‘N’olacak bu krizin hali?’nin yanıtı

İngiltere’de ulusal basının manşetleri Avrupa borsalarındaki keskin düşüş duruma odaklandı. Kimi Avrupalı liderlere, kimiyse İngiltere hükümetine eleştirilerde ya da tavsiyelerde bulundu. Ciddi basındaki yorum phaberler şöyle:


The Times: Avrupalı devlet adamları, bankacılık sektörünü desteklemek için Amerika Birleşik Devletleri’ndeki Paulson planına benzer bir plana ihtiyaç olmadığını savundular ve her ülkenin kendi çözümünü yaratmasını tercih ettiler. Hafta sonu Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy liderliğinde toplanan Avrupa Birliği zirvesi, bir pandomimden öteye gidemedi. Bankaların zaaflarına ayrı ayrı eğilmenin olumlu yanları olabilir, çünkü kurtarma işlemi daha hızlı yapılabilir. Bunu geçen hafta Fortis ve Dexia’nın birkaç ülke tarafından kurtarılması, İngiltere’de Bradford and Bingley’nin devlet kontrolüne geçmesi ve Almanya’da Hypo Real Estate’in kurtarılmasında gördük. Koordineli bir plan olmazsa, hükümetler sistemdeki riskleri azaltan değil artıran adımlar da atabiliyorlar. Altı bankadaki tüm mevduata yönelik devlet güvencesi sağlayan İrlanda hükümetinin yaptığı tam da buydu. Yunanistan, Danimarka, Portekiz ve İzlanda da benzer güvenceler sundular. Almanya Başbakanı Angela Merkel’ın yaptığı da buna benziyordu. Bu tarz tek taraflı adımlar istikrarsızlaştırıcı bir etki yapıyor. Güvence sağlamayan ülkelerdeki mevduat sahipleri, paralarını güvence sağlayan ülkelere kaydırmak isteyecektir. Dolayısıyla bir ülkenin mevduata devlet güvencesi sağlaması, diğer ülkelerde krizi tetikleyen bir unsur olabilir.”


The Financial Times: Siyasetçiler öncelikle paniği sona erdirmeli. Ardından bankacılık sektöründe şeffaflığı arttırmalı. Sağlam durumda olan bankaların yapıları güçlendirilmeli, aşırı şişkin hale gelmiş olan bankacılık sektörünün küçülmesi sağlanmalı. Malesef tüm bu hedeflere aynı anda ulaşılması kolay olmayabilir.


The Independent: Mali krizin, para birimi olarak euro kullanan ülkelerin temel bir zaafiyetini ortaya koyduğu söylenebilir. Bir merkez bankası ile birbirine bağlanmış olmalarına rağmen, bu ülkelerin ortak bir hazinesi olmadığı gibi ortak bir vergi toplama mekanizması da yok. Hükümetler üzerindeki borçlanma sınırlamaları kalkmış olsaydı, sistemin harcı ölümcül bir biçimde gevşeyebilirdi. Eğer euro bazı muhaliflerinin savunduğu gibi geçici bir düzen ise, içinde bulunduğumuz koşullar gerçekten de onun sonun getirebilecek cinsten. Euronun güçlenmesi ancak siyasi irade ile mümkün.”


The Guardian: Sistem ile ilgili bir krizle karşılaşan bir hükümetin önünde iki seçenek vardır. Yine sistemle ilgili bir çözüm getirmek ya da geçici tedbirler alıp bunların sorunu çözmesini ummak. Bankacılık sektörünü saran krize rağmen, İngiltere Maliye Bakanı Alistair Darling ellerini açıp dua etmeyi seçti. Ancak aynı zamanda, çekmecesinde büyük bir planın yürürlüğe konmak için beklediğinin de sinyallerini verdi. Maliye Bakanı’nın ayrıntılara girmek istemeyişi anlayışla karşılanabilir. Nihayetinde planın ayrıntılarını gereğinden önce açıklamak, bankacılık sektöründe daha da istikrarsızlık yaratabilir. Ancak hükümetin büyük bir planı yürürlüğe koyma tarihinin de çok ileride olmadığı anlaşılıyor.


The Daily Telegraph: Hükümetin bizi bu felaketten nasıl çıkarmayı planladığını bilmeden öylece bekliyoruz. Darling’in tutarlı bir plan kurgulamakta olduğunu bilmek yüreklendirici olurdu doğrusu. Artık gerekeni yapacağına dair söz vermeye devam edemez. Gerekeni yapmalıdır.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.