İngiltere’deki Kıbrıslı Türkler

HAZIRLAYAN: Faruk Eskioğlu

İngiltere’de KKTC nüfusuna yakın Kıbrıslı Türk’ün yaşadığı sanılıyor. İngiltere’ye göçen Kıbrıslı Türkler topraklarını unutmadı. Kıbrıs sorununa İngiltere’den omuz verdi. İşte fotoğraflarla onların mücadele tarihi…

İngiltere’de KKTC nüfusuna yakın Kıbrıslı Türk’ün yaşadığı sanılıyor. Kıbrıslı Türkler’in İngiltere’ye ilk göçü Birinci Dünya Savaşı sonrasına rastlar. İngiliz ordusunda dünyanın çeşitli yerlerinde savaşan Kıbrıslı Türkler’den bazıları savaş sonrasında Londra’ya yerleşir. İkinci Dünya Savaşı sonrasında da adadaki istikrarsızlıkla doğru orantılı olarak göç artış gösterir.

Geldikleri toprakları hiç bir zaman unutmayan ve “dava” diye tanımladıkları Kıbrıs sorununa duyarlılıklarını yitirmeyen Kıbrıslı Türkler, 1951’de İngiltere’de ilk Türk derneği olan Kıbrıs Türk Cemiyeti’nin de kurucusu olur.

İngiltere’deki Kıbrıslı Türklerin tarihi ve fotoğrafları aşağıda sunuyoruz… Bu yazının hazınlanmasında desteği olan aşağıdaki kurum ve kuruluşlara teşekkür ederiz.

1950’LER: ADA TAKSİM EDİLSİN

İkinci Dünya Savaşı sonrasında da İngiliz ordusunda savaşan bazı Kıbrıslı Türkler ve yüksek eğitime gelen bazı öğrenciler 1950’lerde Londra’ya yerleşir. 1951’de İngiltere’deki ilk Türk derneği Kıbrıs Türk Cemiyeti kurulur. 1958’e gelindiğinde Kıbrıs’ta 8 bin Kıbrıslı Türk olduğu tahmin edilir… 1959’da da Türkiye Başbakanı Adnan Menderes’in de maddi desteğiyle Oxford Street’deki dernek binası alınır.

İngiltere ‘nin Kıbrıs’tan çekilmesi gündeme geldiğinde, Kıbrıslı Türkler, “Güvercinlik” diye tanımladıkları Trafalgar Meydanı’nda buluşup eylemler yapar. İstekleri “İngilizler’in Osmanlı’dan kiralayıp Birinci Dünya Savaşı’nda haksız yere el koyduğu adayı Türkiye’ye geri vermesi”dir. Londra’nın geleneksel yürüyüş güzergahı Embankment ve Hyde Park’ta zeybek giysileriyle ellerinde Türk bayraklarıyla yürürler. Eylemlere kadın, ihtiyar, çocuk hemen hemen bütün Kıbrıslı Türk katılır.

1950’lerin sonuna doğru adanın taksim edilmesi gündeme gelir. İngiliz politikacıların da destek verdiği bu görüşü Türkiye de destekler. Bu kez İngiltere’deki Kıbrıslı Türkler de ‘Ya Taksim ya Ölüm’ sloganıyla yağmur kar demeden Londra sokaklarında eylem yaparlar.

1950’lerin sonunda Kıbrıs’ta Rumlar İngiliz sömürüsüne karşı bağımsızlık yerine adanın Yunanistan’a bağlanması mücadelesi verir. İngiliz yönetimi polis kurumunlarında Enosis’e karşı çıkan Türkleri işe almayı tercih eder.

1960’da Türkiye’de darbe olması Kıbrıs dış politikasındaki heyecanı kesintiye uğratır. Aynı yıl bağımsız Kıbrıs Cumhuriyeti kurulur. Türkiye, Yunanistan ve İngiltere’de Türk ve Rum halkların hâkimiyeti eşitlik ilkesine göre paylaşmaları esasına dayalı olarak kurulan Kıbrıs Cumhuriyeti’nin garantör devleti olur.

1960’LAR: ENOSİS ENGELLENSİN!

Kıbrıs’ta yeni cumhuriyet ile yeni bir sayfa açılmasına karşın sorun çözülmez… Cumhurbaşkanı Makarios, Londra-Zürih Anlaşmasına dayanarak resmi görevlerdeki Türk nüfusunu yüzde 30’a indirir. İngiliz yönetimin oluşturduğu polis kurumlarının yüzde 99’unu oluşturan Türkler’den 3 bine yakını işsiz kalır. İşsiz Türkler aileleriyle birlikte (Ramadan Güney’e bu rakam 60 bin dolayındadır) İngiltere, Avusturalya ve Kanada’ya göçer…

Ada’nın Yunanistan’a bağlanması için faaliyet gösteren milliyetçi Enosis akımı Türkleri sindirmek ve kaçırtmak için eylemlerini artırır. Adadaki huzursuzluk Kıbrıslı Türklerin göçünü hızlandırır. Kıbrısta Enosisci Rumların ‘Kanlı Noel Katliamı’ bardağı taşıran son damladır. Bu kez Londra’daki Kıbrıslı Türkler, Kıbrıs Türk Cemiyeti’nde buluşarak ‘Enosis’e Hayır!’ mitingleri düzenler. 1950’lerde 2 bin olan protestocu sayısı 1960’lara gelindiğinde 5 bini bulur. Kıbrıs kanayan bir yara olmuştur artık. Her gün gelen katliam haberlerinin önüne geçilmez.

21 Aralık 1963’te Rumlar’ın Akritas Planı’nı hayata geçirmek için silahlı saldırıya geçmesinden sonra başta Türkiye ve İngiltere olmak üzere diğer ülkelerde okuyan Kıbrıslı gençler vatan savunmasına koşar. Köhne balıkçı sandallarıyla Erenköy’e çıkan Kıbrıslı Türk öğrenciler, Rum saldırılarına karşı destan niteliğinde bir direniş savaşı verir.

Rum saldırılarının artması üzerine Türkiye garantör devlet statüsünden doğan haklarını kullanarak Ada’ya sınırlı bir müdahalede bulunur. Türk jetlerinin Ada üzerinde uçması sonucu Rum birlikleri geri çekilmek zorunda kalır ve Dillirga bölgesi halkı ile Erenköy’e sığınmış yüzlerce öğrenci olası bir katliamdan kurtulur. O dönemin öğrencileri yıllar sonra Londra Erenköy Mücahitleri Derneği çatısında toplanacaktır.

Enosisciler bu kez de 1974’de Kıbrıs Cumhuriyeti’nde darbe gerçekleştirerek umhurbaşkanı Makarios’u devirir. Türkiye, garantör ülke olarak 20 Temmuz 1974 günü Kıbrıs’a adını “Barış” koyduğu bir harekat düzenleyerek soydaşlarının can ve mal güvenliğini sağlamayı hedefler. Haber Londra’daki Türkler arasında da sevinçle karşılanır.

O dönemde İngiltere’de tekstil sektörünü elinde tutan Rum patronların bazı Türk işçileri işten çıkarttığı ya da Türk işçilerin de Rum patronlarla çalışmaktan vazgeçtiği görülür. 1974 Barış Harekatı sonrasında Londra’dan Kıbrıs’a göçler de olur. Londra’daki Kıbrıslı Türkler, Kıbrıs’ta süregiden görüşmelere destek vermek için bu kez meydanlarda biraraya gelir.

1970’LER: POLİTİK ÇÖZÜM BULUNSUN

1974 sonrasında adada kan dökülmesi önlense de politik olarak kalıcı ve sürekli barış bir türlü sağlanamaz. Adanın kuzeyde 1975’te Kıbrıs Türk Federe Devleti kurulur.

İngiltere’deki Kıbrıslı Türkler her zaman olduğu gibi Türkiye’nin izlediği politikayı destekler. İngiltere’deki politikacılardan basına Kıbrıs Türk’ünün gözüyle sorununu anlatan mektuplar yazılır… Bu yıllarda Rum lobisi de parlamento çalışmalarına hız verir…

1980 VE 90’LAR: KKTC TANINSIN!

1980’de Kıbrıslı Türkler’in belediye meclis üyeliğine girerek siyasete atıldığı görülür. İlk Belediye Meclis üyesi Ramadan Güney, Hackney’den seçilir. Eski bir mücahit olan Güney, belediye toplantılarına Kıbrıs sorununa Türk’ün bakış açısını yansıtır. Daha sonraki yıllarda İngiltere’deki üç büyük partide siyaset yapan çoğu Kıbrıslı, Türk göçmenler belediye meclislerine girecek, hatta milletvekilliğine aday da olacaklardır… 1983’te Mart’ında Londra’da Kıbrıslı Türkler’in sesi ilk yerel gazete Toplum Postası yayın hayatına başlar.

Adanın Kuzeyi’nde de 1983’te Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) kurulur. Ne yazık ki süreç içinde KKTC’yi Türkiye’den başka hiç bir ülke tanımaz.

Bundan sonraki süreç adadaki Türkler’in aleyhine işlemeye başlar. AB, Kuzey Kıbrıs’a izolasyon uygular. İzolasyonlar adanın kuzeyini yoksullaştırır, yoksulluk da gençlerin Londra’yı ekmek kapısı olarak görmesine neden olur. 2000’lere gelindiğinde de artık İngiltere’deki Kıbrıslı Türk nüfusunun 100 bini aştığı tahmin edilir…

Bu yıllarda Rum göstericiler de Türkiye’nin Londra Büyükelçiliği önünde protesto çadırı kurar. Büyükelçilik önünde aylarca 24 saat eylem yapan protestoculara karşı Kıbrıslı Türk derneklerinin çatı örgüt Kıbrıs Türk Dernekleri Konseyi de “Türkiye’ye minnettarlık” eylemleri yapmaya başlayınca Rumlar’ın eylemi sona erer.

2000’LER: İZOLASYON KALKSIN!

BM Genel Sekreteri Kofi Annan’ın adıyla anılan adanın birleşerek AB’ye üye olması önerisi 24 Nisan 2004’de Türk ve Rum kesiminde bir referandumla halka sorulur.

Referandum öncesinde Londra’daki Kıbrıslı Türkler de “Evet” ve “Hayır”cılar olarak ikiye bölünür. Referandumda KKTC’den yüzde 64.91, Rum Kesimi’ndede yüzde 24.17 ‘evet’ çıkar. Referandum bir imajı yıkmıştır… Kıbrıs Türk halkı uzlaşma, birleşme ve barıştan yana olduğunu kanıtlamıştır… Artık sıra “Evet’in diyetinde, AB’nin izolasyonları kaldırma sözünü tutmasındadır…

Türkiye’nin politik başarısızlığı sonunda 1 Mayıs 2004’de Güney Kıbrıs AB’ye tam üye olarak kabul edilir. Bu kez Kıbrıs Rum Kesimi hukuk mücadelesiyle mülk sorununu AB’ye taşıyarak Kuzey’i sıkıştırmak ister.

Londra’da Kıbrıslı Türk dernekleri sayısı 30’u bulur. Çatısında 22 derneği toplayan Kıbrıs Türk Dernekleri Konseyi, artık geleneksel mitinglerin yerine parlamento kulislerine ağırlık verir. AB’nin KKTC’ye verdiği sözleri tutması için Londra’da ve Brüksel’deki AB parlamentosunda kulis çalışmaları yapar. Kıbrıs Türk Cemiyeti, İngiliz gazetelerinin Kıbrıs Türkü aleyhine yazılarına yanıtlar yazar. Araştırma kitapları yayınlar ve arşiv çalışmaları başlatır.

Londra’daki Kıbrıslı Türkler tarafından izolasyonların kaldırılması için 2004’te oluşturulan sivil toplum örgütü “Embargoed!”un (Ambargolu!) düzenlediği etkinlikler de ses getirir. Londra’da yaşayan Kıbrıslı Türk modacı Hüseyin Çağlayan defilelerinde Kuzey’deki izolasyonlara dikkati çeker ve Kuzey’in sesi olur. Embargoed!, Londra Toplu Ulaşım Dairesi tarafından yasaklanan Kuzey Kıbrıs turizm reklamlarının kaldırılması için eylemler düzenler. Referandum’un yıldönümlerinde de yapılan mitingler ve düğün alayını andıran otomobil turlarıyla Londra’dan AB ülkelerine verdikleri sözü tutmaları hatırlatılır.

Rum Kesimi avukatları 2005’te Kuzey’de ev satın alan İngiliz Orams ailesinin İngiliz vatandaşı olduğu gerekcesiyle İngiltere Yüksek Mahkemesi’nde tazminat davası açarak evin eski sahibi Apostolidi’ye iadesi ve zararının da tazmin edilmesini ister. Davadaki asıl amaç, emsal gösterip sorunun AB’ye taşınmak istenmesidir. Kıbrıslı Türkler bu kez Orams’lar için Londra meydanlarında yürür… İngiltere’deki davayı Vahib Avukatlık Bürosu’nun Kıbrıslı Türk avukatları üslenir. Kıbrıslı Türk avukatlar Rum Kesimi’ne karşı savunma ekibine Başbakan Tony Blair’in eşi Cherie Booth’u da alarak güçlü bir savunma yapar…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

fourteen + 1 =