“N’olacak dünyanın hali” zirvesi başladı

ABD Başkanı Barack Obama’nın da ilk kez katıldığı iklim değişikliği zirvesinin açılışında konuşan BM Genel Sekreteri Ban Ki-mun, BM Genel Kurulunda düzenlenen İklim Değişikliği Zirvesinde açılış konuşmasında, dünya liderlerinin BM’de toplantıya katılmasının iklim değişikliğinin ne derece ciddi bir tehdit olduğunu gösterdiğini belirtti.

Dünya liderlerine seslenerek ”Şimdi sizin harekete geçmenizin zamanı” diyen Ban, Kyoto protokolünün yerine alacak yeni iklim değişikliğiyle mücadele anlaşmasının bu yılın sonunda Kopenhag’da yapılacak zirvede kabul edilebilmesi için devam eden müzakerelerin hızının artırılması gereğine işaret etti.

ABD Başkanı Barack Obama da BM Genel Kurulunda yaptığı ilk konuşmada ABD’nin iklim değişikliği konusunda hareket etmeye hazır olduğunu belirtti.

Obama, ”İklim değişikliği tehdidi ciddi, acil ve giderek büyüyor ve bu gidişi tersine döndürmek için zaman giderek azalıyor” deyince Genel Kurul salonundan büyük bir alkış koptu.

ABD’nin yenilenebilir enerji kaynaklarını 3 yıl içinde iki katına çıkacağını belirten Obama, sera gazı salımında hedefin 2020 yılında, 1990’lardaki seviyeye dönmek olduğunu belirtti.

BM verilerine göre dünyada en çok sera gazı kirliliği ABD ve Çin’den kaynaklanıyor. Bu yüzden zirveye iki ülkenin devlet başkanlarının katılması önem taşıyor.

ERDOĞAN: BÜYÜK BİR TEHDİTLE KARŞI KARŞIYAYIZ

Başbakan Erdoğan’ın, BM’de düzenlenen İklim Değişikliği Zirvesi’nin yuvarlak masa toplantısında, görüntülü mesajı yayınlandı.

Konuşmasında, öncelikle günümüzde insanlığın maruz kaldığı başlıca küresel sorunlardan biri olan iklim değişikliği gibi önemli bir konuya ilişkin bu toplantıyı düzenleyenlere teşekkür eden Erdoğan, iklim değişikliğinin, bugün insanoğlunun karşılaştığı en önemli sınamalarından biri olduğunu ve bu sorunun yol açtığı büyük bir tehditle karşı karşıya olduğumuzu belirterek, hükümetlerinin; iklim değişikliklerinin olumsuz etkilerini hafifletebilmek amacıyla tümüyle ulusal kaynaklarla desteklenen çok önemli çalışmalara farklı sektörlerden ivme kazandırdığını ve bu yönde önemli gelişmeler kaydedildiğini bildirdi.

İklim değişikliğinin sınır tanımadığının bir gerçek olduğuna da işaret eden Erdoğan, bu sorunun olumsuz etkilerinin tüm dünyada şimdiden hissedilmeye başlandığını dile getirerek, sorunla uygun yöntemlerle başa çıkılmadığı takdirde etkilerinin gittikçe kötüleşeceğine vurguladı.

Türkiye’nin iklim değişikliğiyle mücadelede uluslararası işbirliğinin öneminin farkında olduğunu belirten Erdoğan, ”Türkiye, BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’ne 2004 yılında taraf olmuştur. Hükümetimin bu konudaki kararlılığı ve parlamentomuzun da desteği sonucunda ülkem, Kyoto Protokolü’ne katılım belgesini 28 Mayıs 2009’da sunmuş ve 26 Ağustostan itibaren resmen taraf olmuştur” diye konuştu.

Erdoğan, sözlerini şöyle tamamladı:

”Bununla birlikte iklim değişikliğiyle mücadelenin teknolojik ve mali yönleri dikkate alındığında hızlı kalkınma sürecindeki ülkelerin ‘yeşil ekonomilerin’ oluşturulması için yapacakları yatırımların çok büyük meblağlara ulaşacağı bilinmektedir. Türkiye gibi henüz sanayileşme sürecini tamamlamamış ülkelerin teknoloji transferi ve finansman gereksinimlerinin Kyoto Protokolü’nün yerini alacak olan yeni anlaşmada dikkate alınacağını umuyorum. Yeni anlaşma ile her ülkenin kendi koşullarına uygun salım azaltım ve uyum eylemlerine olanak sağlayacak esnekliğe sahip yeni ve adil bir mekanizmanın oluşturulmasını temenni ediyorum.”

BAĞIŞ: TÜRKİYE ÇÖZÜMDE ÖNEMLİ BİR ROLE SAHİP

Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, Türkiye’nin başta Avrupa kıtası olmak üzere tüm küresel çevre sorunlarının çözümünde önemli bir role sahip olduğunu söyledi.

Bağış konuşmasında iklim değişikliğinin terör gibi ortak bir sorun olduğunu belirterek, şunları söyledi:
”Hepimiz güvencede olmadan, hiçbirimiz güvencede olamayız. İklim değişikliğinin yarattığı sorunların aşılmasında ve önlemler alınmasında külfet paylaşılmalı ve maliyet dağıtımında makul olunmalıdır. AB ile üyelik müzakereleri yürüten Türkiye, Kyoto Protokolü’nü kabul etmiş bir ülkedir. Üyelik müzakerelerinde çevre faslının açılması için 1500 sayfalık Strateji Belgesi geliştirdik. Türkiye, çevre sorunları ve iklim değişikliği bakımından da başta kıtamız Avrupa olmak üzere küresel çevre sorunlarının çözümünde önemli bir role sahiptir.”

SARKOZY, DÜNYAYI EN ÇOK KİRLETENLERİ KASIMDA ZİRVEYE ÇAĞIRDI

Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy, dünyayı en çok kirleten ülkelere kasım ayı ortasında bir zirvede buluşma çağrısı yaptı.

Zirvede konuşan Sarkozy, Kopenhag’da yapılacak küresel ısınma zirvesine 87 gün kaldığını, zamanın daraldığını belirtti ve ”Bu müzakerenin karmaşıklığı nedeniyle Kopenhag’dan önce bir zirve daha gerekli” ifadesini kullandı.
Sarkozy, sera etkisi yaratan gazların atmosfere salınmasının yüzde 80’inden sorumlu olan ülkelerin liderlerinin bir araya gelmesini, Kopenhag’da yapılacak zirvenin başarısını sağlama almak için önerdiğini vurguladı.

ÇİN’DEN KARBONDİOKSİT SALIMINI “ÖNEMLİ ÖLÇÜDE” AZALTMA TAAHHÜDÜ

Çin Devlet Başkanı Hu Jintao, ülkesinin sera etkisi yaratan gazların atmosfere salımını önemli ölçüde azaltacaklarını bildirdi.

Zirvede konuşan Hu, ”Karbondioksit (CO2) salımını 2020’ye kadar 2005’tekine nazaran önemli ölçüde azaltacağız. İkinci olarak da yenilenebilir enerji ve nükleer enerjileri geliştireceğiz. Fosillerden elde edilmeyen enerjinin ülke tüketimindeki payını da 2020’ye kadar yüzde 15 civarında artıracağız” dedi.

Bu arada Japonya’nın geçen hafta göreve başlayan Başbakanı Yukio Hatoyama da ülkesinin sera etkisi yaratan fazların atmosfere salımında azaltma yapacağı taahhütünü yineledi.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.