İnsana saygı

PAYLAŞ

İnsana saygı kendine saygıyla başlar. Kendine saygısı olmayan kişinin kendi türüne saygılı olabileceğini düşünemeyiz. Kendine saygısı olmayan dolayısıyla da insana saygısı olmayan kişi garip bir yaratıktır. Ona “kişi” demenin de doğru olacağını sanmıyorum. Kişi olmak kişilikli olmaktır. Birey derseniz olur, hiç de ters kaçmaz. Bizim aydınımız “birey olmak” sözünü diline dolamıştır. Bu da kendine ve başkalarına saygılı olmamanın bir anlatımı değil midir? Her insan teki bir bireydir. Her kedi teki de her kuş teki de. Birey olmak demek türün tek örneği olmak demektir. İnsan anasının karnından birey olarak çıkar da kişi olarak çıkamaz. Çünkü insan kişiliğini ya da bir başka deyişle ben’ini sonradan dünya deneyleri içinde kazanır.

Aynı anda doğan iki çocuk aynı ölçüde kişi olma yatkınlığındadır. Zaman geçer, birini insanlığı daha da insanlaştıracak büyük bir çabanın içinde görürsünüz, öbürünü bir köşe başında çok sevgili öğrenci kardeşlerine gizlice esrar satarken bulursunuz. Kendi çıkarı için yurdunu satan kişiyle yurdunun gelişimi için insanlık örneği veren kişi gerçekte aynı kumaştan biçilmiştir. İkisinin de birey olduğunu söyleyebiliriz ama ikincisinin kişi olduğunu söyleyemeyiz. Kişi olmak kişilik kazanmış ve kazanmakta olmak demektir. Bunu adam olmak ya da adam olmamak sözleriyle belirleyebiliriz. İnsan bireyi adam olmaz da anasından çıktığı gibi mi kalır? Ah keşke öyle kalsaydı. Öyle kalmaz, kalır mı hiç! Olur olmaz biri olacağına keşke anasından çıktığı gibi kalsaydı. O zaman insanlığı daha da insanlaştıracak biri olarak görmezdik onu ama hiç değilse onun insanlık için bir tehlike olduğunu da düşünmezdik.

Oysa o adam olacak yerde “herif” ya da kadın olacak yerde “karı” olmuştur. İnsan olmakla ilgili en küçük bir sıcaklık yoktur içinde. İnsanlar onun için yararlanılması yani kullanılması gereken bireyciklerdir. İşte bu yüzden dostlarım insanın kötüsü tehlikelidir. İnsanın kötüsü derken neyi söylemek istiyoruz? Her insanın kumaşı iyi olduğuna göre? İnsanın kötüsü derken kötü biçimde kişileşmiş bireyi anlıyoruz. Kendi için yaşayan, gündelik bilinçle gündelik amaçları için çaba gösteren. Her adımda şöyle iyi yerinden bir şeyler elde etmek isteyen. Bu arada önüne çıkan engelleri neyle olursa olsun ve ne pahasına olursa olsun devirip geçen. Aman, bizden uzak olsun dediğinizi duyar gibiyim. Evet ama bunlar parmakla gösterilecek kadar az sayıda olsalardı her şey çok kolay olacaktı. Bunlar istemediğiniz kadar çoktur. Hepsi de efendi adam kılığında dolaşırlar ve her an size uygarlık dersi vermeye hazırdırlar. Öyle bir yukardan bakarlar ki şaşarsınız. Ve yeri gelince öyle bir yırtıklaşırlar ki aklınız tavana vurur.

Bu gibi insanları, bu gibi sözde insanları toplumun her kesiminde bol bol görürsünüz. Bunlar yalnız bir köşe başında sevgili öğrenci kardeşlerine ucuz ucuz uyuşturucu satan insanlarla sınırlı değillerdir. Bunların en tehlikelileri esrar ya da eroin pazarlayanlar arasından çıkmaz. Bunların en tehlikelileri toplumun üst basamaklarına tırmanmış işini bilir kimselerdir. Sen de işini bil sen de öyle ol. Bunlar bir takım açık kapıları maymuncukla açmayı bilen, boşlukları çok iyi gören, birinin külahını öbürüne giydirmekte usta olmuş, gerektiğinde gözünü budaktan esirgemeyen insanlardır. Gerektiğinde çakı gibi bir yurtsever, gerektiğinde kendini bilime adamış bir aydın, gerektiğinde insanlık için canını vermeye hazır bir kültür adamı görünümündedirler

Bunları zaman zaman televizyon kanallarında bir alanda palavra keserken görürsünüz. Bir konuda kendini yetkili sayan bu insanlar kendilerini dinleyen insanlara ipe ipe sapa gelmez şeyler söylerler. Gerçekte gazete bilgisinin dışında hiçbir şey bilmeyen ama her konuda yetkiyle konuştuğunu sanan ya da o izlenimi vermeye çalışan bu kimseler cahil insanlara parmak ısırtırlar. Ay bu her şeyi bilen kadın gene mi ekranda? Yahu bunun bir iyisini bulamıyorlar mı? Bulsalar da bu kadar iyisini bulamazlar. İnançlı da köftehor! Siyaset dendi mi kartal gibi dalışa geçiyor, birileri de onu hayran hayran izliyorlar. Halkı bilinçli kılmak adına bilinçleri donduruyor, bu arada sessiz sessiz tehditler savuruyor. Demek istiyor ki birileri ayaklarını denk alsınlar, burası insanın öyle el kol sallayarak ve ıslık çalarak dolaşacağı yer değil.

Çokbilmiş insanları sevmiyorum, iyi niyetli olsalar bile. Ben her şeyi bilen insanı değil bildiğini efendice bilen ve bilgisini ona buna gösteri yapmak için kullanmayan insanı severim. Aman, iki paralık bilgisini insanları ezmekte kullanan üstün insanlar benden uzak olsunlar. Hele bir de ille ben konuşacağım diye birbirlerinin sözünü kesip ortalığı yıkmıyorlar mı, deli oluyorum. İki cümle daha söyledikleri zaman bir kere daha aydınlanacakmışız gibi.

CEVAP VER