Üniversiteler dökülüyor (mu?)

Bizim üniversitelerimiz çok iyi bir düzeye gelseydi…
Bizim üniversitelerimiz gerçek bilim yuvası olsaydı.
Bizim üniversitelerimiz gelmiş geçmiş iktidarlar tarafından seçim malzemesi yapılmayıp, tartışma arenası haline getirilmeseydi.
Bizim üniversitelerimizin tepe yönetimleri siyasete teşne olmasalardı.
Bizim üniversitelerimizin üst yönetimleri gerçek demokrat olsalardı.
Türkiye çok ama çok ilerilerde, batı üniversitelerinin fevkinde, ABD üniversitelerinin de seviyesinde olurdu..

Nerden çıktı bu üniversite sorunu diyenler haklı olarak “Harward vardı da biz mi dinamitledik temelini” diyebilirler.
Sadece o kadar.

Bakın Çankaya’nın bir yıllık konuğu eski dışişleri bakanımız ABD’ye uçarken gazetecilere uçakta neler söylemiş:

"Dışişleri Bakanlığı döneminde, AB, tam üyelik için müzakereler açma kararı alınca, devletin çeşitli kurumlarından brifingler aldım. Ne kadar hazır olduğumuzu görmek için. Askerden polise, iş dünyasından çeşitli bakanlıklara kadar. Ne yazık ki o süreçte en hazırlıksız üniversiteler çıktı. AB ile 6. Çerçeve Program’a Ar-Ge’ye dayalı projeler için peşin olarak 250 milyon euro yatırdık, sadece 52 milyon euroluk fon kullanabildik. Düşünün; örneğin 2.5 milyon nüfuslu Slovenya’nın sadece 2 üniversitesi var ama 70 milyon nüfuslu, onca üniversiteye sahip Türkiye ile aynı sayıda proje verdiler.”

Sade bu olsa iyi.
Üniversitelerimizin düzeyleri de  belli.
Avrupa ve ABD’de başarı noktasında sıfır çekiyoruz.
Uluslararası bilimsel yayınlar konusunda ise nal topluyoruz.
Arge çok önemli ama henüz farkında üniversitelerimiz.
Proje üretmede ise Slovenya’nın gerisinde.
Slovenya’da  2, bizde 82 üniversite var. Yeni açılan ve açılacakları sayarsak nerdeyse 100 üniversitemiz olacak.
Dökülmüşüz de yeni yeni haberimiz oluyor.

Ama bizim hocalarımız siyaseti iyi bilir.
Bizim hocalarımız çok partili dönemin heniz başındayken, demokrasiyi henüz tanıyor iken, iktidarın devirmek için cüppelerini giydiler sokaklara döküldüler.
Ne oldu?
1960 İhtilali oldu, üç siyasetci asıldı, şimdi onların anıt mezarları önünde “Vah ki vah, çok yanlış yapmışız”  kıvamında ağıtlar yakıyoruz..

Bizim hocalarımızın kimisi  kafaların içi ile değil, dışı ile meşguldürler.
Bizim hocalarımızın bazıları ise Ergenekon dosyasında yer alırlar.

Ama bizim hocalarımızın çoğunluğu hala demokrasiye bağlılar, çoğu ellerinden geleni yapıyorlar, çoğu bilimsellik adına gayret sarfediyorlar ama yetmiyor.
Allahtan çoğunluk bozulmuş değil.
Ancak azınlıktaki hocalar, çoğunluk ve iyi niyetli hocalarımıza rahat vermiyorlar.

Tabii gelmiş geçmiş hükümetler de ellerini üniversite içinden çekmedikleri için, Üniversitelerimiz  60 yıldır “özerklik  mi, özgürlük mü” ikileminden kurtulamadılar…
Gelen gideni aratır derler.
Üniversitelerimiz aynen öyle…
Sadece idare ediyoruz durumu…
Gidiyoruz uzun ince…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.