İnternet medyasının kralları!

kendilerini  kral gibi gördüklerini, gelen yazıların çoğunu işlerine gelmediği için çöpe attıkları yakınmasında bulunduktan sonra, Yazısını yayınlayan siteye de, “iyi ki varsın……. sitesi.” Diye övgüler düzüyor…


Yazar, yazılarının yayınlanması için site yöneticisine yağ mı çekiyor, yoksa yakınmasında haklılık yönleri var mı? Bizce var. Ancak, site yöneticisinin,  gönlünü hoş etmek çabasında olduğu da, geçersiz bir sav değil. Anlaşılan o ki,  yazarın, yazılarının yayınlatabileceği tek site kalmış…  O da övgüler düzdüğü site… İster istemez de o siteyi övmek durumunda kalıyor…


Kısa süre önce ki kimi yazılarımız da, internet medyasının; gazetelerde burnundan kıl aldırmayan anlı şanlı kimi gazeteci ve köşe yazarlarına, zaman içerisinde kök söktüreceği, ipliklerini pazara çıkaracağı iddiasında bulunarak, internet medyasını sanki sütten çıkmış ak kaşık şeklinde göstermiş olsak da; her meslekte olduğu üzere, internet medyasında da, defolu ve sepette çürük meyveler durumunda olanların varlığını, gelişmeleri görüp yaşadıkça,  kabul etmek zorunda kalmış olmamız da bir gerçek,  


Site sahip ve yöneticilerinin, meslekte ne ölçüde kariyer sahibi olduklarını, Meslekteki formasyonlarını ya da insani özelliklerini tabi ki bilebilmek olanağı yok.


Ancak,  zaman zaman ortaya çıkan yakınmalar, gerekse kişisel gözlemlerimiz, internet medyasında da yanlışlar içerisinde olan patron ve yöneticilerin varlığını ortaya koyuyor.


Küçük çocukların aralarındaki maç ve oyunlarında, topun sahibi küçüğün, istediği çocuğu oyunda oynatıp oynatmama şeklinde ki kaprisini çocuk olduğu için hoşgörüyle karşılamak mümkündür.


Fakat, “büyümüş çocuklardan(!) kimi site sahip ya da yöneticilerinin”, “Site benimdir” krallığına soyunarak, “burada benim sözüm geçer, benim istediklerim olur” tarzında ki tutumlarının normal karşılanması düşünülemez.


Her gönderilen yazının sayfaya konulması zorunluluğu olduğu iddiasında değiliz tabi… Site sahibinin ya da editörün seçici davranması normaldir. Üzerinde durduğumuz konu, kimi kapris ve ön hesaplarla gönderilen yazıların yayın dışı bırakılmasıdır.


Belki denecek ki, gazetelere gönderilen her yazı yayınlanıyor mu? Gazetelerle internet medyasının farklı konum ve formatlarda yayın yaptığı bir gerçek. O nedenle,  gazete ve interneti aynı potada düşünmemek gerekir. Konunun çeşitli boyutları var, ileride tartışırız…


İnternet Türkiye’de henüz bebek durumunda…  Bebeğin özenli ve dikkatli yetiştirilmesi gerekir. Yürüme aşamasında ki bebek koşmaya başlamadan savsaklama ve bakımsızlık yüzünden kaza geçirip topal bırakılırsa yazık olur.


Henüz yeni yeni internete alışmakta olan ülkemiz okur kitlesine, ekranda “sevimli yüz” göstermek gerekir. “Sevimli yüz”ü yaratacak olanların da, kulvarın bugünün koşucusu durumunda ki, site sahip ve yöneticileri olduğunun önemle altını çizmek gerekir.


İnternet medyasını salt haber boyutu ile değerlendirmek ve önem atfetmek yanlıştır. Ayni haberi onlarca sitede gören okurun, bir sitede okuduğu haberi öbürlerinde de okuması söz konusu olamaz.  O nedenle, sitelerde farklılıklar daha doğrusu üstünlükler arar. Sitelerde ki farklılık ve üstünlüğü yaratanlar da yayınlanan yorumlar yani makalelerdir.


O nedenle, haber kadar, site yazarları da okur için önemlidir. Hatta bizce haberden de önemlidir. Bugün Hürriyet Gazetesi’ni alanların pek çoğu, Emin Çölaşan’ın yazılarını okumak için almaktadır. Ertuğrul Özkök dezavantajına karşın, Çölaşan’ın güveninirliği,  Gazetenin yüksek trajlarda satılmasını sağlamaktadır.


Yazarların nerede yazarsa yazsın; bilgili, birikimli, halkın nabzını tutabilen, gerçekçi, vatansever, güven veren kalemler olması, okurun aradığı ve üzerinde özenle durmuş olduğu bir husustur.


İnternet medyasında, gazetelere göre günümüzde daha özgürce yazabilme şansına sahip yazarların varlığı ve güçlü kalemlerinden çıkacak birikimli yazıların, okurlarca ilgi ve keyifle okunacak olması, bugün için internet medyası adına şanstır.


Şansın,  site sahip ve yöneticilerince iyi değerlendirmesi gerekir. Zira böyle bir şansı, akılcı kullanmaları,  kendileri adına da, kulvarda var ve devamlı olmaları için kaçırılmaz bir fırsattır.


Sonuç olarak;


Yazar ve okur konumuyla yaptığımız yukarıda ki değerlendirmelerimiz;


İyi niyetli çabalar ortaya koyan, “site benim istediğimi yaparım” egosundan kendini soyutlamış, gerçeği ve doğruyu arayan, meslek onuruna uygun olarak işini yapmak çabasında ki, duyarlı site sahip ve yöneticilerinedir.


“Ben kralım…” tarzı ego tatminleriyle yola çıkmış olanlarla, sitesini kimi yazılı basında olduğu gibi, tümüyle çıkar, tehdit, şantaj amaçlı olarak kullanmaya kararlı olanlar için; okurlar ve düzeyli yazarlar adına, çekilin yolumuzdan “gölge etmeyin yeter” demekten başka hiçbir sözümüz olamaz.


burhanaozbey@yahoo.com

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.