Nükleer denemelerin faturası: Doğal felaketler

Nükleer denemelerin faturası: Doğal felaketler

0
PAYLAŞ

Doğanın ekolojik dengesinin bozulmasıyla doğru orantılı olarak kuraklık, sel ve deprem gibi felaketler de artıyor, okyanus akıntılarında değişimler yaşanıyor…


Doğadaki ekolojik dengeyi bozan unsurlardan arasında nükleer denemeler de sayılıyor. ABD, eski SSCB, Fransa, İngiltere, Çin, Hindistan ve Pakistan tarafından atmasferde ve yeraltında (okyanuslarda)  deneme amacıyla patlatılan nükleer bombaların yeraltında yarattığı sarsıntıların depremleri tetiklediği veya doğrudan neden olduğu sanılıyor.


NÜKLEER FELAKET ABD İLE BAŞLADI


Dünyada ilk nükleer deneme 1945’de ABD tarafından gerçekleştirildi. SSCB, İngiltere, Fransa ve Çin’in de nükleer silah yarışmasına katılmasıyla 1998’e kadar bilinen 2052 deneme yapıldı. Nükleer denemeci ülkelerin arasına 1974’de yaptığı ilk deneme ile Hindistan ve 1998’de de iki denemeyle Pakistan katılmıştı.


1997 yılında Fransa’nın Hint Okyanusu’ndaki Mercan Adalarında gerçekleştirdiği nükleer yeraltı denemelerinin ardından peş peşe pek çok yer sarsıntıları meydana gelmişti. Yakın zamanda Afganistan’da meydana gelen depremlere ise Hindistan’ın yaptığı nükleer denemelerin yol açtığı tartışılmıştı.


1996 yılında 164 ülkenin imzaladığı ve Fransa, İngiltere ve Rusya’nın da aralarında bulunduğu 89 ülkenin parlamentolarına onaylattığı Kapsamlı [Nükleer] Deneme Yasağı Anlaşması (CTBT), ABD Başkanı Clinton tarafından imzalanmış olduğu halde, 1999 yılında ABD Senatosu tarafından reddedildi. Nükleer silahlara ya da nükleer enerji programlarına sahip ülkeler arasında bulunduğu halde anlaşmayı parlamentolarına onaylatmayan 13 ülkenin biri ABD’dir.


NÜKLEER DENEME “UTANÇ” TABLOSU (* Yeraltındaki)


ABD: 1030 (815)*
SSCB: 715 (496)
FRANSA: 210 (160)
İNGİLTERE: 45 (24)
ÇİN: 45 (22)
HİNDİSTAN: 4
PAKİSTAN: 2
GENEL TOPLAM: 2.052


ÇEVREYİ GÖZETMEYEN TEKNOLOJİK GELİŞİM


Nükleer denemelerin yanısıra doğanın dengesini bozan unsurlar arasında ozon tabakasının delinmesiyle küresel ısınmanın artması sayılıyor. Atmosferdeki HFC (Hidroflono-karbon) gazlarının artmasıyla ozon tabakasının delinmesi ve ultraviyole ışınlarının dünya yüzeyine daha yoğun gelmesi; karbondioksit ve diğer gazların artışının yarattığı sera etkisi nedeniyle yeryüzünde meydana gelen ısı artışı, atmosfer dolaşımında ve iklimde değişimlere neden oluyor.


Merkezi Maryland’da bulunan Dünya İklim Değişiklikleri Araştırma Merkezi, dünya atmosferinde “sera etkisi” yapan CO (Karbondioksit) gibi gazların kullanımının artması halinde iklim olaylarında salınımların sıklaşarak devam edeceğini açıklamıştı.


Atmosferin kirlenmesine, zararlı gazların artmasına neden olan en önemli olgu ise sanayi ve teknolojik gelişimde çevrenin gözardı edilmesi sayılıyor. Doğayı kirleten olgular şöyle sıralanabilir:


– Sanayide kullanılan klorür, amonyak, karbonmonoksit ve metan gibi havayı kirleten maddeler
– Fabrika bacalarından yayılan korbondioksit, kükürt ve başka zehirli gazlar
– Toprağı, denizleri, gölleri ve nehirleri kirleten sanayi atıkları, kimyasal maddeler
– Nükleer teknolojinin yarattığı kirlenme
– Termik santrallerin, petrol rafinelerinin, boya sanayiinin yaydığı zehir
– Toprağı, suyu ve havayı kirleten zararlı tarım ilaçları
– Savaşta ve savaş dışında deneme amacıyla patlatılan bombalar
– Kimyasal ve biyolojik silahlar
– Nükleer denemeler
– Ürettiği oksijenle havanın temizlenmesinde hayati öneme sahip ormanlardaki yangın, kesim ve asit yağmurları nedeniyle hızla azalması


İLGİLİ HABERLER:


– İsrail dünyanın 6’ncı büyük nükleer silahına sahip!


– Vanunu’ya suç duyurusu


– Türkiye’de de nükleer silah istemiyoruz!


– Türkiye’deki ABD nükleer gücü ‘sır’mış


– AÇIK GAZETE’DEN Başbakanlıktan yanıt var


DİĞER AYAKÜSTÜ SOHBETLER:


– Faşizm neden Almanya’da kök saldı?


– Demirel davasında tekelci medya da suçludur

BİR CEVAP BIRAK