İngiltere Cemevi’ne yakışmayan kavga

PAYLAŞ

IAKM, İngiltere’de yaşayan 100 bine yakın Türkiye kökenli Alevi’nin örgütü konumunda. İAKM kendi adıyla anılan Türkçe konuşan toplumun yoğun olarak yaşadığı Kuzey Londra’daki Hackhey’deki mekanında faaliyetlerini yürütüyor ve 800’e yakın seçme hakkı olan delegesi bulunuyor.

IAKM yönetimindeki kriz, 17 Mayıs’ta yapılan Genel Kurul’da seçilen yeni yönetim kurulunun 19 üyesi kendi arasında anlaşamayınca başladı.

İsrafil Erbil başkanlığındaki grup salt çoğunluğu elinde bulundurduğunu öne sürerken eski başkan Hüseyin Çiftçi ve arkadaşlarının sorunu çözmek için olağanüstü genel kurul çağrısınının etik olmadığını savundu.

Cemevi’nde 21 Haziran’da yapılan Olağanüstü Genel Kurul’da ise yönetim sorunu katlanarak büyüdü… Olağanüstü Genel Kurul’da taraflar arasında arbede çıkınca kapıda bekleyen polis devreye girdi. Erbil ve arkadaşları polisin Olağanüstü Genel Kurul’u iptal ettiğini öne sürerken, Çiftçi ve arkadaşları polis destek ve gözetiminde seçimin yapıldığını ve yeni yönetimin demokratik olarak belirlendiğini açıkladı…

Hüseyin Çiftçi, Erbil ve arkadaşlarının Vakfın Mütevelli Heyeti sayısını bütün üyelere açma politikasına karşı çıktıklarını söylerken, Erbil de Çiftçi ve arkadaşlarının Aleviliğin özünden uzaklaşmak ve Cemevi’ni de haremlik selamlık oturulan bir mekana dönüştürmekle suçluyor.

ERBİL: ETİK OLMAYAN ÇAĞRIYDI

Açık Gazete’yi yanıtlayan İsrafil Erbil yönetim krizini söyle özetledi:

“Cemevi’nde 17 Mayıs’ta Olağan Genel kurulu yapıldı. Yönetim Kurulu’na 19 üye seçildi. Görev dağılımına sırası gelindiğinde eski Başkan Hüseşin Çiftçi yalnızca kendisinin başkan olabileceini söyledi. Biz bu dayatmacılığa karşı çıktık ve ben de başkanlığa aday oldum. Yönetim Kurulu uzlaşmak için 3 toplantı daha yaptı. Sonuçta 10 üyenin oyunu alarak salt çoğunlukla ben başkan seçildim ve görev dağılımı yaparak yeni yönetimi basına tanıttım. Eski Başkan Çiftçi ve tapu sahibi Fatoş Öztürk ise ‘Burası bizim özel mülkiyetimiz’ diyerek bizi polis zoruyla demokratik kurallara uygun olarak seçilen yeni yönetimi binadan çıkarttı. Biz de mahkemeye başvurduk. Bu arada Çiftçi ve eski tapu sahipleri 21 Haziran’da etik olmaya biçimde olağanüstü genel kurul çağrısı yaptı. Biz de 21 Haziran’daki bu sözde olağanüstü genel kurula üyeleri uyarmak için gittik. Çiftçi ve arkadaşları genel kurulda ısrar edince bir anlaşmazlık ve arbede yaşandı. Kapıda bekleyen polis binanın içine girdi. Biraz beklediler ve kargaşa durmayınca toplantıyı iptal ettiler. Türk kökenli polis Ali Dağ mikrofondan toplantının iptal edildiğini ilan etti. Biz de ses kayıtları da mevcut… Ne yazık ki 1 saat sonra Çiftçi ve Öztürk basını çağırarak kendilerinin demokratik bir seçimle seçilmiş yeni yönetim olarak tanıtmış…”

Erbil yönetime talep olma amaçlarını da şöyle açıkladı:

“Tek amacımız bu kurumun 15 yıllık tarihinde yapılamayanları yapmak… Alevilik tarihini anılması gereken hiç bir tarihi hatırlamıyorlar. Hiç bir etkinlik yok. Bir tane Alevilik öğrettikleri genç yok. Türkiye’deki Alevilerinin haklı talepleri ile ilgili bir tane attıkları somut adım yok. Web sitesi yapmışlar içinde Pir Sultan yok, Hacı Bektaş-ı Veli yok! Yani ‘bunları perde arkasında kimler yönlendiriyor, bunların amaçları nedir, o tabelalarda neden Alevi yazıyor’ bunları anlamış değiyiz…. Cemevi’nde kadın erkek ayrı oturmasını eleştirdik… Arapça okunan Kur’anlardan tutun, 40 yemekleri ve cenazelerden kadın-erkeği ayrılmasını dillendirdik. Biz bu yanlışlıkları kimseyi dışlamadan hep birlikte düzeltelim istedik… Çocuklarımızı buradaki sisteme uyum sağlayarak kendi kültürümüzü sürdürmek istiyoruz…”

ÇİFTÇİ: SALT ÇOĞUNLUKLARI YOK!

Hüseyin Çiftçi de, Acık Gazete’ye yaptığı değerlendirmede 19 kişilik yönetim kurulunda yer alan Erbil ve arkadaşlarının kendi ‘acendaları’yla anlaşamadıklarını ve bunun üzerine 21 Haziran’da Olağanüstü Genel Kurulu kararı alındığını söyledi.

Çiftçi, Olağanüstü Genel Kurulu’nu beklemeden Erbil ve arkadaşlarının salt çoğunluğun yani 10 oy alarak yönetimi oluşturduklarını söylediklerini belirterek şöyle devam etti:

“Biz de Olağanüstü Genel Kurulu beklemeleri gerektiğini belirttik. Kurul yasa ve tüzüğe uygun olarak toplandı. Üstelik Erbil’in salt çoğunluğu elde edemediği de görüldü. 10’ncu üye Tevfik Kartal Olağanüstü Genel Kurul’da mikrofandan kendisinin istifa ettiğini ve yeni yönetimde yer almak için imza atmadığını deklare etti…”

Erbil ve arkadaşlarının Olağanüstü Genel Kurul’da taşkınlık ve arbede çıkarmasının polis tarafından önlendiğini belirten Çiftçi, polis önlemiyle oy verme işleminin gerçekleşerek yeni yönetimin demokratik olarak oluşturulduğunu öne sürdü.

CEVAP VER