İnsanlar neleriyle konuşulmalıdır?

PAYLAŞ

Kendimize özellikle şu soruları sormalıyız.
Ne oldum?
Ne olacağım?
Özellikle ne oldumun büyüsüne akıllı insanlar kapılmazlar. Hakkaniyetli olanlar, asla bilerek yanlışa tevessül etmezler.
Dünyada olmak anlık, kaybolmak ondan daha kolaydır. Bu gün vardık, yarın bakmışsınız selamız okunuyor. Hesabımızı, yaşantımızı bu minval üzere düzenlemeliyiz.
Meslek hayatınızı hatırlayın, ilk başladığınız günü. Sonra geriye doğru askerliğinize gidin, öncesinde okul hayatınıza seyahat edin. Buralardaki kademelerde olgunluk mu var? Kendi adımıza yoksa…
 Yoksa hala hamlık mı?
Umarım olgunluk vardır.
Geçmişinde insan faydalı, dişe dokunur işler yaptıysa mutluluk duyar. Geçmişimizi hesaba çekerek, hayatımızı yeniden oluşturursak, birçok hatadan arınırız…
Kendi hayatımızda ne gibi olumlu veya olumsuzluklar yaşamışsızın hesabını iyi tutmalıyız. Yüzleşmekten korkmamalıyız. Yanlış uygulamamız varsa, hemen ısrar etmeden dönmeliyiz.
Elbette insanın kendinin iyi yönlerinin olup, olmadığını kendisi bilir ve kendisi karar verir. Nihayetinde akıl sahibiyiz.
Kişiliklerimizin günlük yaşantılardan ibret alarak gelişenler olduğu gibi,  maalesef daha iyiye gitmesini beklediğiniz arkadaşlarınızın,  yanlış tutum ve davranışlarından mütevellit hataları olabiliyor.
Bu yanlışlar bizlere de yansır. Sirayet eder. Sirayet ettiği içinde ister istemez insanların meleki duygularına ket vurulmasına sebep olur.
İnsanlar bulundukları yaş, çevre ve iş hayatında kendisinden beklenen tavrı göstermesi cemiyet adına katkıdır.
Bizim yaşımız ilerledikçe,  hoşgörülü, ağırbaşlı ve yönetim pozisyonumuz varsa, o zaman daha dikkatli adımlar atmamamız gerekir.
Yaşımızla beraber, davranışlarımızın hayatımızda çevremizdeki insanlara katkısı olursa faydalı insan oluruz.
İnsan liseden veya herhangi bir öğretim kurumundan mezun olduğu bilgilerle konuşursa, gelişme, ilerleme yolunda sıkıntılarımız olacaktır. Bilgi olmadan,  ilerlemek mümkün değil.
Özellikle muhasebe etmek dedik kendimizi, kendi kendimizi çok ciddi sorgulamak gerekiyor. 
İnsanlar hakkında ki,  ifadelerimizde hakkaniyetten ayrılmadan, bilgimiz olmadığı konular da söz söyleme hakkım yok diyebilirsek.
İnsanlarımızın gözündeki bizle, davranışlarımızda ki biz,  mutabık olmalıdır.
Muhasebe ederken, davranışlarımızı, sözlerimizi süzgeçten geçirmeliyiz.
İnsanlara karşı hatamız ve kusurumuz olmuş olabilirleri, hesap etmemiz gerekiyor.
Düzenin ve kuralların olduğu yerden insanlar firar etmezler. O topluluktan kolayca ayrılmazlar. Çevremizde huzur var, mutluluk var, böyle bir çevreyi terk eden kişi olursa, o kişide sıkıntı var demektir.
İletişim konusunda güven var ise,  oradaki insanlar arasında samimiyet var demektir. Samimiyette insanları tutan en sağlam bağdır.
Günümüzün gereken tüm imkânlarından faydalanma adına olumlu ve etkili yaptıklarımız varsa mutlu olabiliriz.
Gönlümüzün rahatlığıyla,  insanların gözlerine bakarak konuşma cesaretimiz varsa, iyi insanızdır. Kendi adımıza sıkıntı duymamalıyız.
Sizin, elinizi tutan insana karşı sevgi ve saygıda kusur etmiyorsanız, siz insan olarak vicdanen rahat olunuz.
Günlük hayatta da, haklının yanında olduğunuzu tespit etmişseniz muhasebeniz sonucunda. Ne ala.
İnsanlar sadece eserleriyle konuşulur.

CEVAP VER