İnsan biliyor…

‘Mutluyum’ların ‘ama’ları var.. var.. Oysa insan biliyor… Mucizeler en dibe vurmadan belirmiyor. Yaşamak için hayatı  konuşmak gerekmiyor. Bir ses gelmiyorsa bile, bir kuş havalanıyor, bir rüzgar değiyor omuzuna. O işte.. O rüzgar… O hava.. O kuş.. omuz.. neyse artık.. insan..

İnsan biliyor… Yaşamak için illa bir sebep bulunuyor…  İnsan biliyor… Korku bastırıldıkça daha çok filiz veriyor. Bir şeyi kaybetmek, sadece alışkanlığın verdiği acıdan kaynaklanmıyor… Dümdüz yolda ayağı kayıyor, burnu kanıyor. İnsan açıklayamadığı pek çok şeyin suçunu kadere atıyor, acılar ancak böyle hafifleyebiliyor.

İnsan biliyor… Elbette gizli bir düş değil hayat, ona dokunmak gerekiyor. Ama hayatın içinde öyle bir şeyle karşılaşıyor ki insan, düşün mü içinde, gerçeğin mi peşinde karıştırıyor… Düş hayatın ötesine geçebiliyor. Bilinç inançla, arzu dürtülerle besleniyor… Güçlü bir inanç, bir düşü gerçek yapabiliyor…

İnsan biliyor… Sorular hep çalışmadığı yerlerden çıkıyor. Biraz matematik gibi görünse de hayat, danışacağı yerin kalbi olduğunu unutuyor…  Kalp atmayınca akıl soru çözmüyor… çözse de hep biraz eksik…

İnsan…  Sanki koskoca bir Titanik, bir gün batabileceği akla getirilmeyen… Bir buz parçasının öldürebilme olasılığı düşünülmeyen… Kaf dağında Zümrütü Anka’lar… Zaman havada asılı buhar… Kapılar duvar.. dümensiz…zilsiz.. Açmayı da çalmayı da bilmek gerekiyor… Taş bile çatlıyor ışık girmek isterse içeri… Hayat bir işaret gönderebilmek için bekliyor kısmazsan gözlerini. İnsan… kimine öğretmen oluyor, kimine öğrenci.

İnsan biliyor… biliyor…  Hayat sevdiğin ve emek verdiğin sürece devam ediyor. Beslenmeyen duygular çabuk tükeniyor… Gerçek sevgi, masumiyetini kaybetmiyor.

Biliyor … İnsan… Kelimeler.. dilin yetmediği yerler…  Her şey hep biraz eksik… Olsun.. yine de… Korkunun değil, sevginin cesareti hayatı yaşanır kılıyor…

sibelbengu@yahoo.com

SİBEL BENGÜ

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

nineteen + 16 =