Ne olacak anayasal halimiz?

“Kuyu derin, atılan taşı çıkarmak için 40 kişinin uğraşması yetmiyor” diye anayasayı değiştirmekten vazgeçecek değiliz.
Bu anayasa değişecek.
Ya değişecek, ya değişecek…
Önemli olan anayasayı kimin yapacağı?
Böylesi hiç görülmemişti.
Elimizdeki, yani onuncu cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’in-şu anda o emekli- rahmetli DSP Lideri Ecevit’in yüzüne fırlattığı bu anayasa, 25 yılda 13 kez değiştirilmiş.
Yapılan hesaplara göre üçte biri değişmiş.
Üçün biri gitmiş..
Geriye üçün ikisi kalmış.
Açıkcası Orgeneral Ahmet Kenan Evren’in emir komutasında ihtilalden sonra Danışma Meclisin’deki asker-sivil karışımı insanlara dikte ettirilerek ortaya çıkan bu anayasamız, ayan beyan ortada ki,  bakire değil.
Nedeni üçte biri gitmiş..
Aslında işe kadınları karıştırmazsak, bu anayasaya iğdiş edilmiş demek belki daha doğru olabilir…
Anayasamız için “Ahı gitmiş, vahı kalmış” demek zor, çünkü esas değiştirilmesi gereken maddelere siviller ellerine sürememişler.
Sıkıntı da burada zaten.
Anayasayı değiştirmek için kolları sıvayan siviller, yani TBMM’nin eski seçilmişleri, korkudan veya konjonktürel vaziyetlerden dolayı, iğdiş edilmiş 1982 anayasasını bir kere olsun toptan ele alamamışlar.
Şimdi “sil baştan” noktasına nihayet geldik.
Yıl 2007. Aradan çeyrek asır geçmiş.
Bu kez, seçilmişler, -nedense bu sadece AKP’liler oluyor- tuttular, tanınmış anayasacı ve hukukcu akademisyenlere bir anayasa taslağı hazırlattılar.
Tasarı değil, taslak…
Amaç; üzerinde geniş mutabakat sağlansın, tartışılsın, asker ve siivil herkes görüşlerini belirtsin, sivil toplum örgütleri maddeleri didik didik etsin ve ortaya mükemmele yakın bır anayasa çıksın.
Mükemmel demek zor.
Dünyanın hiç bir anayasası mükemmel olamıyor.
Bizimki de varsın mükemmel olmasın.
Ama hiç olmazsa kimsenin başı ağrımadan, üzerinde harf, kelime, cümle tartışması yapılmayacak bir anayasa ortaya çıksın ve bizi bir 25 yıl daha götürsün yeter.
Hatta 25 yıl bile fazla..
10 yıl yeter.
Siz anladınız (!)
Bizi bir süre idare etsin de, peki anayasa konusunda daha baştan çıngar çıkmasına ne demeli.
Çıngar çıkar, çünkü biz aynı zamanda ortadoğulu bir ülkeyiz.
Üstelik nüfusun yüzde 99’u Müslüman bir ülke.
Müslüman olunca da bazı din motifleri ile dünya işleri birbirine karışıyor.
Karışmasa bile biz karıştırmadan edemiyoruz.
Oysa dünyanın hiç bir anayasasında dünyevi meselelerle, uhrevi meseleler karıştırılmıyor.
Karıştırılmıyor, ayrıca  demokratik ülkeler, birey haklarının korunmasında ve sosyal yaşamda ileride  çıkabilecek sorunları çözen maddelerle anayasalarını güçlendiriyor.
Biz ise dünyevi sorunları bir kenara bıraktık, anayasaya yine dini motifler bulaştırdık.
Türban sanki her derde deva gibi yine kenar süsü yapılmak isteniyor
Ve ilk günden itibaren anayasaya bulaştırılıyor.
Bence hafızası son derece zayıflayan Başbakan Erdoğan’ın “Herkes kendi işine baksın” diye sert çıktığı üniversite rektörleri haklı.
Üniversite rektörleri her alanda görüş bildirir.
Üstelik türban da kendi kapsama alanlarında..
Başbakan geçmişteki sözlerini hatırlamayabilir.
Beş yıl önce söylediklerini de.
Hatta seçimlerden önce söyledikleri, daha sonra seçimi kanandığı gece halka söylediklerini, vaat ettiklerini hep ama hep unutuyor.
Ama hiç olmazsa bu anayasa taslağını hazırlattığı bilim adamlarının profesör olduklarını unutmasın.
Bilim adamına, akademisyenlere, profesörlere anayasa taslağı yaptır, sonra bir kısım bilim adamı buna karşı çıkınca “Herkes kendi işine baksın” de.
Hani geniş katılımlı bir anayasa yapılacaktı?
Nerde?
Nerde verdiğin sözler?

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here