İNGİLTERE’DEN… Dileğim…

Geçen hafta eşimle birlikte Blackpool’da De Vere Heron’s Reach Hotel’deki geleneksel yardım balosuna katıldık.

10 yıl önceydi. Tekstil sektöründe İngiliz bir dostumuz aramış ve sektörde temsil boşluğu olduğunu söyleyerek dernekleşme konusunda bir çalışma yapmamı istemişti.

Sektörde bir başka boşluk daha vardı. Para kazanma ve iş geliştirme çabasında dış dünyaya kapalı olan sektörü açlığa ve yoksulluğa karşı da bir şeyler yapmaya zorlamalıydık. Düşüncelerimi söyledim. Hak verdiler…

Neticede benim de kurucusu olduğum Britanya Giysi Tedarikçileri Derneği’ni (Association of Suppliers to the British Clothing Industry-ASBCI) kurduk. Kurucuların arasında Marks&Spencer, Next, Littlewoods gibi tanınmış büyük kuruluşlar da yeraldı. Dostum Len Rose’u da başkan seçtik. Rose o günden bugüne bu görevi başarıyla sürdürüyor.

ASBCI ilk iş olarak Starlight yardım kuruluşuyla profesyonel bir işbirliğine gitti. Starlight özellikle yaşama savaşındaki çocukların isteklerini yerine getiriyor. Buna son istek demeye dilim varmıyor çünkü dileklerini yerine getirdiğimiz çocukların yarısı yaşamla olan savaşı kazanmayı başardılar. Bu da dernekteki işverenler için en büyük mutluluk olur oldu…

Bu bağlamda geçen hafta sonu katıldığım balonun önemi büyüktü. Açık artırmada ünlü tablolardan futbolcu formalarına, antikalardan en rüküş giysilere pek çok eşya çocuklar için açık artırmada satıldı. İşadamları cömertce açık artırmaya katıldı ve iş yaşamındaki rekabeti çocuklar için sürdürdü… Ben de torunlarım için futbolcu Beckham’ın imzalı formasını aldım… Geçen yıl açık artırmada 16 bin Sterlin toplanmasına karşın bu yıl bu rakamı geçeceğimizi sanıyorum…

Şimdiye kadar 400 bin çocuğa umut veren Starlight’ın çabaları konusunda beni derinden etkileyen Sam’i anlatmak istiyorum…

Doktorlar küçük Sam’in sayılı günleri olduğunu söyler. Sam’in annesi Starlight’a yazdığı mektupta oğlunun 8’nci yaşgünündeki en büyük isteğinin bir tank sürmek istediğini yazar. Ekip hemen kolları sıvar. Önce Sam’i ve ailesini yaşgününü kutlamak amacıyla 5 yıldızlı bir hotele yerleştirir. Tabii bu organizasyon doktorların denetimi ve ailesinin izniyle gerçekleşir. Sam yaşgününü hotelde eğlenerek geçireceğini düşünür. Küçük Sam teğmen elbisesiyle kahvaltı yaparken hotele onlarca asker gelir ve Sam’e selam çakarak emirlerini beklediklerini söyler. Sam şaşırır. Sonra kapıda dev tankı görünce daha çok şaşırır. Askeri manga ve tank ve komutanları küçük Sam ile kışlaya gidilir. Sam, kışlada bölüğü denetler. Denetimde askerlere binayı üç kez koşma cezası verir. Sonra arazi üniformasıyla tanka biner. Tankı sürmesine izin verilir. Hatta tank atışı bile yapar… Sürpriz kışlada bitmez.  Sam’a denetimi başarıyla yaptığı için sertifika ve hediyeler verilir. Gece hoteldeki yaşgünündeki pastada tank biçimdedir… Ne yazık ki küçük teğmen 4 ay sonra gözlerini kapatır. Küçük Sam kısacık ömründe bütün dileği gerçekleşmiş olarak sonsuz uykuya dalar…

Hayat işte bu… Koşarken yerdeki karıncaları eziyorsanız bir yere gitmiyorsunuz demektir… Türkiye’de bazı işadamlarımızın hayır işlerine önem verdiklerini biliyorum. Hatta Türkiye’de de Starlight’ın çalışmalarına benzer “Bir Dilek Tut Derneği”nin varlığını duyduğumda sevindim. Gönül ister ki bu çabalar profesyonelce ve hep birlikte omuz verilerek verimli ve etkin bir şekilde yapılsın.

3 Aralık gecesi de İstannbul’da The President Hotel’in Marmara Balo Salonu’nda Yeni Oluşum Sanayicileri ve İşadamları Derneği’nin balosunda olacağım… Onursal Başkanlığı’nı üslendiğim derneğin böyle bir toplumsal misyonu da en iyi şekilde yerine getireceğinden emin olabilirsiniz…

Herşey gönlünüzce olsun. İstekleriniz hep gülerken gerçekleşsin… Benim bu haftaki dileğim bu…

__________________

* Akşahin: BABİK Yönetim Kurulu Başkanı ve Türk İngiliz Sanayi ve Ticaret Odası’nın Avrupa – Türkiye İlişkilerinden Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi, Türk İşadamları Dernekleri Avrupa Federasyonu Başkan Yardımcısı ve İngiltere Temsilcisi, Açık Gazete Danışma Kurulu üyesi

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

18 + 11 =