İnsan gibi yaşamak..

Yıllar önce, İtalya’daki “derin devlet” yapılanmasını çökertmek için süper yetkilerle donatılan savcı Antonio Di Pietro, Gladio’yu açığa çıkarmıştı.
İtalya’da süper savcı Di Pietro’nun yaptığı ‘Temiz Eller’ operasyonu, ‘gizli savaşın esrarengiz örgütü’ gibi adlarla anılan Gladio’nun tasfiyesiyle sonuçlanmıştı.
Fazla uzatmaya gerek yok.
Yıllarca süren bu operasyon tablosu şöyle sonlanmıştı:
İtalya’da Gladio’nun 5.000 civarında mensubu olduğu tahmin edilmişti. Temiz Eller Savcısı Antonio Di Pietro, 7 bin 417 kişi hakkında suç duyurusunda bulunmuştu. Bunlardan 4 bin 436’sı için yasal işlem başlatmıştı.
Aynı tarihler içinde 463 parlamenterin dokunulmazlığının kaldırılması için girişimde bulunulmuştu. 911 işadamı ve 2 bin 993 kamu görevlisini adalete sevk edilmişti. Aralarında eski Başbakan Bettino Craxi’nin de bulunduğu 12 eski bakan veya parlamenter hakkında tutuklama kararı verilmiş, 428 trilyon liralık rüşvet olayları ortaya çıkarılmıştı.
İtalya’daki Temiz Eller operasyonu suçlularının büyük bir bölümü hala cezeevlerinde cezalarını çekiyorlar.
Hafızalarımızı tazeledikten sonra bizdeki Ergenekon’a gelmek istiyorum.
Peşpeşe, dalga dalga gelen operasyonlarda ayrı ayrı kesimlerden insanlar gözaltına alınıyor. Görüntü “çorba” gibi deniyor.
Hatta anamuhalefet Lideri Baykal; verdiği zehir zemberek son demecinde  Hitlervari, Peronvari ve Humeynivari bir tablonun yaşanmakta olduğunu iddia ediyor.
Yani Almanya, Arjantin ve İranda dikta öncesi ve sonrası dönemleri anımsatıyor.
Hükümete karşı olan “bir kısım medya” ise “Hitler’in sağkolu Goebels’in uyguladığı gibi bir propaganda ile gerçek adalet arasına yüksek ama çok yüksek duvar çekildiğini” iddia ediyor.
Adını da söyleyelim. Bunu yazan Hürriyet’in tepe adamı  Ertuğrul Özkök.
Kim Goebels? Ne  propagandası ? Yapan kim? Ne alaka?
Kel alaka.
Ergenekon denen yapılanmada rol alanların aile foroğrafı henüz ortada değil. Bu fotograftaki flu durumun netleşmesini bekleyen herkes, savcının rahat bırakılmasını yazıyor, çiziyor.
Ergenekon gibi yapılanmanın varsa ipliği pazara çıksın, bir dönem artık kapansın diye çırpınlar nedense « embedded » iliştirilmiş gazeteciler olarak suçlanıyor.
Üstelik 28 Şubat Postmodern Darbenin, embedded gazetecileri kendileri değilmiş gibi. Genel Kurmay karargahına Orgeneral Çevik Bir Paşadan önce, sabahın köründe sanki başkaları gitmiş gibi.
Büyük olaylarda Türk medyası her zaman olduğu gibi ikiye bölünür.
İkiye bölünmesi doğal ama ifrat ile tefrit arasında hapsolur kalır.
Doğruyu bulmak zorlaşır.
İşte İtalya örneği ortada.
Dava yıllarca sürdü. Onbinlerce insan yargılandı. Sonucu ortada.
Biz hala, bir uçtan bir uca gidip geliyoruz.
Geçenlerde güzel bir söze rastladım. Tam da bizim için söylenmiş gibi. Kim söylemişse iyi söylemiş.
-Hayatta ya 3.5 atarsın.
-Ya 4/4 lük yaşarsın.
Yorulduk uçlarda yaşamaktan.
Ne 3.5 atalım. Ne 4/4 lük yaşayalım.
Bitsin artık bu ihtilaller, darbeler, muhtıralar…
İnsan gibi yaşayalım.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

twenty + fourteen =