Ne düştü? Ne eğik?

Ne düştü? Ne eğik?

0
PAYLAŞ

biz paralel evrende gaza gelüp ve dahi eş zamanda, eşbaşlılık muktesebatı muhayelesinde, mukavemete karşı, “ ya Allah, bismillah “ diye arıtma tesisi açarkene, namütenahi mahiyette tezahür edilebile…
Ki bizim gibi arınsın Esed kardeşim… Yoksa tesisisimizi kurarız Şam’da alimallah 1.5 saat içinde… Ya Allah! İki gülle atımı sola, 3 gülle atımı aşağı yukarı…
Çıkar deriz ki, “Beş kez tarlaya düştü, sabrettik, altıncı yola düştü nota verdik, eh! sonuncu eve düşünce sabrımız taştı… Zamanında biz kaç kere Nato’ya verdik… nota yani… hatta veriştirdik… bu iş bitmiştir… Şam’a sefer oluna… Şam’dan şeker getirile, Şamdan yakıla, ıkına sıkına…”
“ Peki ya şehit olacaklar? ” diye sorarsa halkım, “dedem şehit olabilmişse, herkes şehit olabilir” deyü cevap verile… Haydi Allah rasgetire! Yakında bir yolcu uçağı yanlışlıkla düşürülürse ve siviller ölürse allah şimdiden yakınlarına sabır, şehitlerimize selamet ihsan ede, etmezse rahmet…. gömün…
Espri bir zeka üretimidir. Zeka ise, espriden anlayabilme ölçütüdür. Ama bu işin şaka götürür yanı kalmadı. Haberlerde hala, ” Hatay’a bir top mermisi daha düştü ” diye veriliyor tali haber. Küçük muhalefetten kurt takımının sözcüsü uludu uludu, gitti bir daha verdi iktidara… yol. Bu kadar yollu olunmamalı, arada kişilikli de olunabilmeli. Şövenistlerimiz fırsat bu fırsat esiyorlar, gürlüyorlar, meydan okuyorlar ama otoritenin medyası hala ” Suriye bize mermi attı ” diyemiyor, ” düştü ” olarak kabul ediliyor hergün sınırlarımızı ve bağrımızı delip geçen toplar.
Bütün topları toplasak keşke, çok oldular, basına yansıyan 8-10 top yedik şimdiden, yansımayan topçular zaten toptop toplanmış toplu halde… İnşallah iç sahada daha yemek zorunda kalmayız. Çünkü top bu… nereye isabet edeceğini bilemez, hele şuursuzların elinde, daha da tehlikeli olur. Birkaç kez direkten döndük, Allah cahil cesaretinden korusun ülkemizi. Zaten egemenliklerini bağışlamadan biz onları 1.5 saatte yerle bir ederiz. Peki komşusuz nideriz?
Amerika’nın yakın vadedeki muhtemel yeni Başkanı Romney, Suriye’li muhaliflere silah vereceğini seçim propogandası olarak kullandı. Kullarımızı haydi haydi kullanır. Zaten sormuşlar, ” silahların El Kaide’nin eline geçmesini nasıl engelleyeceksiniz? ” diye… ” Türkler ve Suudiler kanalıyla” diye cevap vermiş. Bu kadar da güveniyor yani elemanlarına. Obama’yı da kandille ve şamdanla aratacağı belli olan, sistemin bu yeni adamı, ülkemizde gübrelenip, uydu modunda yetiştirilenler kanalıyla, Babil’in asma bahçelerinde nice peyzajlar ördürür gari başımıza bundan beri… Çok acemiyiz ve Acemler kadar bile olamadık, bir nükleer Ziggurat’ımız bile yok, hep konvansiyonel zerzevat… Ecevit’in Clinton karşısında, zerafetten dolayı eğik duruşunu, Obama karşısında tam tarif edildiği gibi, bacak bacak üstüne atan dik oturtuluşlara tercih eder, duruşların değil, içerden dışardan vuruşların tarihe geçtiğini hatırlatırım. Hititlerin Şuppililiuma’sı da en az Tutankamon kadar dik otururdu Kadeş hatırına. Yıldırım Beyazıt, Timur’dan eğik miydi? Yakın tarihde dik duruşu simgeleyen 3 adam var. De Gaulle, Fidel ve Atatürk… Eğikler ve yamuklar ise tonla ve o yüzden ucuzlar…
Zaten yağan TOP da, oynanan BOP da CHP’nin eseridir. Kop da gel Muho Ağa… CHP ise Elmalık’lı Muharrem’in ince bıçkın keseridir, cevapları pek seridir, örgüt salvo yeridir. Ne kadar savursa o kadar prim yapar, feysbuk ona tapar. Siber seslenir, ego beslenir. Genel Başkanlığa soyunursa, üşüyünce giyinir. Büyük muhalefetin bu en büyük muhalifi, bazen halkın kürsüsünü ego tatmin yeri olarak kullanıyor da olsa, olsun varsın. Burdan atılan toplar gülleler vurma amaçlı değil, dikkat çekme amaçlı, liderliğin nabzını yoklama, zeminini ölçüp biçme amaçlı… Bilinmez ki dağlar çok yamaçlı… Lakin dağları yüksek gösteren çukurlardır. İstihkam Tepe sırtları, Elmalık’a doğal surlardır.
Yazılarımı ve arkeolojik kazılarımı pek kimse anlamıyormuş. Zaten anlayanlar çoğaldığı zaman bu tür yazılara gerek kalmayacak.

BİR CEVAP BIRAK