İNGİLTERE’DEN… Kuzey İrlanda barışa giderken

İNGİLTERE’DEN… Kuzey İrlanda barışa giderken

0
PAYLAŞ

İrlanda Cumhuriyetçi Ordusu İRA’nın siyasi kanadı olarak görülen Sinn Fein, kısa adı ‘PSNT’ olan Kuzey İrlanda Polis Hizmeti’nin meşrutiyetini ve bölgedeki yargı birliğini oy çokluğuyla kabul ettiğini açıkladı.

1998’de imzalanan ‘Hayırlı Cuma’ anlaşmasıyla barış sürecine katılan Sinn Fein, bu kararıyla, barış sürecinin önünde duran çok büyük bir  engeli de ortadan kaldırmış oldu. Oylamadan sonra Sinn Fein’in lideri Gerry Adams, bu kararı “tarihi” olarak tanımlarken,  İngiltere Başbakanı Tony Blair ve İrlanda Cumhuriyeti Başbakanı Bertie Ahern de, bu oylamanın sonucunun dönüm noktası olduğunu söyledi. Sinn Fein’in kararı İngiltere basınında da büyük yankı bulurken, bazı gazeteler gelişmeyi, “IRA’nın silahlarını bırakma kararından bile daha önemli” şeklinde duyurdu. Karardan bir gün sonra da İngiltere Başbakanı Tony Blair Kuzey İrlanda özerk parlamentosu için 7 Mart’ta seçime gidileceğini açıkladı.  Peki neydi daha  20 yıl önce, partisi silahlı mücadeleye destek vermekten vazgeçerse, parti üyeliğinden istifa edeceğini söyleyen Sinn Fein lideri Gerry Adams’i böyle bir karar almaya iten?

Bu sorunun cevabını bulmak için ‘Hayırlı Cuma’ anlaşmasına giden sürece bir göz atmak gerekiyor…

1997 yılında yapılan genel seçimlerde, Tony Blair liderliğindeki İşçi Partisi’nin yönetime gelmesi, Kuzey İrlanda’daki barış umutlarını artıran bir gelişmeydi.  Aynı seçimlerde Sinn Fein’de büyük bir başarı elde ederek, Londra’daki parlamentoda 2 sandalye kazanmıştı. Seçimler sonunda Sinn Fein lideri Gerry Adams ile Martin McGuinness Avam Kamarası’na girmeye hak kazandılar.

Böylece Adams, daha önce 1983- 1992 yılları arasında temsil ettiği Batı Belfast’taki milletvekilliğini yeniden kazanmış oldu. Adams ve McGuinness seçimleri kazanmalarına rağmen Avam Kamarası’nda oturmayacaklarını açıkladılar. Ancak Sinn Fein’in iki önemli isminin parlamentoya girmesi İngiltere ve Sinn Fein arasındaki ilişkileri yeniden güncelleştirdi. Adams ve McGuinness seçimi kazandıktan hemen sonra, İşçi Partisi iktidarını barış görüşmelerini başlatmaya davet etti. Başbakanı Tony Blair de çağrıya olumlu karşılık vererek, Sinn Fein’le yeniden görüşmelerin başlatılması gerektiğini söyledi. Blair, barış görüşmelerinin Eylül’de başlatılmasını öngördü. Bu durum üzerine Sinn Fein, 18 Temmuz’da IRA’ya ateşkes çağrısında bulundu. IRA bir gün sonra ateşkes ilan etti.

Tarihi süreç işliyordu. Ancak pazarlıklar öyle kolay olmuyordu. Bu kez bölgedeki en büyük siyasi güçlerden biri olan Protestanların partisi Demokratik Birlik Partisi DUP,  IRA’ya “önce silahsızlanmalısınız” diyerek karşı çıktı. Ama her şeye rağmen barış görüşmeleri bazen açık bazen kapalı kapılar ardında devam ediyordu.  İşçi Partisi  hükümeti bir adım daha atarak Kuzey İrlanda tarihinde çok önemli olan, 1972 yılında yaşanan ve 13 sivilin ölümüyle sonuçlanan ‘Kanlı Pazar’ olaylarının araştırılması için bağımsız bir araştırma komisyonu oluşturdu… Ve 10 Nisan 1998’e gelindiğinde ‘Hayırlı Cuma’ya ulaşılmıştı.

Protestanların tüm gürültülerine ve karşı çıkışlarına rağmen İngiltere hükümeti bir bir jest daha yaparak, 10 Mayıs günü toplanan Sinn Fein Kongresi’ne katılabilsin diye hükümlü olan 4 IRA militanını 24 saatliğine serbest bıraktı.  Aynı jest, bu kez Protestanlar için yapıldı ve İngiltere yanlısı bir mahkum olan Michael Stone serbest bırakıldı. 

Sonunda ortaya çıkan barış anlaşması 22 Mayıs tarihinde halkoyuna sunuldu ve Kuzey İrlanda halkının yüzde 72’si de anlaşmaya “evet” diyerek barışa olan özlemlerini gösterdi. Böylece oluşturulan Kuzey İrlanda Meclisi, 1999 yılında yürütme hakkına sahip bir hükümet seçti. Barış süreci daha sonra zaman zaman kesintiye uğrasa da 2003 yılı Kasım ayında Kuzey İrlanda parlamento seçimleri yapıldı. Ardından 2004 yılı başında Protestanlar, bu kez de  Sinn Fein’in IRA’ya bilgi sızdırdığı iddiasını öne sürerek meclisi boykot etme kararı aldı.

2004 yılının son günlerinde gerçekleştirilen 20 milyon Sterlinlik soygun IRA’nın üstüne yıkılmaya çalışıldı. Bu iddialardan sonra 2005 yılına girildiğinde Londra’da Sinn Fein milletvekillerine yönelik bazı ekonomik yaptırımlar tartışılmaya başlandı. Ancak her şeye rağmen, İngiltere hükümeti ve  IRA arasında el altından sürdürülen pazarlıklar sonuç vermeye başlıyordu. Temmuz ayı sonlarında dokuz kez ömür boyu hapisle cezalandırılan bir IRA militanının serbest bırakılmasının ardından, IRA tarihi açıklamasını yaparak “silahlı mücadeleye son verdiğini; bundan sonra mücadelesini tamamen siyasal alanda sürdüreceğini” açıkladı.

Ve IRA sözünü tutarak geçen Eylül ayında silahlarının tümünü IRA’yı denetlemek için İngiltere ve İrlanda arasında oluşturulan bağımsız komisyona teslim etti. Önümüzdeki süreç ise Kuzey İrlanda’daki İngiliz ordu güçlerinin bölgeden tamamen geri çekilmesi ve özerk yönetimin yeniden işlerliğe kavuşturulmasından ibaret.

Umarız Türkiye’de toplumu değiştirmekle görevli siyasi aktörler de, Kuzey İrlanda barış sürecinden bir ders çıkarır ve  toplumun büyük bir kesiminde tartışılan ve giderek yüksek sesle dile getirilen “barış talebi” ne tepkisiz kalmaz.


 

BİR CEVAP BIRAK