Üniversite hocaları 1 günlük grev yaptı

Londra’daki Middlesex Üniversitesi Öğretim Üyesi ve grev gözcüsü Mehmet Ali Dikerdem, Tony Blair Başbakanlığı’ndaki Yeni İşçi Partisi hükümetini eleştirerek üniversiterde kalitenin giderek düşürülmesinden yakındı…


İngiltere’deki bütün üniversitelerdeki sendikalı öğretim üyeleri maaşlarının iyileştirilmesi ve sosyal hakların tanınması için bir günlük greve gitti. Grevci öğretim üyeleri derslere girmeyerek üniversite kapılarında sorunlarını anlatan bildiriler dağıttı. Geçen hafta işveren üniversite yönetimleriyle görüşmelerin tıkanması üzerine Üniversite Öğretim Üyeleri Birliği (Association of University Thatcher – ATU) ve Ulusal Yüksek Öğretim Elemanları Birliği (National Association of Thatcher of Further and Higher Education – NATFHE) üyesi öğretim üyelerinin yüzde 67’si grev kararı almıştı.


Salı sabahı erken saatte derse girmek yerine okul kapılarında grev barikatı kuran sendikalı öğretim üyeleri, bildiriler dağıtarak eylemlerine üniversite çalışanları ve öğrencilerinin katkılarını istedi. Sayıları tam bilinmese de milyonlarca öğrencinin dersi grev nedeniyle boş geçti…


MAKİNİSTTEN DAHA AZ ÜCRET ALIYOR


Londra’daki Middlesex Üniversitesi  grev gözcüsü Mehmet Ali Dikerdem meslektaşlarının sorununu gazetemize şöyle anlattı:


“Yapılan araştırmalara göre Üniversite öğretim üyelerinin alım güçleri diğer mesleklerle kıyaslandığında son 20 yılda yüzde 40 düşmüş… Doktorası olan bir öğretim üyesine mesleğe başlarken 20 bin Sterlin aylık veriliyor. Oysa bir polis memuru 28 bin Sterlin ile göreve başlıyor. Bir tren makinistine ise 36 bin Sterlin veriliyor… Ayrıca sosyal haklardan yoksun çalışıyoruz. Greve katılım gerçekten iyiydi. Umarım işveren bu konuda geri adım atar ve Yeni İşçi Partisi de politikasını değiştirir…”


Sendikaların hakların alınıncaya kadar mücadeleyi sürdürmekte kararlı olduğunu vurgulayan Dikerdem, üniversite çalışanları ve öğrencilerin greve ilgisini de şöyle anlattı:


“Ne yazık ki 1980’lerde sendika ve grev çok bilinen ve kulağa da hoş gelen kelimelerdi. Margaret Thatcher dönemiyle başlayan anti sendikal politikanın bir sonucu olarak bu kelimeler unutturulmaya çalışıldı. Grev barikatında bizi görüp, bize hak verip üniversiteye girmeyenler olduğu gibi hiç takmadan içeri girenler de çoktu. Bir kamyon şöförü ‘Ne oluyor burada’ diye sordu. Sonra içeri girmeyip gitti. Sonra da elinde çaylarla döndü… Üniversite öğrencilerinin tavrı ise gerçekten çok şaşırtıcı… Greve ilgi duyup sorgulayanların sayısı çok az… Hatta derslerin boş geçtiğini anlayınca ‘Boşa mı otobüs bileti aldık’ deyip kızanlar bile oldu…”


Üniversite yönetiminin grevci öğretmenlerin aylığından 1 günlük kesinti yapacağını belirten Dikerdem, Tony Blair başbakanlığındaki Yeni İşçi Partisi hükümetini de şöyle eleştirdi:


“Muhafazakar Parti’nin sosyal harcamalardaki kısıntıları ne yazık ki Yeni İşçi Partisi döneminde de sürdü. 1992’de Thatcher, politeknikleri üniversite statüsü vererek özelleştirmiş ve ödeneklerini de kesmişti. Ayrıca fon dağıtımında üniversitelere eşit davranılmamış Cambridge ve Oxford gibi üniversiteler aslan payını alarak diğerleriyle arasındaki eşitlik ve denge iyice bozulmuştu. Tabii bu eğitim kalitesine de yansıdı. Yeni İşçi Partisi iktidara geldiği 1997’de ilk iş olarak 2’nci Dünya Savaşı’nda kaldırılan harçları geri getirdi. Böylece zenginlerin okuyabildiği bir sisteme kapı araladı… Üniversiteler ödeneksizlikten kıvranırken de süreç içinde eğitim hizmeti sunduğu 16-21 yaş grubundaki yüzde 8’lik oran 20’lere dayandı… Yeni İşçi Partisi’nin daha az ödenekle daha çok hizmet verdirme anlayışı ne yazık ki yüksek eğitimde bugünkü sorunları yarattı… Şimdi ciddi bir eğitimde hizmet kalitesi sorunuyla da karşı karşıyayız…”


FOTOĞRAF: Londra’daki Middlesex Üniversitesi Öğretim Üyesi ve grev gözcüsü Mehmet Ali Dikerdem kolunda grev sözcüsü bandıyla gazetemize bilgi verirken…


 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.