İNGİLTERE’DEN… ‘Blue Monday’e hazırlık

Pazartesi gününü seven birileri olabilir mi? Pek sanmıyorum. Ben çocukluğumdan beri hiç sevmem pazartesileri. Pazar öğleden sonra bir kasvet çöker ve hava kararmaya başladıkça bu kasvet artar. Yapılacak çok şey vardır Pazartesi. Büyüdükçe büyür gözümde… Bir türlü bitsin istemem hafta sonu. Pazarları evde kalsam da. İyi bir şekilde dinlenmiş olsam da, hiç bir şey yapmasam da, sadece evde oturup, bütün gün televizyon izlemiş olsam da, Pazartesi günleri İstanbul-Londra arasında  3 saat 45 dakika yolculuk yapmış gibi bitkin başlarım işe.  Nereden başlasam? Nasıl başlasam? Bir türlü başlayamam. Hep öyle olmuştur. Hep öyle hissetmişimdir.

İlk olarak İlkokul çağlarında hissettim bu duyguyu. Pazar akşamlarından başlardı hazırlık. Askerlik gibiydi. Siyah önlükler hazırlanır. Beyaz yakalar ütülenir. Kitaplar çantaya yerleştirilir.  Ev ödevleri yeniden gözden geçirilir. Yeni bir hafta için tüm hazırlıklar tamamlanır. En önemlisi erkenden yatılmalıydı. Her şey dinç ve uyanık olabilmek içindi ertesi gün. Ama ne yaparsan yap yine olan oluyordu ve pazartesileri hep zor geliyordu. Tam 28 yıl geçti aradan ve İlkokul birinci sınıftan bu yana devam eder bu pazartesi çilesi.
“Pazartesileri sevmiyorum”  diye başlayıp da söze Brenda Ann Spencer’ olayını anmamak olmaz. Brenda Ann Spencer 29 Ocak 1979 günü Kaliforniya San Diego’da kasvetli bir Pazartesi sabahı, elinde silahıyla rast gele ateş ederek 2 kişiyi öldürüp, 8 çocuğu ve bir polis memurunu da yaraladığında henüz 16 yaşındaydı. Silah babasının Noel hediyesiydi. Kendisine neden böyle bir şey yaptığı sorulduğunda, “bir nedeni yok, sadece pazartesileri sevmiyorum” diye cevaplamıştı.

Bu olaydan sonra Bob Geldof aynı yıl, Boomtown Rats isimli grubuyla “ I Don’t Like Mondays’ı yapmıştı ve şarkı Amerika ve İngiltere’de uzun süre liste başında kalmıştı.

Peki bu ‘Pazartesi Sendromu’ diye adlandırılan olgu nasıl çıktı ortaya? Eskiden, insanların zamanla yarışmak zorunda olmadığı, teknolojinin insanın hayatına bu kadar girmediği zamanlarda haftanın her günü eşit değerdeydi.Uzmanlara göre acımasız kapitalist sistemin gelişmesi, çalışma ve yaşam koşullarının her geçen gün zorlaşması, insanın insanlıktan çıkıp adeta bir “yarış atı”na döndüğü modern çağla birlikte ‘Pazartesi Sendromu’da yaşamımızın bir parçası haline geldi.  İş kazalarının en fazla meydana geldiği gün, kalp krizi ve intihar vakalarının artış gösterdiği gün, insanların ‘hastayım’ bahanesiyle işten, okuldan en fazla kaytardıkları gün hep pazartesi olmuştur.

İngiltere’de deprasyonda olan ve intiharı düşünen insanlara yardım etmek amacıyla kurulan “Samaritans” adlı gönüllü yardım kuruluşunun en yoğun çalıştığı günün de pazartesi olması rastlantı değil. Samaritans çalışanları 7 Ocak Pazartesi günü yaklaşık 9 bin kişinin telefonlarını cevapladı. Arayanların büyük bir çoğunluğu intihar etmeyi düşünen insanlardı. Samaritans’a göre asıl kabus ise Ocak ayının son haftası içindeki pazartesi günü yaşanacak. Yani 21 Ocak Pazartesi günü. Resmi olarak insanların yıl içinde kendilerini en mutsuz olduğu gün kabul edilen Ocak ayının son Pazartesi günü İngilizler tarafından “Blue Monday” olarak da adlandırdırılıyor ve bu gün intihar vakalarında büyük bir artış olduğu biliniyor.  “Blue Monday” sendromu ilk olarak Cardiff Üniversitesi’nden Dr. Cliff Arnall tarafından keşfedildi. Dr  Cliff Arnall’a göre yılın en mutsuz gününün meydana gelmesinde 6 önemli faktör var. göre ‘Blue Monday’ kabusunun oluşmasına neden olan koşullar; kötü hava, aşırı borçlanma, Noel’den sonra geçen üç haftalık zaman süresince meydana gelen duygusal boşluk, her yıl başında verilen ve üç hafta içinde bozulan yeni yıl sözleri, düşük motivasyon düzeyi ve bir şeyler yapma ihtiyacı.

Samaritans yetkililerinden Kate Redway’de her beş kişiden birinin deprasyonda olduğu İngiltere’de, her yıl Ocak ayının son pazartesi günü yardım için kurumu arayan insan sayısında büyük bir artış olduğunu itiraf ederek,  “İnsanlar yardım için değişik konularda bizi arayabiliyor. Çoğunlukla duygusal sorunlar, yalnızlık, bozulan ilişkiler, sona eren evlilikler ve finansal sorunlar başı çekiyor” diye konuşuyor.  Samaritans 2008 yılının en depresif günü olması beklenen 21 Ocak Pazartesi günü için şimdiden kolları sıvamış durumda. Kurumun 202 şubesinde görev yapan 17 bin dolayında gönüllü ve özel eğitimli çalışanı o gün sadece kurumun ofislerinde değil, okullarda, hapishanelerde, tren istasyonlarında, iş yerlerinde hizmet vermek için yoğun bir çalışma temposu içinde olacak. Sendikalar tarafından da desteklenen ‘Bid to beat Blue Monday’ isimli kampanya kapsamında bu yıl yapılması planlanan aktiviteler arasında; tren istasyonlarında sabah işe giden çalışanlara bedava çay ve kahve servisi yapmak, müzik dinletileri vermek ve ofisleri veya işyerlerini plaja çevirerek ‘plaj partisi’ düzenlemek.

Not: Bu yazıya başladığımda Pazartesi sabahıydı ama ancak Salı günü sabahı bitirebildim. Herkese biran evvel akıp bitecek mutlu, umutlu ve güzel  pazartesiler diliyorum.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here