‘İngiltere geri adıma hazırlanıyor…’

PAYLAŞ

The Guardian, şu değerlendirmeyi yaptı:


“Bu öneri, İranlılara teminat vermeye yönelik bir ‘güven artırıcı önlem olarak ifade ediliyor. Ancak bu kapsamda bir özür dilenmesinin söz konusu olmadığı, 15 kişilik mürettebatın 23 Mart’ta yakalandıkları sırada İran karasuları içinde olduğu iddiasının da kabul edilmeyeceğini kaydediliyor. Bu girişim, Cuma günü sunulan ve sıra dışı şekilde özür talebi değil, geleceğe yönelik bir teminat isteyen İran diplomatik notunun ardından gündeme geldi.”


Gazete, İngiltere bu konuda Katar gibi bölge ülkelerinin yanı sıra Suriye’den de yardım aldığını öne sürdü.


The Financial Times ise diplomatlar ve deniz kuvvetleri yetkililerinden oluşan bir heyetin ülkeye gönderilmesinin gündemde olabileceğini belirtti. Gazeteye göre bu, olayın başından bu yana atılan en uzlaşmacı adımlardan biri sayılacak.


AŞAĞILAMA SAVAŞI


The Independent yazarı Robert Fisk yaşanan gelişmeleri “aşağılama savaşı” olarak tanımladı. Gazetesinin ilk sayfasını kaplayan satırları şöyle:


“Denizcilerimiz rehine. Yargılanabilirler. Tahran’daki İngiliz elçiliğinin duvarları gerisine molotof kokteylleri düşüyor. Ancak bu yaşanan, kesinlikle teröre karşı savaş değil. Bu, aşağılama savaşı. İngiltere’nin aşağılanması, Tony Blair’in aşağılanması, İngiliz ordusunun aşağılanması, George Bush’un ve Irak’ta olup bitenlerin aşağılanması. Ve Tony Blair farketmese de, aşağılamanın erbabı, ezelden beridir kendisini Batı tarafından aşağılanmış hisseden İran…”


Fisk yazısında, İkinci Dünya Savaşı yıllarında İran’ın işgal edildiğini, dönemin şahının tahttan indirildiğini, demokratik şekilde seçilmiş başbakan Muhammed Musaddık’ın da CIA ve İngiliz istihbaratından kişilerin planlarıyla devrildiğini, İranlıları işkenceye gönderen ‘şahların şahı”nın İngiltere’nin ‘polisi’ sayıldığını ve bunların İranlıların belleğine işlemiş aşağılanmalar olduğunu anımsattı…


Şimdi oyunun kurallarını İran’ın yazdığını, hatta Başbakan Blair’in de kendine biçilen rolü harfiyen oynadığını savunan Fisk “Ortada başka karanlık sorular var” diyerek şu yorumu yaptı:


“İran istihbaratı, İngilizlerin Kuzistan bölgesinde bir ayaklanma çıkarma peşinde olduğuna inanıyor. Burada bombalar patladı, İran olaydan İngiliz istihbaratını sorumlu tuttu. İngiltere yorum yapmadı. İran’da gerçekten SAS komandoları var mı? Ya da Amerikalılar Erbil’de bir kaç ay önce bir yere kapatıverdikleri beş İranlıyı serbest bırakacaklar mı?”


Times’ta yazan Tim Hames’ da “Şaşırtıcı olan, İran’ın attığı adımlara şaşırılıyor olması” diyerek şu değerlendirmeyi yaptı:


“İran, İngiltere’nin bundan böyle askerlerini görevlendirirken daha dikkatli olacağını varsayabilir. Tahran, İngiltere’yi Basra’dan çıkarmanın en iyi yolunun ateşi körüklemek olduğuna inanırsa bunu yapacak, ya da aksinin daha çabuk çekilmemizi sağlayacağına inanırsa, sessiz kalacak. İran’ın siyasetleri, iddiaların aksine görünüşü ve hedefleri açısından gayet tutarlı. Hele elinde bir de nükleer silahı olursa ne olur dersiniz?”

CEVAP VER