İngiltere beyin göçü için kapı aralıyor

İngiltere’ye göç etmek isteyen nitelikli işgücü, ülke ihtiyacına göre puanlamaya tutularak çalışma izni verilecek.


Politik yorumcular, yeni göçmenlik yasa tasarısının Mayıs ayında yapılacak genel seçim propagandasında öne çıkacağı yorumunda bulunuyorlar. Tony Blair, yeni yasayla göçmenlik akışını dizginleyerek seçmenleri kazanmayı ve ülkedeki maliyetleri de düşürmeyi planlıyor.


Basına açıklama yapan Başbakan Tony Blair, ülkenin ihtiyacı olan sektörlerde nitelikli işgücüne çalışma izni verilmesinin ülke çıkarları gereği olduğunu söyledi.


SIĞINMACILARA SÜREKLİ OTURUM KALKIYOR
İçişleri Bakanı Charles Clarke da göçmenlikte Avustralya tipi bir kota uygulanacağını belirterek, “Ülke girişlerinde kontrollar sıkılaştırılacak ve vize başvurularında yabancıların parmak izi de alınacak. Yeni yasayla ülkedeki yasadışı göçmen işçiler daha kolay kontrol edilebilecek” dedi.


Clarke, ülkeye gelen gerçek sığınmacılara da sürekli oturma izni verilme döneminin kapanacağını belirterek, “Sığınmacılara beş yıl sonra ülkelerine geri dönmek şartıyla geçici oturma izni verilecek. 5’nci yılın sonunda sığınmacıların geldiği ülkeler şartlar tekrar değerlendirilecek ve dönmeleri istenecek” diye konuştu.


Sığınmacıların kurumu “Refugee Council”dan Meave Sherlock da sığınmacıları 5 yıl bir belirsizlikte tutmanın saçma ve anlamsız bir işkence olacağını belirterek, tasarıya karşı çıktı.


Sherlock, ülkesini terketmeyi göze alıp gelen sığınmacı adayları belki işkence görmüş, ailesini yitirmiş, soykırımdan kaçmış psikolojik olarak da yaralı insanlar olabilir. Onlara bir süre sonra kötü anılarına geri döndürmek doğru değil” dedi.


AÇIK GAZETE: Afrika’ya yardım ediyoruz diye dünya kamuoyunu kandıran Birleşik Krallık, şimdi yoksul ülkelerin binbir zorlukla yetiştirdiği nitelikli işgücünü çalmak için yeni göçmenlik yasası hazırlıyor.  İngiltere’ye çalışmak için gelmek isteyen emek gücünün tamamı üçüncü dünya ülkelerindendir.


Soğuk Savaş döneminde de ABD, SSCB ile uzaya araç göndermeye kadar uzanan yarışta, maliyetleri düşürerek rekabet gücü kazanmak için bu taktiği izlemişti.  Türkiye’de İngilizce eğitim yapan ODTÜ’nün açılması, Hindistan’da mantar gibi tıp fakültelerinin yapılması hep aynı amaca hizmet etti. (İngiltere’deki doktor nüfusunun ciddi bir oranının Hintli olmasının nedeni de budur.)


Yoksul ülkeler 22 yaşına kadar büyütüp, en iyi okullarda okuttuğu evlatlarını ABD ve onun sanayileşmiş müttefiklerine kaptırdılar. Bu ülkeler sıfır maliyetle ülkelerine getirdikleri nitelikli işgüçlerini kullanarak  aynı zamanda ülkelerindeki çalışanların ücretlerini kontrol altına almayı başardılar.


Beyin göçüne kapı aralamanın yanısıra, işkence mağduru sığınmacıları “kalifiyesiz işgücü” olarak görüp ülkede istenmemesi “insan hakları”na tecavüzdür. Adında “İşçi” kelimesi olan Parti’nin bu kan emici yasalara öncülük etmesi acıdır…


 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here