İNGİLTERE’DEN… Morukluk artık 40’da başlıyor

İngiltere’de bir büroda çalışanlar bilir, bu ülkede işte olanlar için yaşlanmak hiç iyi bir fikir değildir.

Yani yaşlanmanızı durdurabilirseniz hemen durdurun, çünkü İngiltere’de yaşlı olmak çok tehlikeli bir sakıncadır.

Biliyorum ki bu tuhaf gelebilir.   Çünkü son zamanlarda etrafımızda görebildiğimiz en önemli, en tarihi yeni gelişme, hayat süresinin uzatılmasıdır.  

Ama o İngilizlere vız gelir.   Onların bürolarında, en önemli, en tarihi yeni gelişme, çalışma süresinin gitgide kısaltımasıdır.
 
Onu biliyordum, yahut bildiğimi zannediyordum.  Ama geçen gün, uzun seneler başkanlığını yaptığım Londra’nın tanınmış Savile Club’da bir üyelik adayının bana anlattığına afalladım.
 
Kulüpte güzel bir sistemimiz var.   Bir dostunu üye olarak seçtirmek istiyen bir üye, onu bir kaç kere kulübe getirir, tanıştırır, dolaştırır.  Ve herkes adayın ne biçim bir adam (hanım okuyuculardan özür dilerim, bizimki centilmen kulübü) olduğunu kendileri için görebilirler.  Ona göre de, seçelim mi, seçmiyelim mi diye karar verebilirler.
 
Yani başka kulüplerde yapılan, adayınızı göstermeden, tanıştırmadan, üye seçilmesini beklemek yok bizde.   Daha demokratik.

Neyse, yaş konusuna dönelim.
 
Bana tanıştırılan üyelik adayı, akıllı, düşünceli, kültürlü bir tip gibi gelmişti.
 
Londra’nın ‘City’sinde, dünya çapında, adını ben bile hemen tanıyabilen, meşhur bir yatırım bankasındaymış.  

Ve o bankada genel direktörmüş.
 
Ben de, peki diye sordum, sizi üye olarak kabul edersek, kulübe bol gelirmisiniz?
 
İşte o zaman verdiği cevaptan afalladım.  ‘Benim bir problemim var’ diye anlatmaya başladı.   ‘Problemim şudur’ dedi.  ‘Ben kırk yaşıma eriştim’.
 
Ben de, ‘Maşallah, daha genç, hatta çok genç sayılırsınız’ filan diye normal, terbiyeli iltifatlara başlamıştım.   O benim lafımı kesti.
 
‘Anlamıyorsunuz Beyim,’ dedi.  ‘Benim kırk yaşında olmam, demek ki bütün bankamızın üç dört en yaşlısının arasında olmam demek.   Bana “moruk” demeğe başladılar bile.   Ve beni fazla yaşlı bulanlar çok var.   Yani kulübünüze beni üye yapsanız, ki çok istiyordum, ama şimdi korktuğum şey, “Bak” diyecekler, “Morukluğunu ispat etti.   Kulüp üyesi oldu.   Gidiyor, uzun öğle yemeklerini kulüpte yiyor. Daha ne istiyoruz?   Onu atalım,  yerine 40 olmayan, moruk olmayan, aramızdan birisini seçip koyalım” derler.’

Bu hikâyeyi son günlerde, bütün dünyayı korkutan mali ve bankacılık krizinin ortasında otururken hatırladım.   Ve biraz da güldüm.

Çünkü bütün dünyayı korkutan kriz sevimsiz suratını dünyaya ilk İngiltere’de gösterdi.   Başkanı gençliğinden iftihar eden, bankasının reklamlarına kendi fotosunu koydurtan, Northern Rock bankasında kriz ilk göründü.

Verebileceğim daha çok örnek var, ama vermeyim.   Gençliğe karşı görünebilirim, ki hiç isteğim değildir.   Bilakis, gençlere her cins yardım taraftarıyım.

Ama anlattığım şaka değil.   İngiltere’de bu anda ciddi bir problem.   Mesela Londra’nın tanınmış gazetelerin birinde, morukluk 40’da değil, 35’de başlıyor…özür dilerim, daha başka örnek vermiyecektim.

Ben ancak şundan eminim ki, önümüzdeki Kasım ayında, 71 yaşındaki John McCain Birleşik Amerika Cumhurbaşkanı seçilirse – ki seçimi kazanacağına ben gitgide eminin – İngiltere’de ne diyeceğini bilmeyen çok kişi olacak.

_______________

* Yazarımız Namık Kemal’in torunun torunudur…

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.