İnsanlar konuşamıyor…

İnsanlar konuşamıyor, hatta koklaşamıyor bile… Asrımızda,  insanlar arası iletişimin ne kadar önemli olduğu,  sürekli ve çeşitli vesilelerle dile getiriliyor.


İnsanların kendi aralarında sıhhatli bir iletişimin kurulabilmesi için sayısız kitaplar basılıyor, bir sürü konferanslar tertip ediliyor. İnsanlar arası iletişimin başarılara önemli etkisi olduğu vurgulanıyor. İnsanlarla iyi iletişim kuramayanlar eleştiriliyor ve anti-sosyal damgası yemekten kurtulamıyor.


Bu yazıda, insanlarla iyi bir iletişim kurmanın önemini ve yollarını yazmak bize düşmez. Bu, herkesin zaten kabul ettiği ve benimsediği bir konudur.


Diğer yandan, son yıllarda iletişim araçlarının teknik manada ne kadar geliştiğini biliyoruz. Ne kadar yaygınlaştığını da  hepimiz,  günlük hayatımızda kullandığımız cep telefonu, Internet gibi vasıtalardan yaşayarak görüyoruz. Dünya; küçük bir köye dönüştü sözü bu manada olsa gerek.


İletişim konusunda  (son  yıllarda)  Internetin farklı bir yeri olduğu da herkesin yine teslim ettiği bir başka gerçektir.


Buraya kadar her şey çok güzel görünüyor. İnsanların bilgiye çabuk ulaşması, dünyada olup bitenlerden anında haberdar olması doğrudur. İnsanların, dünyanın bir başka ucunda yaşayan insanlarla Internet ortamında görüşebiliyor olması da doğru ve elbette çok güzel.


Ancak, meselenin bir başka yönü var.


Birinci iddia;  iletişim arttı, dünya küçüldü, insanlar dünyada herkesle iletişim kurabiliyorlar ama,  bütün bunlar sanal ortamda olabilmektedir. Halbuki, insanlar arasındaki gerekli ve faydalı iletişim, yüz yüze olan değil midir? Gözlerin karşılıklı bakıştığı,  ruhların tanışma imkanı bulduğu ortamlar değil mi? Sosyal manada ve birlikte yaşayan insanlar arası olması gereken iletişim veya diyalog bu olmalı.


Sanal ortamdaki iletişim, doğruluk, samimiyet üzerine kurulu değildir. Uydurma isimler, nickler, rumuzlar ve yalan yanlış bilgiler  samimi bir iletişim sağlayabilir mi? Bu nasıl bir iletişim ki; insanlar birbirlerini gerçekten tanıyamıyor ya da bilhassa tanıtmıyor. Hatta, birbirlerini kandırıyor veya alaya alıyor. Olumsuz yazı ve hitapları zaten yazmayacağız.


Sanal ortamlardaki iletişim, kendi gibi sanal ve ruhsuz değil mi?


Ya televizyonlara ne demeli? Televizyonun bulunduğu ortamda insanların sohbet etme imkanı bulamadıklarını hepimiz yaşayarak biliyoruz.


Televizyonu  kapatırız olur biter demeyin. Çünkü, bu o kadar kolay değil.


Siz de biliyorsunuz.


Aslında, karşılıklı çay içerek sohbet eden iki arkadaşı dikkatlice  izleyin ve de kulak misafiri olun; derdimi daha iyi anlayacaksınız.


Lütfen bunu yapın, emi…


E-mail: izzettinicin@hotmail.com


 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.