Ne yapmalı?

Eric Hobsbawn’ın ‘Kısa 20.Yüzyıl’ başlıklı çalışmasının son paragrafı kitabın özeti niteliğindedir:

“Nereye doğru gittiğimizi bilmiyoruz. Bildiğimiz tek şey, tarihin bizi bu noktaya neden getirdiğidir. Gene de açıkca görülebilen bir şey var. İnsanlığın anlaşılır bir geleceği olacaksa, bu gelecek geçmişin ya da şimdiki zamanın sürdürülmesiyle olmaz. Üçüncü binyılı bu temelde kurmaya çalışırsak başarısızlığa uğrarız.”

1917 Bolşevik Devrimi’nin başarısı Rusya’da ne yapması gerektiğini bilen tek ekibin Lenin, Troçki ve arkadaşları olmasına bağlanır. Tabii ne yapılacağı kadar, nasıl yapılacağı da önem taşır. Lenin bile “Suya bir dalalım, ötesine sonra bakarız” diyebilmiştir.

Bir politikanın geleceğini taşıyıcılarının yaratıcılığı belirliyor. Siyasi fosilleşmeye karşı yenilikçi bir sol siyasetin yapılanması için benzer kaygıları olan herkesin ortak bir manifesto ile politik bir çıkışa ihtiyaç var.

Bugün, iktidarı hedefleyen Avrupalı muhalif bir siyasi özneyi yaratma görevi ortadadır. Küreselleşme ve AB öncesi dönemlere dönme özlemleri üzerinden sol bir siyaset geliştirilemez. AB’nin geleceği konusunda sol aktif bir tutum almalı, Avrupa’nın değişemeyeceği şeklindeki sinik, teslimiyetçi, sağ yaklaşımlara prim verilmemelidir.
Türkiye solu siyasi bir rönesans ile hem aktığı suyun yatağını değiştirmek, hem de çok kimlikli, çok kültürlü, sosyal bir Türkiye ile çok kimlikli, çok kültürlü sosyal bir Avrupa mücadelesinde taraf olmak durumundadır.

Siyasette karnından konuşmak olmaz. Solun aktüel siyasi iddiasının ne olması gerektiği konusunda tam bir netliğe ihtiyaç bulunuyor. AKP’ye karşı nasıl bir emek eksenli muhalefet stratejisi izlenmesi gerektiği konusu açıklığa kavuşmak zorunda.

Sol, kongreleri dışında siyasal bir varlık olamıyorsa, herkesin kara kutusunu açarak kendini nesnel bir değerlendirmeye tabi tutması gerekir, ama sadece kendi fotoğrafımızı çıkarmakla da yetinemeyiz.

Sol açısından kısa dönemde kolay bir başarı şansı gözükmüyor. Olayların seyrini değiştirmede yetersizlik duygusuna kapılma ve edilgenlik, geçmişe dönmeyi, içe kapanmayı ve sekterizm eğilimlerini tetikliyor. Ataletin hamaset yaratmasına bakmayın, siyasetin minimalleştiği bir süreçten çıkılamadı.

Solculuk, kimsenin müktesap hakkı olmadığı gibi kimseye zimmetli de değil. Herkesin ‘Komünalizm’ denilen cemaatcilik ayak bağından kendini acilen kurtarması gerekiyor.
Örgütsel zaaflar aşılmadan psikolojik eşiklerin aşılamayacağı görüldü. Belirlenen politikaları topluma ulaştırmadaki yetersizliklerin ortadan kaldırılması gerekiyor.

Bugün siyaseti sokakla buluşturmanın, siyaseti boş zamanı olanların işi olmaktan çıkarmanın zamanıdır. Tebliğci/ezberci siyasetin bu tür sorunlarının olmaması, toplumu örgütlemede yetersiz kalındığı gerçeğini değiştirmiyor.

Günlük ajitasyon dilimizden tutun da her alanda bir yenilenme ihtiyacımız var. Siyasi rönesansın yolu siyasi ortodoksiden kopmayı gerektiriyor. Solun fikri koordinatlarında taassuba yer yok. Siyasette ‘yeni’ olan, yerleşik siyaset karşısında, insanların kendi kendini, doğrudan demokrasi ile yönetmesi arayışıdır.

Bugün sosyal bir sola dayanmadan, toplumsal dayanaklarımızı derinleştirmeden, siyasal bir solu büyütmek zor gibi gözüküyor. Bir tane dayanışma yurdumuz bile yok. Aziz Nesin’in hepimize mirası olan vakıf konusunda sevgili Ali Nesin’e ne kadar destek verebildiğimiz ortada.

Herşeye rağmen sol önemli bir deneyim biriktirdi ve ciddi bir müktesebat oluşturdu. Liberal ve milliyetçi bakışlar karşısında emek eksenli bir zeminde duranlar donanımsız değildir.
Siyasette toplumsal ihtiyaçlar doğrultusunda kendini yenileyenlerin, bulundukları siyasi zeminleri, neo liberalizmden kopan politikalar çerçevesinde, bir mücadele örgütü haline getirmeleri gerekmektedir.

Belki sihirli bir değneğimiz yok, ama Marks ve Engels devrimci politikayı ayaklanma sanatı olarak adlandırmışlardı. Şimdi yoksulluğa, işsizliğe, sosyal adaletsizliğe, savaşa ve küresel felaketlere çok daha örgütlü itiraz etmek, emeğin ve özgürlüğün kürsüsünü hep birlikte inşa etmek zamanıdır.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

twenty − 13 =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.