İngiltere medyasından Türkiye desteği

Gazetede Quentin Peel imzasıyla yer alan yorumda, Türkiye’nin AB üyeliğine karşı yapılan itirazlar değerlendirildi. Peel yazısında, Türkiye’nin AB üyeliği müzakerelerine başlama kararının sadece “AB’nin, çok yoksul, çok büyük ve ezici çoğunluğu İslami olan bir ülkeyi özümsemesi konusu olmadığı, bunun aynı zamanda, AB’nin 21’inci yüzyılda nasıl bir küresel aktör olacağının belirlenmesi konusu olduğunu” vurguladı.

Türkiye’nin üyeliğine yönelik olarak ortaya konulan “Türkiye’nin Avrupa’yı İslamlaştıracağı” ile “Türkiye’nin Avrupa’yı hantallaştırarak fonksiyonsuz hale getireceği ve istikrarlı Avrupa bütünleşmesini durduracağı” eleştirilerine dikkat çekildi.

IRKÇI YAKLAŞIM

Peel, Türkiye’nin Avrupa’yı İslamlaştıracağı yaklaşımının çok yanlış olduğunu ifade etti. Peel, bu yaklaşımın, Ortaçağ’da “kafir” güçleri Viyana kapılarında durduran Avrupa’nın, Hristiyanlığın kalesi olduğu yargısına dayandığına dikkat çekti. Bunun Avrupa’nın geriye dönük olarak savunmacı hatta ırkçı yaklaşımını simgelediğini ifade eden Peel, Türkiye’nin de AB’ye üye laik devletler gibi yurttaşlarının inanç özgürlüğüne önem verdiğini vurguladı.

“O ZAMAN AB 10-12 ÜLKEDE DURMALIYDI”

Türkiye’nin AB üyeliğinin Birlik’i hantallaştıracacağı ve işlevsizleştireceği yönündeki iddialara değinen Peel, bunun daha tartışılabilir bir iddia olduğunu belirtti. Peel, “Belki Birlik, 10-12 ülkede durmalıydı. Hepsi bağımsızlıklarını tek bir ortak para biriminde birleştirmelilerdi, vergi ve sosyal güvenlik sistemlerini ve göç politikalarını birbirine uyumlu hale getirmelilerdi. Böyle bir Avrupa’da büyük olasılıkla İngiltere olmayacaktı. Doğu Avrupa ve İskandinavya’daki ülkelerin büyük kısmı da bu Birlik’te yer almayacaktı” diye yazdı.

AB KENDİ BAŞARISININ KURBANI OLDU

 Peel, AB’nin böylesine düzenli ve bütünleşmiş bir siyasi birlik umutlarını çok geride bıraktığını kaydetti. AB’nin 25 organlı değişik bir “yaratık” haline dönüştüğünü ifade eden Peel, bununla da kalınmayacağını kaydetti. Peel, “AB kendi başarısının kurbanı oldu. Genişleme, son yıllardaki en başarılı politikaydı” dedi. Yunanistan, İspanya ve Portekiz örneklerini veren Peel, Romanya, Hırvatistan ve Bulgaristan’ın ardından Sırbistan, Makedonya ve Arnavutluk’un da Birliğe katılmasının kaçınılmaz olduğunu belirtti.

Peel, “Tüm bu ülkeler AB’ye katılmaya yakınsa, AB, Türkiye’nin 41 yıllık üyelik başvurusunu reddedemez ya da özel koşullar dayatamaz. Hem ekonomisi hem de demokrasisi açısından Türkiye, sadece üçünü saymak gerekirse, Romanya, Ukrayna ve Arnavutluk’tan çok daha iyi hazırlanmış durumdadır” diye yazdı.

Peel, Türkiye’nin AB’ye üyeliğinin, ABD ile rekabet içinde olan Birliği, daha dışa dönük bir küresel oyuncu haline getireceğini de ifade etti.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

10 − 3 =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.