Ne olacak bu, “Kıdem Tazminatı”?

Çalışma yaşamına ilişkin olarak, 2000’li yıllara damgasını vuran ve gündemden hiç düşmeyen, yasal düzenleme konusu, “Kıdem Tazminatı”. Ne olacak? En yetkili Hükümet yetkililerinin açıklamaları, işveren örgütlerinin istemleri ve işçi örgütlerinin de tepkileri. Peki neyi tartışıyoruz?

Yasal düzenleme, değişiklikler, yargı kararları çerçevesinde hukuki bir tartışma yapacak değiliz. Konunun hep gündemde olması nedeniye, nereye gidiyor, ne olacak veya olmayacak, onun üzerinde durmaya çalışacağız. Daha açık bir tanımlama ile tartışmanın dayanaksızlığını aktarmaya çalışacağız.

Bilindiği gibi İş Yasası’nda, işçilerin çalıştıkları süre ile ilgili, çalıştıkları her yıl için, işten çıkarılma ve emekli olma halınde, bir aylık giydirilmiş ücretlerinin, brüt olarak ödenmesi, kıdem tazminatı olarak düzenlenmiştir.

1475 sayılı İş Yasası’nda yapılan ilk düzenleme de bu tutar, 15 günlük olarak düzenlenmişti. Bülent Ecevit’in Başbakanlığı döneminde bu süre, bir ay olarak arttırılmış ve ödeme ile ilgili olarak da, bir fon kurulması öngörülmüştür.

Askeri yönetim döneminde bu düzenlemede bir dizi değişiklikler yapılmışsa da, bir aylık süre ve fon kurulması üzerinde bir değişiklik yapılmamıştır.

Yeni İş Yasası düzenlemesinde de kıdem tazminatına ilişkin olarak, bu düzenleme aynen korunmuş ve hatta tek o madde yeni yasaya eklenmiştir.

Kıdem tazminatı konusu, iş uyuşmazlıklarında önemli bir konudur ve yargıya en çok intikal eden bir uyuşmazlık konusudur. Ayrıca akademik çevrelerce bu uyuşmazlıklar ve yargı kararları, en çok değerlendirilmeğe tabi tutulan bir konudur.

Bu konu ile ilgili, yüksek lisans ve doktora tezleri olduğu gibi, uyuşmazlıklar ve çözüm yolları, uygulamanın nasıl gerçekleştiği gibi, bir çok konuda da çalışmaların yapıldığı, incelemelerin ve tezlerin kitaplaştırıldığı da görünen bir gerçekliktir.

Burada konu ile ilgili, sadece iki konu üzerinde duracağız. Fon ve bu bir aylık sürenin azaltılıp azaltılmayacağı.

Önce birinci olarak, FON konusunu ele alalım.

40 yılı aşan bir süre geçmiş, KIDEM TAZMİNATI FONU kurulması yasada öngörülmüş olmasına rağmen, bu güne değin, hiç bir Hükümet döneminde öngörülen düzenleme gerçekleştirilmemiştir. Yasal düzenleme ile ilgili olarak, hiç bir Hükümet döneminde, yasa tasarısı taslağının, TBMM’ne sunulması bir yana, bu konuda tasarı taslağı çalışması metni de ortaya çıkarılıp, tartışmaya ve değerlendirilmeğe açılmamıştır.

2019’un son aylarına geldiğimizde de, hala fon ile ilgili bir tasarı taslağı dahi ortaya konulamamıştır. Bu gidişle düzenlemenin öngörüldüğü günden sonra, yarım asra ulaşılması sürecinde de bir sonuca varılabileceğine ilişkin bir işaret daha söz konusu değildir.

Bu konu ile ilgili olarak, iki kişisel anımızı da aktarmak istiyoruz.

70’li yılların sonlarına doğru, Çalışma Bakanı, ışıklar içinde olsun Bahir Ersoy döneminde, içinde benimde iş müfettişi olarak bulunduğum, yönetim de bulunan yetkililere, İstanbul Üniversitesi, İktisat ve İşletme fakültelerinde değerli bazı öğretim üyeleri ile görüşmeler sürdürülmüşse de, bir metin oluşturma aşamasına gelinememiştir.

90’lı yıllarda da, Çalışma Genel Müdürü olduğum dönemde, bir çok yasa tasarısı taslağı hazırlanmış ve daha sonra yasalaşma da gerçekleştirlmişse de, değişik bakanlar döneminde, kıdem tazminatı ve fonu ile ilgili bir çalışmaya geçilmemiştir.

İkinci konuya gelince, her yıl için bir aylık tutarında yapılan kıdem tazminatı ödemesi hakkında, geriye gidilecekmidir. Daha açık tanımlama ile sürenin bir aydan onbeş güne indirilmesi başta olmak üzere, hakkın kazanılması ve ödeme biçimi konusunda değişiklikler yapılacakmıdır.

İşveren örgütlerinin bu yönde ki istemleri yıllardır dile getrilmekde, işçi örgütleri açısından da bu tür istem ve görüşlere karşı çıkılmaktadır.

Fon konusunda olduğu gibi, bu konuda da günümüze değin bir yasa tasarısı taslağı dahi, Hükümet yetkilileri tarafndan görüş, değerlendirme ve tartışmaya açılmamışır.

2000’li yılların başlarına yeniden geri dönersek, AK Parti Hükümetleri döneminde, bu konuda bir yasa tasarısı dahi gündeme getirilmemiştir.

Yalnız değişen bir şeyler vardır. Bu konuda, Başbakan ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı dışında, değişik hükümetler döneminde, değişik bakanlar tarafından bu konu gündeme getirimekte, içeriğine ilişkin olarak da bazı açıklamalar yapılmakla birlikte, ortaya yine bir taslak çıkmamaktadır.

2019 sonlarına geldiğimizde de, değişen bir durum söz konusu değildir.

Yılın ilk dönemlerinde, konu bazı bakanlar tarafından yine gündeme getirilmişse de, ortada yine bir taslak bulunmamaktadır.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın, Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı olmasından bu yana da, Bakan tarafından bugüne değin hiç bir açıklama yapılmamıştır.

Yeni Bakanlık ve Bakan döneminde bu konuda, diğer bakanlıklara görüş için gönderilen bir taslak metin bulunmamaktadır.

İşveren örgütleri açısından da istem ve söylemlerin dışında, bu konuda yasa tasarısı taslağı niteliğinde de bir çalışma ortaya çıkmamış ve tartışmaya açılan bir metin olmamıştır.

Sonuç olarak, kıdem tazminatına ilişkin bir Hükümet Tasarısı Taslağı bulunmamaktadır. Bakanlar ve yetkililer tarafından yapılan açıklamalar, yapılan bir hazırlığın metnine dayalı olarak yapılmamaktadır. Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın bir çalışması olmadan, Bakanın bir açıklaması olmadan, diğer bakanların bu konuda açıklama yapmaları ise ilgi ile izlenmektedir.

Peki o zaman biz neyi tartışıyoruz?

Güzel bir soru. Yanıtı bilmiyorum. Bir Tasarı Taslağı da olsa gören var mı?

Ama, kıdem tazminatı hakkı konusunda bir başka gerçekliği burada, bu vesile ile belirtmeden de geçmeyelim. Uyuşmazlıkların yargıya gitmeden arabuluculuk değerlendirilmesinde, yasal hakkın bir an önce ödenmesinin sağlanması bakımından yasalara aykırı olarak, hakkın altında anlaşma ve ödemelerin gerçekleştiği konusu da, tatışma konusu olarak gündeme yeni katılmıştır.

________________

İsmail Bayer. 7 Ekim 2019. Ankara.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.