İngiltere daha sağlıklı nesiller için sperm donduracak!

PAYLAŞ

Açık Gazete’deki son yazısında Mahmut Şenol Kanada’nın sperminin nasıl ve niye Amerika’dan geldiğini anlatınca bir kaç ay önce İngilterede okuduğum bir haber aklıma geldi. Okuduğumda bir hayli şaşırdığım bu gelişmeden bu vesile ile bahsetmek istedim…

Kanada Amerikadan sperm ithal etmek için girişimlerini sürdüredursun görünen o ki İngilizler gerçekten bu konuda başka kimseye güven duymuyor illa da kendi spermimiz diyor, başka bir şey demiyor!
İşte bu sebeple araştırmalarını sperm kalitesini artırmak konusunda bilimsel çalışmalar üzerinde yoğunlaştırmaktalar.

İngiliz Bioetikçiler spermin en verimli ve sağlıklı halinin 18 yaşında olduğunu ve bu yaştaki erkeklerin spermlerinin dondurularak saklanması gerektiğini, ileriki yıllarda çocuk sahibi olmak istendiğinde kullanmanın iyi olacağını tartışmaktalar.
Bioetikçiler yaş ilerledikçe sperm kalitesinin düştüğünü otizm, şizofreni gibi risklerin arttığını ve başka sağlıksal hatalara daha eğilimli hale geldiğini vurgulamakta.

Testi kırılmadan önlem almak

BBC’nin haberine göre Abertay Üniversite’sinden Dr.Kevin Smith bu konuda biraz daha ileri giderek sperm bankalarının yaygınlaştırılması ve NHS- İngiliz Sağlık Sistemi içinde bir norm haline gelmesi gerektiğini savunuyor. Sperm dondurmanın maliyeti özel kuruluşlarda yıllık 150-200 Sterlin, bunu NHS yaparsa daha ucuza mal eder, para bile değil diyor!

Buna karşın İngiliz Üreme Derneği bu fikri çok yerinde bulmuyor. Kuruluş İngiltere ve Galler’de baba olma yaşı 1990 larda 30 iken bugünlerde 33’e çıktı. “Biz ne yapıp edelim de gençleri erkenden çalışmaya ve çocuk sahibi olmaya ikna edelim, onlara bu konuda destek çıkalım. Yoksa böyle bir hareket üremeye çok yapay bir yaklaşım olacaktır” diye karşı görüş bildiriyor.

Cevabını Tıp Etiği Dergisinde veren Dr. Smith “Geç yaşta baba olmanın getireceği risk küçük de olsa tüm ulusu ele aldığınızda bu riskler büyür, bir de bunun maliyetini düşünün!” diyor.

Sheffield Universitesinden Dr. Allen Pacey ise “Bu duyduğum en gülünç fikir, öyle şey olur mu? Biliyoruz ki dondurulmuş spermlerin kalitesi hiç bir zaman aslı gibi olmaz, çok iyi dondurulamama, çözüldüğünde öncesine göre daha az üreme olasılığı bulunmakta, hiçbir garantisi yok dölleme yapmasının. Üstelik erkekler 18 yaşında dondurulan spermlerini ileriki yaşlarda kullanmak istediklerinde eşleri birkaç kez tüp bebek yapma yöntemine maruz kalacaktır ki bu da başlıbaşına bir iş, ayrı bir maliyettir” diyor.

Genç yaşta anne-baba olun

Bu tartışmada biz eksik kalmayalım der gibi araya giren İngiliz Androloji Derneği Başkanı Sheena Lewis ise en iyisi genç yaşta yani 20-30 yaşları arasında anne-baba olmaktır. Erkekler aile hayatı kurmayı ve daha genç yaşta çocuk sahibi olmayı ciddiyetle düşünmelidir. Bize düşen bu mesajı elimizden geldiğince yaymak ve onları teşvik etmektir.” diye tartışmayı şimdilik noktalıyor.

İleriyi gören bir Türk doktor

İngilizler Sağlık Sistemine sperm bankaları eklemeyi düşünüp, daha sağlıklı nesiller üretme konusunda kafa yorarken bizim sağlık sitemimiz reform adı altında eskileri yıkmakla uğraşmakta!

Koruyucu Sağlık Hizmetleri alanında Sağlık Bakanlığı bünyesinde yıllarca büyük hizmetler veren, önemlisağlık işlerine imza atan Refik Saydam Hıfzısıhha Enstitüsü’nün tamamen kapatıldığını yaz tatilinde eski iş arkadaşlarımdan öğrendiğimde bir yakınımı kaybetmiş gibi oldum.

Tifüse karşı ürettiği aşı ile Tıp Literatürüne geçen Dr. Refik Saydam Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk Sağlık Bakanı olarak 14 yıl hizmet ettikten sonra TC.’nin 4. Başbakanı oldu. Soyadını Atatürk’ün verdiği Refik Saydam 1928 yılında Hıfzısıhha Enstititüsü ve Mektebini açtı, ülke çapında Verem Savaş Dispanserleri kurdu.
Bulaşıcı hastalıklarla mücadelede koruyucu sağlık hizmetlerinin önemine inandığı için Türkiye’de yerli aşı üretimine başladı. Enstitünün temeli olan Bakteriyoloji Laboratuarında 1914 yılında ürettiği aşılar 1. Dünya Savaşı boyunca ordu tarafından kullanılıp, hastalıklara karşı korunmada büyük önlem oldu.

Bu kadar köklü ve önemli işlere imza atmış olan Refik Saydam Hıfzısıhha Enstitüsü’nün bir çırpıda tamamen kapatılıp, çalışanlarının dağıtılmış olması Türkiye Cumhuriyeti’nin ruhuna saygısızlık, hizmeti alan vatandaşa haksızlık değil ise nedir?

Gulseren Tozkoparan Jordan
Cakarta/ Endonezya
Ekim 2015

CEVAP VER