İNGİLTERE’DEN… 7/7’nin yıldönümünde…

“Pakistan’da doğdu… Birmingham’da büyüdü… Afganistan’da öldürüldü.”

İngiltere Cuma günü 7 Temmuz saldırılarının yıldönümüne hazırlanırken, Birmingham Müslümanları da Afganistan’da gelen trajik bir haberle sarsıldı. Japron Hashmi Pakistan’ın Afganistan Kuzey Batı sınırına yakın Peshawar bölgesinde doğdu. Hashmi, 12 yaşında Pakistanlı anne-babası ve dört kardeşiyle birlikte daha iyi bir yaşam standardı için Britanya’ya geldi. Hashmi’nin ailesi, Asyalıların ve özellikle de Müslümanların yoğun olarak yaşadığı Birmingham bölgesine yerleşti. Hashmi ailesiyle birlikte Birmingham’da dinine bağlı bir Müslüman olarak rahat bir şekilde yaşıyordu. Camiye gidiyor, ibadetini yapıyor, kendi dilini konuşuyor, kültürünü yaşıyor ve aynı zamanda da İngiliz okulunda eğitim alıyordu. Hashmi bir Müslüman olmasına rağmen yaşadığı ülke olan İngiltere’nin kültüründen de etkilenmiş hatta burasını kendi vatanı olarak kabul etmişti. Bu nedenle de vatanı olan ülkesinin ordusuna katılmaktan da bir sakınca görmemişti. Çünkü o ülkesine hizmet etmeyi istiyordu ve orduya katılmak da bunun en güzel yoluydu.

Hashmi, 2Temmuz Cumartesi günü, Afganistan’da, doğduğu ülke olan Pakistan sınırına yakın Helmand bölgesinde ölen ilk İngiliz Müslüman asker oldu. Hashmi henüz 24 yaşındaydı… 

Mohammad Sidique Khan, evli ve bir çocuk babasıydı. Khan’ın ailesi de yıllar önce Pakistan’dan İngiltere’ye göç etmiş olan binlerce Müslüman Asyalı aileden biriydi.

Khan 6 kardeşin en küçüğüydü. O da Kuzey İngiltere’de Leeds şehrinde Müslümanların yoğun olarak bulunduğu Beeston bölgesinde büyüdü. Başarılı bir öğrencilik döneminden sonra öğretmen olmaya karar verdi. Bu nedenle bir okulda asistan öğretmen olarak çalışmaya başladı. Khan 7 Temmuz saldırılarını gerçekleştiren 4 ‘intihar bombacısından” biriydi.  7 Temmuz’da Edgware Road istasyonu’nda kendisiyle birlikte 7 kişinin ölümüne ve 120 kişinin yaralanmasına neden oldu.


Daha sonra El Cezire televizyonunda yayımlanan görüntülerde, Muhammed Sıdık Han kendisinin bir ‘nefer’ olduğunu söylüyordu. Geleneksel Arap giysileriyle konuştuğu video görüntülerinde 30 yaşındaki Han, İngiltere hükümetinin Müslümanlara yönelik kötü muamelelerde bulunduğunu savunuyor ve saldırıları düzenlemek için Usame bin Ladin’den ilham aldığını anlatıyor, kendisini inandıkları uğruna sahip olduğu her şeyden vazgeçen ve sözlerini kanıyla ortaya koyan binlerce Müslüman’dan biri olduğunu ifade ediyordu.
Görüntülerde, Muhammed Sıdık Han, “Kelimelerimiz biz kanlarımızla onlara hayat verene dek ölüdür. Ben ve benim gibi binlerce kişi, inandıklarımız uğruna her şeyi feda ettik” şeklinde konuşuyordu. İngiltere hükümetinin ‘kendi halklarına karşı’ kötü muamelede bulunduğunu söyleyen Muhammed Sıdık Han, demokratik yollarla seçilen bu hükümetlere destek verdikleri için İngiliz kamuoyunun da sorumlu olduğunu savunuyordu.
Cuma günü, Londra’da üç metro ve bir otobüsü hedef alan ve 52 kişinin ölümüyle sonuçlanan 7 Temmuz saldırılarının yıldönümü.  Blair, hükümetin radikalliğin kökünü tek başına kazıyamayacağını söyleyerek, Müslüman liderlerden radikallerin yalnızca yöntemlerine değil, fikirlerine de karşı çıkmalarını istedi. İngiltere başbakanı, hükümetin Müslümanlarla iyi bir diyalog kuramadığı eleştirilerini de reddediyor. Blair, 7 Temmuz saldırılarından bu yana nasıl bir ilerleme kaydettikleri sorusunu ise “İstihbarat servisleri ve polis bizi yeni saldırılardan korudu” diye yanıtladı.

Tony Blair çözümün polisiye tedbirler ve Müslüman toplumunun yardımıyla çözüleceğini düşüne dursun, Times gazetesinde yayımlanan bir kamuoyu araştırması, İngiltereli Müslümanların yüzde 13’ünün bombacıları ‘şehit’ olarak gördüğünü ortaya koyuyor.

Araştırma sonucuna göre her altı kişiden biri de amacın doğru, ama yöntemin yanlış olduğunu düşünüyor. Her 50 kişiden biriyse, ailesinden birinin el Kaide üyesi olmasından gurur duyacağını söylüyor. Times gazetesi haberi “Müslüman İngilizler ‘7 Temmuz şehitleri’ konusunda bölündü” manşetiyle veriyor.

Araştırmanın bir başka çarpıcı sonucuna göre ise, araştırmaya katılan Müslümanların yüzde 7’si İngiltere’deki sivillere yönelik eylemlerin, ‘bazı durumlarda’ meşru olabileceğini savunuyor. Bu oran askeri hedefler söz konusu olduğunda yüzde 16’ya yükseliyor. Gazete bu görüşlerin sahiplerini ‘ciddi bir azınlık’ sözleriyle nitelendiriyor. 

 İngiltere’de terör saldırılarının birinci yıldönümü. Ama harcanan Milyonlarca sterline, sorgulanan binlerce insana ve 10’dan daha fazla ülkede yapılan soruşturmalara rağmen 52 kişinin hayatına mal olan saldırıda rol oynamış tek bir kimse bile bulunamadı. Tüm önlemlere rağmen metrolar, otobüsler, sokaklar hala güvenli değil. Irak’ta ve Afganistan’da İngiliz askerleri, Amerikan askerleri, Müslümanlar, siviller, Hristiyanlar ölmeye devam ediyor ve savaş hala bitmedi…

 


 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here