“N’olcak Maduro’nun hali?” konuşuldu…

“Venezuela’da neler oluyor?” panelindeki konuşmacılar Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’nun krizi aşma kapasitenin olmadığı ortak görüşünde birleşerek olası emperyalist müdahaleye karşı Venezuela halkının yanında olunması gerektiğini savundular.

ABD’nin arka bahçesi sayılan ve iç savaşın eşiğine gelen Venezuela’daki son gelişmeler “Venezuela’da neler oluyor?” başlığıyla, 5 Mart’ta Totenham’daki “Field Seat/Kit@pEvi”nde ele alındı.

Gazeteci Faruk Eskioğlu’nun yönettiği panelde Türkiye’deki 68 kuşağı önderlerinden Mustafa Yalçıner ile Mehmet Taş ve Mesut Akın konuşmacı olarak katıldı. Venezuela sosyalizminin kurucusu Çavez’in ölüm yıldönümüne denk düşen 5 Mart’taki panele 60’a yakın dinleyici katıldı. Açık Gazete ve “Field Seat/Kit@pEvi”nin ortaklaşa düzenlediği panelin ilk konuşmacısı Yalçıner 23 Şubat-1 Mart arasında bulunduğu Venezuela’daki gözlemlerini aktardı.

Geçen ay Venezuela’nın Devlet Başkanı Nicolas Maduro’ya karşı Meclis Başkanı Guaido başkanlığını ilan etmişti. Rusya, Çin ve Türkiye, “seçilmiş başkan” olduğunu belirterek Maduro’yu desteklerken, ABD ile AB ülkeleri Maduro’nun ülkeyi yönetemediği ve ekonomik olarak ülkeyi iflassa süreklediği savıyla Juan Guaido’yu başkan olarak tanıdıklarını açıklamışlardı.

Konuşmacılar özetle şunları söyledi:

“KAYITSIZ ŞARTSIZ MADURO DESTEKÇİLİĞİ DOĞRU DEĞİL”

MUSTAFA YALÇINER: Venezuela’daki gözlemlerime göre ekonomi iyi değil. Asgari ücret çok düşük, enflasyon çok yüksek. Ekonomik sıkıntının ABD’nin Venezüela petrolünü rafine etmesini durdurması ve ekonomik ambargo uygulaması ile petrol fiyatlarındaki düşmeden kaynaklandığı biliniyor. Ne yazık ki ülkenin kendine yeterli bir ekonomik yapısı yok ve yalnızca petrol gelirine bağımlı. Kamulaştırma yetersiz kalmış. Devletin başlıca geliri petrol ihracatı ve yüzde 60 oranındaki yüksek gelir vergisi… Su dahil yiyecek-içecek sorunu ve kapitalist mülkiyet ilişkilerine dokunulmamış oluşu halkın en büyük sorunları. Ülkede 35’e yakın muhalif grup ya da partiden birinin başındaki Juan Guaido’nun New York’ta ‘Bir ülkede iktidar nasıl değiştirilir’ başlıklı doktora tezi yapmasından da bir ABD projesi olduğu anlaşılıyor. Yoksullar ve zenginler için ayrı bir ekonomik döngü var. Halk ABD’nin müdahalesine karşı. Öncelikle Çin’i ile Rusya ve Türkiye’yi dost biliyorlar. ABD ve Batı basınının propaganda ettiği gibi başkent Karakas’ta muhaliflerce kurtarılmış bölgeler söz konusu değil. ABD ve AB ülkeleri direk müdahale yerine ambargoyu sıkılaştırarak rejimi değiştirmeyi hedefliyor görünüyor. Başta yoksullar olmak üzere halkın çoğunluğu bir dış müdahaleye karşı görünse de süreç içinde dengeler değişebilir. Görüştüğümüz sendikacılar da devlet bürokrasisinden şikayetçiydi. Venezuela’yı “sosyalist” olarak tanımlayabilmemiz için işçi sınıfının iktidarda olması gerekirdi. Sonuç olarak kayıtsız şartsız Maduro destekçiliği doğru değil. Üstelik Maduro’yu iktidarı ekonominin giderek kötüleşmesi, yoksulların daha da yoksullaşmasından sorumlu. Olası bir emperyalist müdahaleye karşı Venezuela halkının yanında olmalıyız.

“MADURO BU KRİZİ AŞABİLECEK LİDER DEĞİL”

MEHMET TAŞ: Venezuela’da ekonomik ve siyasi bir kriz yaşanıyor. Maduro bunun üstesinden gelecek bir lider değil. Verdiği sözleri unutuyor. 1989’dan sonra dünya solunda çöküş yaşanırken, ABD’nin arka bahçesi sayılan Latin Amerika ülkesi Venezuela’da Çavez’in 1989’da secimle iktidara gelmesi önemlidir. Çavez söylemleri ve yaptıklarıyla bölgeyi etkilemeyi başarmıştı. 8 Latin Amerika ülkesinde solun iktidara gelmesindeki rüzgâr Venezuela’dan esmişti. Bu 250 yıl öncesinde Latin Amerikalı dönemin devrimci lideri Bolivar’dan sonraki bir ilkti. Çavez’in “21’inci yüzyıl sosyalizmi” diye tanımladığı 14 yıllık devrim süreci iyi araştırılmalı. Çavez var olan sistemi değiştirmek yerine sistemle barışık kendi kurumlarını oluşturarak kapitalizmi kontrol etmek istemişti. Bunun için “Katılımcı sosyalizmi” hayata geçirmiş ve halkın bütün kesimlerini yönetime ve ekonomiye katmaya çalışmıştı. Bedava eğitim, sağlık ve ulaşımı getirerek halkın desteğini de almayı başardı. Mahallelerde halk komiteleri kurarak su ve toprak sorununu çözmeye çalıştı. Petrol fiyatlarının düştüğü ve Obama döneminde Venezuela’nın ulusal tehdit olarak görüldüğü 2012’den sonra ekonomideki dengeler olumsuz değişmeye başladı. Venezuela kapitalizmini kontrol altında tutma çabaları da tıkandı. Ne yazık ki petrol dışı ekonomiyi de örgütleyemedikleri için makro ekonomik dengeler yoksullar aleyhine iyice bozuldu. Komiteler askerlerle doldu ve işlevsiz kılındı. 2015 seçimlerinde parlamentonun üçte 2’sini sağcılar oluşturunca ülkeyi kanun hükmündeki kararnamelerle yönetmeye başladılar. Bu da parti ve ordunun yönettiği baskıcı otoriter bir rejim doğurdu. Ekonomideki arz talebi karşılayamaz oldu. Maduro bir direniş yaratamaz. Çok boyutlu emperyalist sermayeye karşı demokratik yollarla ekonomiyi geliştirmek ve halkın güvenini kazanmak gerekir.

“Venezuela’da neler oluyor?” panelinde Mesut Akın, Faruk Eskioğlu, Mehmet Taş ve Mustafa Yalçıner

“ABD, ÇAVEZ’İN DÜŞÜNCESİNDEN KORKUYOR”

MESUT AKIN: Sorunlar Çavez öncesine uzanan petrol kaynaklıydı. Çavez öncesinde de millileştirme vardı fakat Çavez millileştirilen yerlerin gelirlerini halka verdi. Ekonomistlerin “Hollanda Hastalığı” diye tanımladığı ekonominin tek bir şeye petrole bağlı olmasının sancıları yaşanıyor. Türkiye’ninki gibi bereketli toprakları var fakat atıl konumda. Çavez’in hayata geçirmeye çalıştığı “Katılımcı Demokrasi”nin sağlıklı işlediği tartışmalı. Çavez petrolde doğru bir strateji izlemiş, OPEC’te ABD’nin kuklası Suudi Arabistan’ın bile desetğini alacak kadar ağırlığını hissettirmişti. Bölgede İsa’dan sonra en çok sevilen Çavez’in içerideki reformları, solu birleştirmesi ile dış politikasındaki açılımı Latin Amerika’da özgürlük rüzgârı estirmesi, Çin ile yakınlaşması, İran gibi anti Amerikancı ülkelerle dış ticareti geliştirmesi ABD’nin tepkisini çekmişti. Amerika’nın arka bahçesindeki Venezuela’yı tehdit olarak görüp ekonomik ve siyasi baskı uygulaması, Çavez’in ölmesi ve Kolombiya’da Bolivarcı FARC gerillalarının barış sürecine girmesiyle kolaylaştı. Emperyalizm Maduro’dan daha çok Çavez’in dünyaya verdiği “21’nci yüzyıl sosyalizmi” mesajından korktu. Emperyalist kuşatmaya karşı Venezuela halkının yanında olmak her sosyalistin görevi olmalıdır.

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.