ve hatta anlayamadığı düşüncesi olduğu artık iyice görülmektedir.
    
Değilse, halkın tercihleri neden küçümsenir ya da yok sayılır?
Peşinen diyelim ki; cahil,  okula gidememiş insan değildir.
Çağın doğrularını, standartlarını kabul edemeyen veya hazmedemeyenler cahil kabul edilmelidir.
    
Halkın cahil olduğu, düşünemediği, her şeye kandığı varsayımı başlı başına kara cehalettir. Hele hele, benim doğrularımı kabul etmeyenler cahildir anlayışı ise tamamen klinik bir vakadır.
    
Halkın teveccühünü göremeyenlerin,  halkı cahil sayması artık çok gerilerde kalmalıdır.
    
Medya, halkı bilgilendireceğine yön vermeye çalışıyor. Neden?
Siyasiler, halka projeler sunarak, alternatif çözümler üreterek oy isteyecekleri yerde, birbirleriyle ağız kavgasına giriyor. Beni seçmeyenler yanlış yapıyor gibi basit ve anti demokratik düşünceler  sonucu kayıkçı kavgaları yapılıyor. Niçin?
    
Bütün bunların altında, halkın cahil olduğu kanaati yatmıyor mu?
    
Ülkede,  yıllardır yaşanan sıkıntıların temel sebebi, halkın cahil olduğu, doğru karar veremeyeceği, her ne kadar seçim yapıyorsa bile, genellikle yanlış (!) karar verdiği ve haliyle birilerinin onun adına hamilik yapması gerektiğini savunan mantık olamaz mı?
    
Bu yazıyı abartılı görenlere soruyorum; Demokratik ülkelerde, seslerini duyurmak isteyen her türlü aşırı gruplar  yok mu? Demokrasi sürdükçe, bu gibiler marjinal kalmaya mahkûm olmuyor mu?
Halkın,  bunlara asla sıcak bakmayacağını geçmiş yıllar ve acı tecrübeler göstermedi mi?
    
O halde, korkular, evhamlar neden?
    
Korkulardan kurtulmanın yolunun, korkmamak ve korkunun üzerine gitmek olduğu söylenir.
Haydı, biraz cesaret.


izzettinicin@hotmail.com

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.