Üniversite ve akademik gayret

Üniversite ve akademik gayret

0
PAYLAŞ

Baştan belirtelim ki; üniversiteler, liselerin devamı değildir ve olmamalıdır.

Bu konuyu yazmaya niyet ettiğimde biraz kitap karıştırdım. Üniversite çevrelerinin çok iyi bildiği hususlar olacak ama, yine de kamu oyuyla paylaşmak için birkaç satırbaşı yazmak istiyorum. Şöyle ki;

Üniversiteler, bilginin tartışıldığı ve sonuçlarının alındığı ve topluma hizmet olarak sunulduğu kurumlardır. Her yönü ile ortaöğretim ve meslek okullarından farklıdır.

Üniversitelerimizin YÖK yasası ile akademik ortamından uzaklaşarak bugünlere geldiği ve iyi bir lise seviyesinden ileri gidemediği halen tartışılmaktadır.

Öğretim üyelerinin gelirlerinin kendi mezunlarının maşından daha düşük olması bu kurumların, ülkenin sorunlarına çözüm üretmek yerine kendi geçim dertlerine düştükleri iddialarını güçlendirmektedir.

Diğer taraftan, üniversiteye yeni gelen öğrenciler ve akademik hayata başlayan gençler de bu ortamda akademik bir düşünce kazanmaktan uzak kalıyorlar. Çünkü üniversiteler asli olarak kişiyi Geliştiren Ortamlardır

Bilim adamı ve entelektüel şahsiyet için sadece kendi branşında iyi olmak artık yetmiyor. Üniversite yöneticilerinin vizyon sahibi olması için çok yönlü eğitime mutlaka ihtiyacı vardır. Bu eğitim, kendi kendisini yetiştirme şeklinde de olabiliyor.

Çünkü elindeki gençleri, çağın gerçeklerine ve ortamına göre yetiştirecek olan üniversite yönetimi ve akademik ekibidir. Bunların genel bazı bilgilerle birlikte felsefe, sanat, sosyoloji, psikoloji, tarih ve bilişim teknolojisi bilgisi ve birikimi olmasında büyük yarar vardır.

Üniversite bir taraftan da hakikatlerin yaşandığı ortamlar olmalıdır.

Üniversiteler sadece bilineni öğreten değil, bilinmeyeni de araştıran kurumlar olmalıdır. Hiçbir tabuları, önyargıları veya ideolojik kaygıları olmamalıdır. Orada gerçekler araştırılır, açık tartışmalar yaşanır ve kişilikler gelişir. Başka ifade ile üniversiteler, toplumu aydınlatan ve bunun için bilgi üreten kurumlar olmalıdır. Yetenekli insanların kendilerini geliştirebildikleri ortamlardır.

Üniversiteler, bu misyonlarını gerçekleştirebilmeleri için her kesimden destek ve yardım görmelidirler. Bunun için herkes kendisinde sorumluluklar hissetmelidir. Toplumdan ve kanaat önderlerinden kopmuş bir kurumun başarı şansının çok zayıf olduğu unutulmamalıdır.

Üniversiteler, yönetici, eğitici ve öğrencileriyle bir ekip ruhu şeklinde çalışmaları halinde başarı sağlarlar. Elbette, kamu oyu desteğinin önemi de hatırlanmalıdır.

Akademik başarıların temeli olan düşünce özgürlüğünün üniversitelerde hayata geçirilmesi asla ihmal edilmemelidir.

Üniversitemiz, kuruluş aşamasında gösterdiği gayret ile bizlere umut vermektedir. Yukarıda zikrettiğimiz hususlarda atılacak iyi bir temel, Siirt Üniversitesini daha da ileri sıçratacaktır.

Bu güzel fırsat, şimdiki yönetimin ve akademik ekibin elindedir.

Umut ediyor ve bekliyoruz.

izzettinicin@hotmail.com

BİR CEVAP BIRAK