“Neydi Suçun Zeliha!”

PAYLAŞ

Vicdan bekletir, sevda çağırır…

İnsanoğlu tarih boyunca, iyi ve güzelin peşine düştü… Bunun için insan ömrünü de aşan dertler edindi… Neydi Suçun Zeliha!, yeryüzünde insanca var olabilmek, barış içinde bir arada yaşayabilmek adına böylesi bir derdin öyküsü…

Kitapları Fransızca ve Türkçe olarak iki dilde yayınlanan, önceki romanı Râna ile büyük ilgi gören yazar Osman Necmi Gürmen, Neydi Suçun Zeliha! ile 21. yüzyılın sorunlarına asırlar öncesinden bakıyor, çözümü sevginin ve aklın kılavuzluğunda arıyor…

Osman Necmi Gürmen’in kaleme aldığı Neydi Suçun Zeliha! okuru derinden sarsacak, merak dolu tarihi bir roman. Yazarın titiz araştırmacılığı ve ayrıntılarda ustalıkla gezdirdiği kalemi, bugünün insanlığına yüzyıllardır farkına varamadıklarını gösteriyor.

Yıl 1095… Haçlı Seferleri… Varoluşa dair sorularının etrafında kaderin Urfa’da tesadüfen bir araya getirdiği farklı dinlere mensup beş kişi, aşağıdaki “güç” soruların yanıtını birlikte arıyorlar. Buldukları çözüm ise, onlar için karanlık günlerin başlangıcı…

Çoktanrılı dinlerde ana tanrıça, güzellik tanrıçası, bereket sembolü olan ve yüceltilen kadın, tek tanrılı dinlerde nasıl olup da ikinci sınıf bir varlık haline geldi?

Kutsal Kitaplardaki; toplumları birbirine düşüren, uğruna savaşılıp kan dökülen “çelişkiler” nereden ileri geliyor?
Hazreti İbrahim’in yurdunu, tarihte “Peygamberler Şehri” diye anılan Urfa yerine, Basra Körfezi’ndeki “Ur” kentine taşıyan anlayışın kaynağı ne?

Vicdan ile sevda arasındaki zorlu yolculuk nerede sonlanır?

Bir arada ve barış içinde yaşamak niye mümkün olmasın?

Bu soruların cevapları, insanlığın ortak kaderinde yeni bir sayfa açacak mı?

CEVAP VER