İNGİLTERE’DEN… Al Rawi özgürlüğüne kavuştu ya diğerleri?

İNGİLTERE’DEN… Al Rawi özgürlüğüne kavuştu ya diğerleri?

0
PAYLAŞ

‘Guantanamo Yolu’, 10 Eylül 2001’de İngiltere’deki evlerinden ayrılan Pakistan asıllı İngiliz vatandaşı üç Müslüman genç Ruhel, Şefik ve Asıf’ın hikayesini anlatan bir film. Bu gençlerin yolculuklarının tek amacı vardı, o da  Pakistan’da evlenecek olan Asıf’ın düğününe katılmaktı.

Gençler Pakistan’da namaz kıldıkları camideki konuşmalardan etkilenip insani yardımda bulunmak ve biraz da bölgeyi görmek amacıyla Afganistan’a geçerler. Ama gençlerin yolculukları hiçde bekledikleri gibi olmayacaktır. Çünkü o tarihlerde Amerikan uçakları bölgeyi bombalamaya başlamıştır.  İngiltere’de büyümüş olan gençler bir anda kendilerini hiçte alışık olmadıkları bir ortam içinde buluverirler. Gençler içtikleri su nedeniyle hastalanırlar. Üstelik Afganistan’da konuşulan dili de anlamazlar. Geri dönmeye çalışan gençler bir anda kendilerini Kuzey İttifakı tarafından kontrol edilen bir Taliban kasabasında bulurlar.

Gençler burada zor bela bir konvoy bulup geri dönmek için yola koyulur yeniden. Ama bu kez de bölge Amerikan uçakları tarafından bombalanır. Konvoydakilerin bir çoğu ölür, yaralanır ve dağılır. Üç arkadaştan ikisi, Amerikan askerleri tarafından tutuklanır ve sonra da bir uçakla Guantanamo’ya nakledilir…Diğer arkadaşları Münir ise Afganistan’da kaybolur ve başına ne geldiğini hala kimse bilmez…Müslüman olan İngiliz vatandaşı gençler Amerikan ve İngiliz gizli servislerinin elindedir artık. Sonra işkenceler ve bitmek tükenmek bilmeyen sorgular gelir. Hiçbir kanıt olmadığı halde iki yıl boyunca işkence ve suçlamaya maruz kalır gençler. Daha sonra serbest bırakılan gençlerin yaşadıkları, İngiliz yönetmen Michael Winterbottom’un “Guantanamo Yolu” adlı filmine ilham kaynağı olur…

İngiltere’de uzun yıllardır oturma izni olan Bisher Al-Rawi de tıpkı filmdeki bu iki genç gibi yıllarca Guantanamo Üssü’nde tutulan yüzlerce kurbandan biriydi. Geçtiğimiz günlerde serbest bırakıldı. Al Rawi gibi beş yıldır yasadışı şekilde adada tutulmakta olan Müslüman asıllı 8 İngiliz vatandaşı daha bulunuyor.

Irak doğumlu olan Al Rawi 1980 yılından bu yana İngiltere’de yaşıyor. Al Rawi, 8 Kasım 2002 tarihinde Gana’da iş gezisindeyken, Gana İstihbarat Servisi tarafından tutuklanıp, Amerikan otoritelerine teslim edilmişti. ABD’li yetkililer Al Rawi’nin El Kaide ile bağlantılı olmasından şüphelendikleri için Guantanamo’ya götürüldüğünü açıklamışlardı…Ancak aradan 5 yıl geçti ve Al Rawi’nin suçsuz olduğu anlaşılıp serbest bırakıldı.

Guantanamo’nun kapatılması için uluslararası kampanya yürüten Uluslararası Af Örgütü’nün bildirdiğine göre, 11 Ocak 2002 tarihinde ilk tutsağın nakledildiği Guantanamo’ya bu güne kadar 775 kişi nakledildi. Kampta, 2006 yılı sonlarında 35 değişik ulustan 430 tutsak bulunuyordu. Bunlar arasında bugüne kadar tutulan 17 tutsağın 18 yaşın altında olduğu ve bunlardan 4’ünün hala kampta tutulduğu belirtiliyor. 

Aralarında UAÖ’nün de bulunduğu bazı insan hakları kuruluşları, Guantanamo’da Üssü’nde tutulan tutsakların durumlarıyla ilgili tam ve bağımsız bir soruşturma yapılmasını ve tutsakların bağımsız mahkemeler tarafından yargılanmasını talep ederek kampanya yürütüyor. 

Ancak ABD yetkilileri bu taleplere sıcak bakmıyor. ABD Yüksek Mahkemesi geçtiğimiz günlerde Guantanamo’da gözaltında tutulanların Amerikan federal mahkemerinde dava açma hakları olup olmadığı konusunda karar vermeyeceğini açıkladı.  Guantanamo’da hala tutulmakta olanlardan hiçbiri sivil bir mahkemede dava açamadı.

ABD mahkemelerindeki genel bakış açısı, “ABD Kongresi’nin iradesinin” üstün gelmesi yönünde; gözaltındaki kişinin suçunun tespiti için mahkemeye çıkarılmasını temin eden yetkinin Guantanamo Körfezi Amerikan toprağı olmadığından, buradaki tutsaklar için geçerli olmayacağı yolunda.

İnsan hakları kuruluşları ise, ABD yetkilileri tarafından gözaltında tutuldukları zaman boyunca nerede olurlarsa olsunlar, Amerikan sivil mahkemelerinde dava açma haklarının olduğunu savunuyor.

George Bush, tutsakların bağımsız şekilde yargılanmasını engelleyen terörle mücadele yasasını savunurken, yasanın terör zanlılarını adalet önüne getirmek için gerekli olduğunu söylemişti.

Kampta tutulanlar arasında şu ana kadar sadece bir sanık kurulan özel bir askeri mahkemede yargılandı ve ceza aldı. O da Avustralya vatandaşı olan David Hicks…
ABD’nin en büyük insanlık ayıplarından biri olan Guantanamo’ya beş yıllık süre içinde 775 kişi nakledildi. Bugüne kadar Guantanamo’ya götürülen tutsakların 377’si ya serbest bırakıldı ya da başka ülkelere teslim edildi. Bu süreç içinde değişmeyen şeyler; Bush yönetiminın hala burada tutulan kişilere hiçbir savunma hakkını tanımaması, tüm uluslararası anlaşmalarını ihlal etmesi, bu kişilere ne savaş tutsağı ne de suçlu muamelesi yapılmamasıydı. Bu kişilerin hepsinin ortak özellikleri ise buraya nakledilenlerin tümünün Müslüman olmaları. Beş yıldır suçları ispat edilemediğine göre tek suçları da bu olsa gerek. 

 

BİR CEVAP BIRAK