İngiltere’de doktorlar sağlığı kurtarmak için greve gitti

Önceki gün yapılan greve doktorların büyük bir çoğunluğu katılırken, 100 ayrı noktada da gösteriler düzenlendi. Toplam 170 bin üyesi olan İngiltere Tabipler Birliği’nin (BMA), mahalle doktorları ve uzmanlık alanı olmayan doktorların dışında kalan 52 bin üyesini kapsayan Junior doktorın yaptığı greve %98 katılım olurken, hükümet doktorları suçlamaya devam etti.

Sağlık Bakanı Jeremy Hunt, başarılı grev karşısında, “doktorlar hastaların hayatını tehlikeye atıyor” diyerek suçlamada bulunurken, doktorlar da, asıl sağlık servisini ve hastaları tehlikeye atan hükümettir” diyerek tepki gösterdi.

1975 yılından bu yana ilk kez greve giden doktorlar, 26 Ocak’ta iki günlük yeni bir grev gerçekleştirecek. Bu grev de de doktorlar, acil hastalara müdahale etmeye devam edecekler. Hükümetin geri adım atmaması durumunda ise, 5 Şubat’ta başlayacak ve hiç bir acil serviste de çalışılmayacak bir haftalık bir grev yapılacak.

Doktorların sabrını taşıran ne oldu?

Çalışma koşullarındaki değişiklikler, saatlerin esnekleştirilmesi, hafta sonlarının çalışma haftasına dahil edilerek mesai ücretinde yüzde 25 kesinti yapılması, çeşitli uygulamalarla özelleştirmenin önünün açılması ve yeni sözleşmelerin dayatılmasına karşı çıkan doktorlar, son çare olan grev kararını uygulamaya koydu. Sağlık Bakanlığı (Department of Health) ve doktorların örgütlendiği İngiltere Tabipler Birliği (British Medical Association) arasında devam eden görüşmelerden bir sonuç çıkmayınca, arabulucu kurum rolündeki Acas’ın olaya müdahele etmesine rağmen bir sonuç elde edilemedi.

Hükümetle doktorlar arasındaki anlaşmazlık, hükümetin junior doktorlara önerdiği ve 2014’den beri üzerinde anlaşmaya varılamayan yeni iş sözleşmesi. Hükümet, geçen yıl yaptığı açıklamalarda doktorların temel ücretlerini %11 oranında artırdı. Fakat mesai saatlerini artırdı ve gece ve hafta sonlarını da normal mesai saatlerine eklemek gibi esnek çalışma koşullarını dayattı. Hükümetin bu konudaki gerekçesi 7 gün açık etkili bir sağlık hizmeti olurken, doktorlar ve sendikaları BMA, bu durumun doktorların sağlıksız ve güvenliksiz bir biçimde uzun saatler çalışmasına yol açacağını ifade etmiş ve özellikle çalışma güvenliği ile ilgili bir dizi kaygısını ifade etmişti.

Yapılan görüşmelere rağmen Sağlık Bakanı Jeremy Hunt junior doktorların yıllık düzenli ücret artışlarını durdurmaya, doktorların uzun saatler çalıştırılmasının önündeki önlemleri kaldırmaya ve fazla mesai ücretlerini kaldırmakta ısrar ediyor. Bu nedenledir ki; BMA yaptığı açıklamalarda, bakanın zam önerisinin aslında, doktorların daha uzun ve daha uygunsuz saatlerde çalışmalarına ve mesai ücretlerini kaldırmasıyla aslında real anlamda bir ücret kaybına yol açtığı için bir aldatmaca olduğuna dikkat çekiyor.

Özelleştirmenin de yolu açılıyor

1948 yılında kuruluna Ulusal Sağlık Servisi (NHS), İngiltere’de özelleşmeyen bir kaç kurumdan biri. Son yıllarda sürekli özelleştirilmesi tartışılıyor. Sağlık çalışanları, sendikalar ve en etkilisi de halkın NHS’in özelleştirilmesine karşı çıkması hükümetlere geri adım attırdı. Sağlık çalışanlarının çalışma koşullarının ağırlaştırılmasıyla birlikte, verilen hizmetin kalitesi düşürülmeye çalışılıyor. En az 12 saat çalıştırılıyor, hafta sonları da çalışıldığı için mesai ücreti alınıyordu. Bu mesai ücretinde kesintiye gidildi. Yeni bir sözleşme dayatılarak, çalışma saatleri uzatılıyor ve mesai ücreti de diğer ücret gibi verilmeye çalışılıyor. Bu yüzden bir çok sağlık çalışanı ve doktor, daha iyi koşulları olan ABD, Avusturalya, Yeni Zelanda ve Kanada gibi İngilizce konuşulan ülkede çalışmaya gitti.

Geçtiğimiz ay yapılan %11 oranındaki zamma rağmen, doktorların ücreti hala yetersiz. Yer yer günde 14 saat çalışan doktorlar, mezuniyetten sonra ilk işbaşı yaptıklarında yıllık 23 bin sterlinle başlıyor. Örneğin; öğretmenler 21 binle işe başlıyor, demiryolu işçisi 27 binle başlıyor. Ücretin düşük olması, çalışma saatlerinin uzun olması, koşulların giderek ağırlaşması doktorların “sağlıklı” bir sağlık hizmeti vermesinin önüne engel oluyor. Bir çok doktorun da ülkeyi terk etmesi de söz konusu olunca hükümet, “Bu durumdan çıkışın tek yolu özelleştirme” demeye başladı.

Junior doktorların ücret sorunu olarak gündemde yükselmeye devam eden bu sorun, sağlık sisteminin emekçilerden yana değil de kar için yeniden düzenleme hamlesinden, kemer sıkma politikalarının sağlık alanında bir görünümünden başka bir şey değil.

Hastalardan destek

Özellikle Thatcher döneminde yapılan özelleştirmenin sonuçlarını gören halk, sağlık servisinin özelleştirilmesine tepki gösteriyor ve müsade etmeyeceğini belir Junior doktorların ücret sorunu olarak gündemde yükselmeye devam eden bu sorun, sağlık sisteminin emekçilerden yana değil de kar için yeniden düzenleme hamlesinden, kemer sıkma politikalarının sağlık alanında bir görünümünden başka bir şey değil. Junior doktorların ücret sorunu olarak gündemde yükselmeye devam eden bu sorun, sağlık sisteminin emekçilerden yana değil de kar için yeniden düzenleme hamlesinden, kemer sıkma politikalarının sağlık alanında bir görünümünden başka bir şey değil. tiyor. Hükümet ve sermaye gruplarının dışında özelleştirmeden bahseden yokken, sağlık çalışanları ve doktorlar, grev alanlarında gerçekleri hastalarla ve halkla paylaşıyor.

Türkiyelilerin de çok yoğun yaşadığı Londra’nın Hackney bölgesindeki Homerton Hastanesi’nde çalışan Dr Danny Turton, Hayat TV’ye grevle ilgili verdiği demeçte, “Asıl hastaların hayatını tehlikeye alan hükümettir. Grevimize bütün hastalarımız destek veriyor, bizi anlıyor. Bu koşullarda çalıştırılan doktorların daha iyi bir hizmet sunması beklenemez. Bu yüzden insanlar ve hastalarımız bizi çok iyi anlıyorlar ve destek veriyorlar” diyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.