İnsan hakları ve yurttaşlık konferansı

Türkiye ve Orta Doğu Amme İdaresi Enstitüsü (TODAİE) İnsan Hakları Araştırma ve Derleme Merkezi (İHADM), 20’nci Yüzyılın Sonunda Kadınlar ve Gelecek  (1997), Türkiye’de İnsan Hakları (1998) ve Yoksulluk, Şiddet ve İnsan Hakları (2001) başlıklı konferanslardan sonra 14-15 Aralık 2006 tarihlerinde “insan hakları ile yurttaşlık hakları ve yurttaşlık statüsü arasındaki gerilim”in tartışılacağı bir konferans düzenliyor.


Yapılan açıklamada daha önceki konferanslarda olduğu gibi, kabul edilen bildiriler seçilerek yayınlanacağı belirtildi. Açıklamada Konferans amacı da şöyle belirtildi:


“Bu konferansın amacı, insan haklarını yurttaşlık statüsü ve yurttaşlık haklarıyla aralarındaki gerilim bağlamında tartışmaktır. Muhtemel başlıklar aşağıdaki gibi belirlenmiştir, ancak toplantı bunlar dışında insan hakları / yurttaşlık hakları gerilimine değinen çalışmalara da açıktır.


– Sosyal ve ekonomik haklar
– Azınlık ve grup hakları
– Kültür hakkı, sağlıklı çevre hakkı, su hakkı, beslenme hakkı, sağlık hakkı ve kuşaklararası hakkaniyet hakkı
– Uluslararası nüfus / emek hareketleri: Mülteci ve göçmen hakları
– Siyasal iktidar karşısında ekonomik iktidar: Ulus-aşırı şirketler ve insan hakları ihlalleri
– Küresel hegemonik bir söylem olarak insan hakları ve ‘küresel adalet” 


Konferans’ın, farklı disiplinlerden akademisyen, araştırmacı ve uygulayıcılara açık olduğu belirtilerek şöyle denildi:


“Konferansa katılmak isteyenlerin 15 Eylül 2006 tarihine kadar 500 kelimeyi aşmayan bildiri özetlerini aşağıdaki e-posta adresine göndermeleri gerekmektedir. Özetler, Microsoft Word formatında hazırlanmalı, başlık, yazar adı, posta ve e-posta adresleri, telefon ve faks numaraları belirtilmelidir. Başvuruda bulunanların bildirilerinin kabul edilip edilmediği 2 Ekim 2006 tarihinde e-posta ile bildirilecektir. Bildiri metinlerinin son teslim tarihi 10 Aralık 2006’dır…”


AYRINTILI BİLGİ VE İLETİŞİM


TODAİE – İHADM
e-posta: ihadm@todaie.gov.tr
Adres: Yücetepe 1.cd. no: 8
06100 Ankara
Tel: (312) 231 73 60 / 1703
Faks: (312) 231 38 81


HAKLAR?


“Haklar” kavramının siyaset felsefesinde tartışılmaya başlaması ve daha sonra ulus-devletlerin kurulmasıyla birlikte insan hakları ve yurttaşlık hakları arasında bir tür gerilimin ortaya çıktığından söz edilebilir. İnsan hakları teorileri ilk önce evrensel ve mutlak olarak kavramsallaştırıldılar. Hakların devletler tarafından tanınmasıyla, insan hakları fikri kuramdan pratiğe geçirilmiş oldu. Böylece devletlerin tebaaları yurttaşlara dönüştü ve yurttaşlık hakları 18, 19 ve 20. yüzyıllar boyunca, sırasıyla medeni, siyasi ve sosyal haklar biçiminde evrildi. Sosyal hakların elde edilmesiyle, emek pazarındaki eşitsizlik belli ölçüde kırıldı. Medeni ve siyasi haklara sosyal hakların eklenmesiyle, insanların pazarda ‘eşya’ değeri olan varlıklar olarak değil, yaşamını sürdürmesi ve gelişmesi gereken ‘insanlar’ olarak görülmesi amaçlanmıştı. Bu süreçte, insan hakları, yurttaşlık hakları dolayımıyla somutluk ve meşruluk kazandı. 


20. yüzyılın sonuna gelindiğinde ise, insan hakları ve yurttaşlık hakları arasındaki bu ilişki tersine döndü: Ulusal sınırların manevi öneminin azaldığı, ulusal yurttaşlığın alternatif evrensel insan hakları söylemiyle karşı karşıya geldiği, ve insan haklarının siyasal sadakat açısından daha üstün bir paradigma olduğu iddia edildi. Uluslararası hukukla meşrulaştırılan insan hakları, ulus-devletleri aşan bir düzlemde yeni bir hakimiyet söylemine dönüşmeye başladı. 



 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

two × 2 =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.